| CHP Genel Sekreteri Önder Sav, Cumhurbaşkanlığı seçiminin birinci tur oylamasıyla ilgili başvuruyu 134 milletvekilinin imzasıyla Anayasa Mahkemesi'ne ilettiklerini bildirdi.
CHP Grup Başkanvekilleri Haluk Koç, Ali Topuz, Kemal Anadol ile Sav, Anayasa Mahkemesine dilekçeyi verdikten sonra yüksek mahkemeden ayrıldı.
Sav, çıkışta gazetecilere yaptığı açıklamada, TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın bugünkü oylamadaki uygulamasının Meclis İçtüzüğü'nü "eylemli olarak" değiştirmek olduğunu savundu.
Meclis Başkanı'nın oylamadaki tutumunun sürpriz olmadığını söyleyen Sav, TBMM Başkanı Arınç'ın içtüzüğü ihlal ettiğini, Meclis'te "anayasaya aykırı bir karar alındığını" ileri sürdü.
Sav, 134 milletvekilinin imzasıyla söz konusu başvurularını Anayasa Mahkemesi'ne sunduklarını ifade ederek, bugünkü oylamanın "Meclis İçtüzüğü'ne, anayasaya ve hukuka aykırı olduğu" yönünde talepleri bulunduğunu bildirdi.
"Anayasanın 102. maddesi tam okunup yorumlandığı takdirde, aranması gereken 367 çoğunluğun, bugünkü oylamada meclis salonunda bulunmadığını" belirten Sav, TBMM Başkanı Arınç'ın "bu sakat işlemi", meclise de onaylatarak başka bir hukuk ihlali yaptığını öne sürdü. Sav, "Biz 2 Mayıs 2007'de yapılması söz konusu 2. oylamaya kadar 1. oylamanın hukuken yok sayılması gerektiğini, Meclis İçtüzüğü'nün ihlali nedeniyle de uygulamanın esasa ilişkin karar verilene kadar yürürlüğünün durdurulması talebimizi Anayasa Mahkemesi'ne ilettik" diye konuştu.
Konunun ivedi olduğunu belirten Sav, "Anayasa Mahkememizin, çalışma şekline karışmak istemeyiz. Ama sanıyorum böyle önemli bir gün, Cumhurbaşkanlığı seçiminin sakatlandığı iddiasıyla yapılan bir başvuruyu makul ve fazla geciktirmeden görüşecektir. Temennimiz böyledir" dedi.
Türkiye Cumhuriyetinde 1982 Anayasasının 102. maddesinin ihlaliyle ilgili ilk kez böyle bir başvuru yapıldığını kaydeden Sav, eski cumhurbaşkanları Turgut Özal, Süleyman Demirel ve Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in seçiminde yapılan oylamalarda bu yönde bir başvuru yapılmadığını söyledi.
Sav, "102. madde bundan önce yanlış uygulanmış ve anayasa yargısına taşınmamışsa, bu o zamanki insanların sorunudur. Biz bugünkü yanlış uygulamayı Anayasa Mahkemesine getirdik" diye konuştu.
Önder Sav, "İkinci oylamaya kadar karar çıkmazsa ikinci oylamayı da anayasa mahkemesine taşıyacağız" dedi.
"BİR HUKUK İHLALİNİN DEFALARCA YAPILMIŞ OLMASI SON DEFA DA YAPILDIĞI ZAMAN BU HUKUK İHLALİNE CHP'NİN YOL VERECEĞİ ANLAMINA GELMEZ"
CHP Genel Sekreteri Önder Sav, Anayasa Mahkemesi'nden çıkışta gazetecilere yaptığı açıklamada, bugün Meclis Başkanı'nın çok ilginç bir uygulama yaptığını savunarak, birleşimi açarken, "yeterli çoğunluk vardır" dediğini aktardı.
CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol'un yeterli çoğunluğun olmadığını söylediğini ifade eden Sav, "Zaten Meclis Başkanının düşüncesini öğrenmek için bu oturumu beklemeye gerek yoktu. Arınç, 184'ü görünce, oturumu açacağını söylemişti. Bu görüşü tekrarladı. Bizim için ve Türkiye kamuoyu için sürpriz değildi" diye konuştu.
Meclis Başkanı Arınç'ın bugünkü oylamada "367'yi aramadığı gibi 184'ü de aramadığını" öne süren Sav, Arınç'ın oturumu açtığını, bunun da iç tüzük ihlali olduğunu savundu.
Sav, "Onunla da yetinmedi. Bir başka iç tüzük ihlali daha yaptı. Kendisinin bu görüşünü TBMM'ye oylattı, karara bağladı, böylece Meclis kararı da Anayasa'ya aykırı olarak alınmış oldu" diye konuştu.
