Tekil Mesaj gösterimi
  #4
Alt 31.03.2007, 10:27
Alp

 
Alp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.380
Teşekkür etti: 0
23 Teşekkür 20 Mesaja aldı
Abdullah-ı Dehlevi hazretleri buyuruyor ki:
“İnsan daima Allahü teâlâya yönelmelidir. Her an ve zamanda, her ibadet ve işte kendisine gelen feyz ve nurları düşünmeli, nasıl bir berekete kavuştuğunu anlamalıdır. Mesela; namaza durduğunda gelen nurlar ve bereketlerin nasıl olduğunu, kıraat ile beraber bu feyz ve bereketlerin ne hâle döndüğünü, Allahü teâlâya hamdü senadaki feyzi, dil ve Kelime-i tevhid söylemekteki bereketi, hadis-i şerifleri okurken ihsan buyurulan sırları incelemeli ve bu suretle günahlardan hasıl olan manevi zararları gözleyip, anlamalıdır. Mesela; haram ve şüpheli lokmadan kalbe nasıl bir zulmet geliyor ve gıybet etmek insanın bâtınına nasıl zarar veriyor, yalan söylemek kalbde nasıl bir leke bırakıyor anlaşılır. Böylece, bütün haram, mekruh ve günahların zehir, zarar ve ziyan olduğu vicdanen bizzat fark edilir. Yani her halinde, her iş ve sözünü inceleyip, İslamiyet’e uygun olup olmadığını dikkat ile takip etmelidir. Eğer işi ve sözü İslamiyet’e uygun ise, bunun şükrünü yerine getirmelidir. Şayet, Allahü teâlâ muhafaza buyursun, Ona aykırı ve uymuyor ise, hemen tevbe etmeli, istigfarda bulunmalıdır. Açıkça işlenen günahın tevbesi, aşikâre yapılmalı, gizli günahınki de gizli yapılmalıdır. Tevbeyi geciktirmemelidir. Çünkü Kiramen katibin melekleri, işlenen günahı hemen yazmazlar, müminin tevbe etmesini beklerler. Tevbe edince bu günahı hiç yazmazlar.”
Alp isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla