Tekil Mesaj gösterimi
  #8
Alt 16.02.2007, 13:37
serhendi

 
Üyelik tarihi: 13.02.2007
Mesajlar: 174
Teşekkür etti: 0
3 Teşekkür 2 Mesaja aldı
İma, baş ile, vücut ile olur. Peygamber efendimiz, bir hastanın yastık üzerine secde ettiğini görünce, yastığı alıp, (Yere eğilemezsen, yüzüne birşey kaldırıp, bunun üzerine secde etme! İma ederek kıl ve secdede, rükûdan daha çok eğil) buyurdu. Oturduğu hâlde yere secde edemiyen hasta, ima ile kılar. (Halebî)

Uygun oturamayan hasta, istediği gibi oturur. Sandalyeye oturup ima ile kılması caiz değildir. Sandalyede oturabilen, yerde de oturabilir. Namazdan sonra, yerden ayağa kalkamıyan, sandalyeden kolay kalkan hastayı, yerden bir kimse kaldırır. Yahut, kıbleye karşı uzatılmış sedir üzerinde, ayaklarını sarkıtmadan oturarak kılar. Namazdan sonra, ayaklarını sedirin bir yanına sarkıtıp, sandalyeden kalkar gibi kalkar. Bir şeye dayanarak veya bir kimsenin tutması ile de, yerde oturamıyan hasta, sırt üstü yatarak kılar. Başı altına yastık koyar. Yüzü kıbleye karşı olur. Veya kıbleye karşı sağ veya sol yanı üzerine yatar. Rükû ve secdeleri, başı ile ima eder.

Ayakta hiç duramıyan hasta, oturarak namazlarını kılar. Rükû için eğilir, secde için başını yere koyar. Duvara, direğe, insana veya herhangi bir şeye dayanarak biraz ayakta durabilenin, ayakta tekbir alması ve o kadarcık ayakta okuması farzdır.

Alnı ile burnunda yara olan veya başka bir hastalık sebebiyle başını yere koyamıyan da, oturup ima ile namazını kılar. Rükû için biraz eğilir, secde için, rükûda eğildiğinden daha çok eğilir. Oturarak da kılamıyan hasta, sırt üstü yatıp başı ile ima ederek kılar. Baş ile de ima edemiyen hasta, namazını kazaya bırakır. (Hindiyye)
serhendi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla