Üyelik tarihi: 06.03.2007 Teşekkür etti: 1
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
| | Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız alpakino | | | | | | Birgün İmâm-ı a'zam hazretleri, taleblerine helâ âdâbını öğretiyordu. O sırada atının üzerinde avdan dönen bir şehzâde bunları gördü. Yanındakilere sordu:
- Bunlar kim ? Niçin toplanmışlar ? Cevabında ;
- Büyük âlim imâm-ı a'zam Ebû Hanife'dir dediler.
Şehzâde hemen gelip sohbeti dinlemeye başladı. Biraz sonra , kendi kendine "Bu kadar öğretilecek şey varken, helâya oturma âdabını öğretmesi garib!" dedi ve kalkıp gitti. Yolda abdest bozması icâb etmişti, îmâm-ı âzam hazretlerinden Öğrendiğim gibi yapayım dedi ve sağ yanağını sağ avcuna alıp sol tarafa meylederek oturdu.
Şehzade olduğundan düşmanları onu takip ediyorlardı. Tam bu esnada, uzaktan kemend attılar. Eli çenesinde olduğu için, kemend boynuna geçmeyip kurtulmuştu. Kendi kendine ;
"Büyük imâmın bir sözüne uydum, hayatımı kurtardım. Her sözüne uysam, kim bilir daha ne zararlardan kurtulur ve seâdete kavuşurum" dedi.
Evine döndükten sonra meclisine gidip talebesi olmaya karar verdi. Yıllarca ondan ilim öğrendi. Hocasının gözde talebesi oldu.
Bu zât, " Muhammed Şeybânî rahmetullahi aleyh " idi. | | | | | Allah razı olsun  |
| |