Üyelik tarihi: 03.04.2007 Teşekkür etti: 0
5 Teşekkür 5 Mesaja aldı
| | Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız elmnightmare | | | | | | Fatih Şengül
iddialarını bana değil Ebubekir Sifil e anlat.
Köprü dergisinde de ona bir reddiye yazılmıştır.
Ali Eren de ona bir reddiye yazmıştır.
Şimdi biz söylediğimiz zaman suçlu oluyoruz. | | | | | selam hidayete tabi olanların üzerine olsun. saygıdeğer kardeşim; zaten daha önceki yazını okurken ebubekir sifil den faydalandığını tahmin etmiştim. ebubekir in sifil in dizi yazılarını yayınlandığı dönemde okumuştum. faydalı ve eleştiri uslubu çerçevesinde güzel yazılardı. dile getirdiği 15 noktanın diyelim ki 5-6 sında haklılık payı yüksekti. ama işte benim de size söylemek istediğim tam da bu! ebubekir sifil i birçok noktada takdir eder, takip eder ve önemserim. doğru eleştirileri vardır. isabet etmediğini düşündüğüm yanları vardır. aynı durum mustafa hoca için de geçerlidir. farklı düşünüyor olmaları birisinin yanlış kanaatte olmasını sonuçlayabilir ve fakat birisinin kafir yahut münafık olmasını sonuçlamaz. zaten adabını bilen konuyu değerlendirince tadında kalıyor. adabını bilmeyen işe el atınca ortada kafir olmayan kalmıyor. ebubekir sifil in yazısında senin ithamının ana fikrini oluşturan cümlelere rastlamamıştım. tekrar okudum yine rastlamadım. imani noktada yaftalama etiketleme yok. işte tam da bu yüzden o ebubekir sifil olarak sözüne kulak verilen bir kişi oluyor. kolaycılığa kaçarak etiket yapıştırmaya kalkanlar ise "laf taşıyıcı, dediklerinin değeri olmayan, suizancı" oluyorlar. sen ebubekir sifil in söylediğini dile getirdiğin için değil; onun söylememiş olduklarını da ekleyerek mustafa islamoğlunu küfür veya münafıklıkla itham ettiğin için suçlu yahut en azından sorumlu oluyorsun. ne mustafa islamoğlu nun yanlış tercümesi onu münafık yahut kafir yapar, ne de ebubekir sifil in mustafa islamoğlu nun doğru çevirdiği bir cümleyi yanlış tercüme nitelendirmesi onu (e. sifili) münafık yahut kafir yapar. zaten onlar konuyu ilmi noktada tartışıyorlar. adab bilmeyen avamın ağzına düşünce ortalık vahim hale geliyor. köprü dergisindeki eleştiriyi de okudum. tekrar okudum. sen de tekrar oku eğer kasdettiğin ömer faruk uysal isimli yazarın reddiyesi ise. kayda değer ilmi bir husus görmedim. yazar mustafa islamoğlu nu eleştiriyor belki ama söyledikleri onun tezlerini ısbatlıyor. inşaallah vakit bulursam bu konuda görüşlerimi serdetmeye çalışırım. ali eren in eleştirisinden kasdın "abdestsiz kur'an a el sürme hususu ise" bu mesele çok su götürür. bu bağlamda sadece daha önceki sayfalarda mustafa hocanın ömer nasuhi bilmen in ilmihalini üçüncü sınıf diye nitelendirmesini mustafa hocanın kibrine delil gösteren kardeşlerimin bağlamı yanlış anladığını dile getireyim. oradaki öncelikli kasıt; eseriin ilk dönem kaynaklarından olmamasıdır. bağlamdan bunun kasdedildiği açıktır. değilse tamamen hakir görmek yahut küçümsemek amaçlı değildir. biraz iz'an ile anlaşılacak metinleri dağ gibi suizan ile anlaşılmaz hale getiriyoruz. bir diğer husus mustafa islamoğlunun ali eren in suyuti den naklini kardeşlerim tekrar okursa aslında suyutinin orada gerçekten mustafa islamoğlunun dediği gibi kuran a dokunmayı/yüzünden okumayı kasdettiği açıktır. bakalım metindeki inceliği kim görecek? selam ve dua ile... |
| |