Üyelik tarihi: 14.09.2005 Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 2 Mesaja aldı
| TÜP BEBEK Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’sinde buyurur ki: “Allah her dişinin rahminde taşıdığı, rahimlerin neyi eksik neyi ziyade edeceğini bilir. O’nun katında her şey ölçü iledir.” (Ra’d: 8) Allah-u Teâlâ’nın kelâmına iman eden böyle işlerle uğraşmaz. İman etmeyenin ise İslâm’la ilgisi kalmaz. Bunlar şeytanın askerleridir. Çünkü Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’de şeytanın: “Allah’ın yarattığını değiştirmelerini onlara emredeceğim.” dediğini haber veriyor. (Nisâ: 119) İşte Âyet-i kerime, işte yaptıkları işler. Rahim bir kabre benzer Dıştan iç âlemi bilinmez Allah-u Teâlâ onu dayadı döşedi Çocuk için müdahale edilmez. Bu doğrudan doğruya bir hayâsızlıktır ve aynı zamanda zinâdır. Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hadis-i şerif’lerinde buyururlar ki: “Hayânın azlığı küfür alâmetidir.” (Münâvî) “Hayâ ile iman daima bir arada bulunur, birbirinden ayrılmazlar. (Yani biri gidince öteki de kalmaz.)” (Câmiüssağîr) Bir çocuk dünyaya gelinceye kadar nice merhalelerden geçiyor. Allah-u Teâlâ onu önce topraktan yaratıyor, sonra onu nutfe hâline getiriyor. Bir süreye kadar “Sağlam bir karargâh” adını verdiği rahime yerleştiriyor. Sonra o nutfeyi kan pıhtısına, sonra bir çiğnemlik ete çeviriyor, o etten kemikler yapıp, o kemiklere et giydiriyor, ruhundan ruh üfürüyor ve nihayet fevkalâde bir bebek olarak dünyâya geliyor. Âyet-i kerime’de: “Şekil verenlerin en güzeli olan Allah’ın şânı ne yücedir.” buyuruluyor. (Müminun: 14) Bunu yapan Hazret-i Allah mıdır siz misiniz? Bu ilâhî hükümdür. Doğru sözlü iseler Allah-u Teâlâ’nın bu işlerini onlar yapsınlar ve bu sureti onlar versinler! Ceninin teşekkül ettiği yeri o kadar nizamlı ve intizamlı düzenlemiş ki, cenini dıştan gelecek tesirlere karşı koruması için; gözle görülmeyen, ışık, ısı ve su geçirmeyen üç katlı bir zarla sarmıştır. Âyet-i kerime’sinde: “Sizi analarınızın karnında üç ayrı karanlık içinde yaratılıştan yaratılışa geçirerek yaratır.” buyuruyor. (Zümer: 6) İnsanın topraktan başlayarak insan suretine dönüşmesine kadar, yaratılışının her safhasında Hazret-i Allah’ın kudretine delâlet eden ibret verici incelikler vardır. Hazret-i Allah’ı inkâr ettirmek için, bu işlerde ise vesileler var, güya bu işleri biz yapıyoruz gibi. Bu bir nevi şirktir. Bu işe cevaz verenler şâyet doğru sözlü iseler ancak Âyet-i kerime ve Hadis-i şerif’e göre fetvâ versinler! Aksi halde yalancı olduklarını bilsinler. Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hadis-i şerif’lerinde buyururlar ki: “Cenâb-ı Hakk’ın verdiği rızka kanaat eden mümin cennete girer.” (Münâvî) “Cenab-ı Hakk’ın takdirine râzı olan kimse gönül zenginliğine sahip olur.” (Münâvî) Ne ilâhî takdire boyun büküyorlar, Ne de taksimât-ı ilâhî’ye rızâ gösteriyorlar. En büyük dalâlette olduklarında bu işlerde alâmetler var, Bu azgınlığın karşısında ancak cehennem var! Resul-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz bir diğer Hadis-i şerif’lerinde ise şöyle buyuruyorlar: “Cennete baktım, ehl-i cennetin çoğunun fakirler olduğunu gördüm. Cehenneme de baktım, oradakilerin çoğunun kadınlar olduğunu gördüm.” (Buhâri. Tecrid-i sarih: 1340)
İslam İlmihali/ Ömer Öngüt |
| |