(Nur Suresi 55)
Tercemesi:
"Zira amelin makbul ve muteber olabilmesi için iki sart vardir: Bunlardan biri o amel ve o
ibadet halis olmalidir. Yalniz
Allah için,
Allah rizasi için yapilmis olmali. (Riyasiz
olmali, dünya menfaati isin içine girmemelidir.) Ikincisi ise seriat’a uygun olmalidir.
Seriat’a muvafik olmadigi taktirde kabul görmez!" (Ibn-i Kesir, Mütavvel)
Efendimiz söyle buyurur: "Bir kimsenin amel ve ibadeti bizim emrimizin disinda olursa
(yani biz öyle bir sey emretmemis isek) o amel ve o ibadet merduttur (yani reddedilir, kabul
görmez)!" (Bu hadis-i serif’i Müslim rivayet etmistir)
Nur Suesi 55. ayetin sonunda sadece bana ibadet etsinler hiç bir şeyi bana ortak koşmasınlar her kim bundan sonra inkar ederse işte onlar fasıklardır diyor.
56. ayette ise halifelik için savaşın devlet için savaşın demediği gibi bak ne diyor NUR56:(Namazı dosdoğru kılın zekatı verin Peygambere itaat edin ki rahmete erdirilesiniz.
Nur 57 de ise "Sakın o kafirlerin yeryüzünde sizi aciz bırakacaklarını sanmaONLARIN VARACAKLARI YER ATEŞTİR.kUşkusuz o pek kötü gidiştir."
Bu ayetler de ne diyor anlamı şudur siz namazınızı kılın zekatınızı verin Peygambere itaat edin Kafirler size galebe çalabilirler ama Allaha galebe çalamazlar.
Siz böyle davrandığınız sürece yeryüzünün halifesi olacağınızı da
Allah garanti eder diyor.
Eğer burada devlet kurmak için mücadele etmekten bahsetseydi 56 ve 57 de ondan bahsederdi.Kaldı ki namazdan zekatten ve Peygambere itaatten bahsediyor.
Yine bizim söylediğimiz hadisle aynı anlamı söylüyor.“Ben Allah’ım. Benden başka ilâh yoktur. Sizi idare edenlerin sahibi ve Meliklerin meliki’yim. Onların kalpleri benim kudret elimdedir.
Eğer kullar bana itaat ederlerse, ben onları onlara rahmet kılarım, merhamet ve şefkatle muamele ederler.
Yok eğer kullar bana isyan ederlerse; ben de onları onlara belâ ederim, kalplerini kin ve gazapla onlara çeviririm. En kötü azap ile azap ederler.
Binaenaleyh sizi idare edenlere karşı sövmekle bedduâ etmekle meşgul olmayınız, fakat nefislerinizi beni zikretmekle, bana duâ ve tazarru ile meşgul ediniz. Böylece ben de onların hakkından gelirim, sizi onların şerrinden korurum.” (Mişkât’ü-l mesâbih: 3721)