Türkiye Cumhuriyeti'nin 11. Cumhurbaşkanı'nın seçiminin yapılacağı böyle bir oylamada çoğunluğun aranması gerektiğini ifade eden Sav, "Meclis Başkanının bunu yapmaması, bırakınız bir ciddi hukukçunun, hukuku okumayan bir kişinin bile bilmesi gereken yoldu" dedi.
Sav, verdikleri dilekçede "1. oylamanın gerçekleşmemiş olduğunu, yok sayılması gerektiğini" ve bu nedenle de meclis içtüzüğü ihlaline yönelik olarak yürürlüğü durdurma kararı verilmesini istediklerini kaydetti.
Önder Sav, "Bir hukuk ihlalinin defalarca yapılmış olması son defa da yapıldığı zaman bu hukuk ihlaline CHP'nin yol vereceği anlamına gelmez" diye konuştu.
SORULAR
TBMM'de "368 oy çoğunluğuna ulaşılıp ulaşmadığı" tartışmalarının sorulması üzerine Sav, "Meclis Başkanı Arınç'ın oturumu kapatırken 361 katılan olduğunu söylediğini" belirtti. Sav, "368 lafının ne Meclis Başkanının ne de başkasının ağzından çıktığını" söyledi.
Sav, şunları kaydetti:
"İçeriye divan katibi arkadaşlarımızla bir iki CHP milletvekili girerek, bir tespit yapmak istediler. Tespit yapmak ihtiyaçları, AK Parti içinde maalesef oy kullanma bakımından sabıkası olan milletvekili arkadaşlarımız var. Cumhurbaşkanlığı seçimi için yaşamsal bir oylamada sahte oy kullanılabileceği varsayımı CHP'nin gündeminde olduğu için, arkadaşlarımız bu sahteciliği engellesinler, gözlem yapsınlar, bize de bilgi versinler diye salona gönderildi. Bunların salonda bulunması veya sonradan gelen birkaç kişinin salonda bulunması o toplantı yeter sayısına katkı yaratmaz. 368 rakamı var diyenlere bir hukukçu olarak çok üzüldüm. Bu, kendi zaaflarının bir işareti." Bu başvurunun, CHP'nin bu konuyla ilgili Anayasa Mahkemesine yaptığı son başvurusu olmasını temenni eden Sav, "Anayasa Mahkemesi, bir yürürlüğü durdurma kararı verir, ona göre ne yapılacağı önümüzdeki günlerde konuşulur. Anayasa Mahkemesi bizim başvurumuzu sonuçlandıramadan yaptıkları takdirde ikinci oylamayı da Anayasa Mahkemesi'nin önüne getireceğiz" diye konuştu.
Kimi basın mensupları ve kimi hukukçuların "kafasının net olmadığını" söyleyen Sav, "367 üyenin toplantı yeter sayısı için salonda bulunması koşulunun, sadece 1. ve 2. oylamalara mahsus olmadığını, 3. ve 4. oylamalarda da geçerli olduğunu" ifade etti.
Sav, "Biz 3. ve 4. turlarda da 367 üyenin, toplantı yeter sayısı bakımından bulunması koşulunu yine tartışmaya getireceğiz" dedi.
Önder Sav, sorular üzerine dilekçeyi mahkemeye vererek kayda geçirdiklerini bundan sonraki işin Anayasa Mahkemesinin çalışma yöntemine göre belirleneceğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı adayı Abdullah Gül'ün, "Cumhurbaşkanı seçilme nitelikleri"ne ilişkin iddiaların bu dilekçenin içinde yer alıp almadığının sorulması üzerine de Sav, bu konuyu, 367 içinde mütalaa etmediklerini, bunun siyasi bir konu olduğunu ifade etti.
Sav, "Sayın Gül'ün Cumhuriyet'in temel nitelikleriyle, demokratik, laik hukuk devletinin işleyişi ile ilgili kimi sözleri elbette bir siyaset adamının tartışılması gereken sözleridir. Cumhurbaşkanlığı makamına oturacak bir kişinin herhangi bir suçlamaya muhatap olmamış olması gerekir. Biliyorsunuz Sayın Gül'ün evrakta sahtekarlık diye nitelendirilen bir fezlekesi, dosyası bulunmaktadır. Daha başka mahkeme kararları da söz konusudur. Bu siyasi bir konudur. Siyasi konuları, hukuki konularla karıştırmıyoruz" diye konuştu.
CHP'liler Anayasa Mahkemesi'nden ayrılırken, burada bekleyen bir grup alkışlarla kendilerine destek verdi. | |