|
İnsanların haklarını gözetmek, nafile ibadetlerden, zikretmekten önce gelir. Mesela, bir kimse, Allahü teâlânın ismini söylerken, zikrederken bir görme özürlü kimse oradan geçse ve o a’manın önünde bir çukur bulunsa, bir adım atınca çukura düşecek olsa, bu kimsenin zikre devam etmesi mi, yoksa zikretmeyi bırakıp, o a’mayı çukura düşmekten kurtarması mı daha efdaldir? Şüphesiz önündeki çukura düşecek olan a’mayı kurtarması, zikr-i ilahiden daha iyidir. Çünkü Allahü teâlânın, ona ve onun zikrine ihtiyacı yoktur. Görme özürlü kimse ise, muhtaç bir kuldur. Bunu zarardan kurtarmak daha efdaldir. Hele, o a’mayı kurtarmayı dinimiz de emrettiği için, onu kurtarmak, zikirden daha mühimdir. Böylece dinin emrine de uyulmuş olur. Zikretmekte, yalnız Cenab-ı Hakkın hakkı vardır. Onun emri ile bir a’mayı önündeki çukura düşmekten kurtarmakta ise, iki hak birden yerine getirilmiş olmaktadır. Bu haklardan biri kul hakkı diğeri ise, Yaratanın yani cenab-ı Hakkın hakkıdır.
|