Tekil Mesaj gösterimi
  #7
Alt 10.03.2007, 10:20
Alp

 
Alp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.380
Teşekkür etti: 0
8 Teşekkür 7 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız oguz95
Mesajı göster
Aklıma şu geliyor:

Bir insan bir gün beş vakit namazını eda etse ve bunu video ile kayıt etse, daha sonra hayat boyu bir daha namaz kılmayıp, sadece her namaz vakti girince o ilk gün o vakitte kıldığı namazı videoda seyretse, namaz vazifesini yapmış olur mu? Elbette olmaz.

Kur'an veya ezanı okurken kayıt edip, daha sonra teyp vs. ile dinletmek, kıraat ve ezan yerine geçmez. Şuurlu bir insanın bizzat okuması lazım.

Başka bir misal:

Diyanet imam ve müezzin masraflarını şöyle azaltabilir: Ezanı kaydeder. İmamın da beş vakit namaz için hem görüntüsünü hem sesini kaydeder. Her camiye bir seferlik biraz masraf yapıp, ilgili elektronik teçhizatı yerleştirir. Her namaz vakti, ezan sesi kayıtlı bant çalınır, sonra imamın sesli görüntüsü mihraba konacak bir perdede gösterilir. Bütün bunlar basit bir bilgisayar programı ile otomatik yapılabilir. Cemaat da imamın görüntüsüne ve sesine uyar.

Tabii namazlar sahih olmaz, ama Bektaşi ne demiş: "Ben yaptım oldu!"
Namaz kılarken görüntüsü videoya alınmış imama uymak caiz olmadığı gibi, TV’nin naklen yayınında, imamı da görsek, böyle bir imama da uymak caiz olmaz. Yahut hoparlör veya radyo vasıtasıyla gelen ses de imamın sesi olmadığı için, bu ses ile hareket ederek ibadet etmek de caiz olmaz.

Elmalılı Hamdi Yazır, Araf suresinin 204. âyetinin tefsirinde diyor ki:
Kıraet (okumak) ise bir ihtiyari iştir ki, akıllı ve konuşan bir insanın ağzından çıkanı anlamaya ve anlatmaya yönelik bir maksat taşıyan sesli olarak okumak demektir. Nitekim vahiy meleği olan Hz.Cebrailin işi bile aslında bir kıraet (Kur'an okuma) değil, bir ikra, yani okutmaktır. Allah’ın yaptığı iş ise vahyi indirmek ve kıraeti yaratmaktır. Cansız varlıklardan çıkan seslere kıraet denilemeyeceği gibi, aks-i sadadan, yani sesin yankılanmasından meydana gelen işe de kıraet denilemez. Bunun içindir ki, fakihler bir kıraetin yankılanmasından hasıl olan yankıya kıraet ve tilavet hükmü terettüp etmeyeceğini ve mesela tilavet secdesi gerekmeyeceğini beyan etmişlerdir. Bir kitabı sessiz olarak okumaya kıraet denilemeyeceği gibi, çalan veya çınlayan, yankı yapan bir sesi dinlemek de kıraet dinlemek demek değildir, bir çınlamayı dinlemektir. Şu halde Kur'an okuyan bir okuyucunun sesini aksettiren gramofon veya radyodan gelen sese de kıraet denilemez. Bu gibi sesler bir kıraet değil, bir kıraetin yankısı ve yansımasıdır, bunlara dinleme ve susma emrinin hükmü terettüp etmez. (s. 2361)
Alp isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla