Bismillah...
Osmanlının son dönemini analiz edelim...Teknoloji,bilim,fen hızlı bir şekilde ilerlemiş...insanlar akıllarının meftunu olmuş...ve dini emirleri akılları ile sorgulamaya başlamış...medrese hocalarına gidip "Allah vermıdır...Herseyi Allahmı yarattır" gibi sualler yöneltmiş ve cevab istemiştir...Medrese hocaları ise fen ilimleri okumadıklarından zaten inanmayan bu insanlara nakil yoluyla meseleleri izah etmeye çalışıp....bir acziyet içerisine düşmüşler....işte akılları tatmin edilmemesi sebebiyle dindar olan nice Nazım Hikmetler,Tevfik Fikretler dinsiz olup çıkmışlardır....
Fenni,bilimi,aklı islami ilimlerden ayırırsanız Osmanlının son döneminde acziyet içerisinde kalan medrese hocalarına dönersiniz....yok islamı, fenni ilimlerden ayırırsanız Nazım Hikmetlere dönersiniz...İmam Ebu Yusufun ifadesi ile "Dinsiz ilim kör, ilimsiz din topaldır"....Bunları birbirinden ayıramazsınız...veya önce biri olmalı sonra diğeri diyemezsimniz....akıl ve kalp eşzamanlı yol almak zorundadır....saydıklarınıza gelince:
hiçkimse dünyada iken ahiretini garanti altına alamaz...dolaysı ile ilk cümleniz hatadır...bunu yapmak imkansızdır...hangi amelimizin bizi cennete götüreceğini hangi amelimizin cehenneme götüreceğini bilemeyiz...Hadisi kutside ifade edildiği gibi "Afişe bir kadın bir köpeğe su verdi diye cennete...ömrünü ibadette geçiren birisi kedisini açlıktan öldürdü diye cehenneme" gidebiliyor....dolaysı ile ilk söylediğiniz düşünce müslümanca bir düşünce değildir.....
"kendisini ve çevresini" kurtarması....işte bütün hizmetlerin tek özeti kullandıgınız bu cümledir.....
devlet meselesine gelince....Kur'an dört ana konu altında incelenir....TEVHİD,NÜBÜVVET,HAŞR,İBADET....ahkam-ı şeriyyenin yüzde 98i ibadete aittir...kalan yüzde 2si belki devlete aittir....müslümanın devlet kurma gibi bir vazifesi yoktur...devlet toplumdan oluşur....hilafetten kastınız islami bir devlet ise bu ancak o devleti oluşturan toplumun islamı yaşaması ile mümkündür.....hiçbir şahıs
Allah rızası için devlet kuracam düşüncesinde olamaz...Allah rızası için islam yaşanır...ne kadar yaşanıyorsa o nisbette islami bir devlet lütfedilir....
Gaflet,aklı ve kalbi birbirinden koparmaktır.....Allaha karşı vazifemiz fenni ilimleri öğrenmek ve bunları O nu anlatmada kullanmak ve insanların imanına vesile olmaktır....eğer bu yapılıyorsa yani insanların imanına vesile olunuyorsa -ki bu apaçık bir hakikattır- o zaman her okul her müessese gayesini yerine getirmiş oluyor ve o müessesedeki insanlar Allaha karşı vazifelerini yerine getirmiş oluyor....amma ve lakin bitmiyor..zira hizmet ancak son nefes verildikten sonra biter....vazifeden terhis ancak o zamandır...
vesselam