Tekil Mesaj gösterimi
  #3
Alt 29.04.2007, 18:40
Ali

 
Üyelik tarihi: 28.11.2006
Mesajlar: 3.849
Teşekkür etti: 101
182 Teşekkür 112 Mesaja aldı
Abdülkadir Özkan
aozkan@milligazete.com.tr29.04.2007 TBMM'de cuma günü yaşananları ibretle hep birlikte izledik. Oylama saatine kadar geçen süre içinde yapılan açıklamalar, televizyonlarda söylenenler, kulislerde ki sohbetler gösterdi ki bu ülkede sağcılar ile solcular arasında sonuçta fazla bir fark yok... Hatta, çok farklı şeyler söyleseler bile aynı hedefe yürüyorlar, aynı sonucun alınmasına hizmet ediyorlar.
Cuma günü Ankara ve özellikle de TBMM'de yaşananları milletimiz hem televizyon ekranlarından izledi hem de dünkü gazetelerden okudu... İzledi ve okudu diyorum elbette memleketinin geleceğini ilgilendiren bir konuya ülkemiz insanının da kaçının yakın ilgi duyduğu ve bu bakımdan gelişmeleri televizyonlardan izlediği, gazetelerden okuduğu ayrı bir konu. İnsanımızın büyük çoğunluğu kendi çıkarından çok ülkesinin geleceğine ilgi duymuş olsaydı sanıyorum birileri kendilerine sağcı bir başkaları da solcu diyerek sanki iki farklı görüş ve çözüm sunuluyormuş görüntüsü verilerek insanımız kandırılamazdı.
DYPGenel Başkanı Mehmet Ağar ile ANAPGenel Başkanı Erkan Mumcu'nun ilk tur oylama öncesi TBMM'de düzenledikleri basın toplantısında söyledikleri ile ardından sergiledikleri tavrın birbirini tutmaması bana göre güne damgasını vuran olaylardı.
Gerek Ağar gerek Mumcu toplantı yeter sayısı için 184 rakamının yeterli olduğunu, seçimin yasal olduğunu, bunun için de seçimin Anayasa Mahkemesi'ne taşınmasının yanlış olduğunu vurguluyor, ardından da Genel Kurul'a girmeyeceklerini açıklıyorlardı. Aylar öncesinden 367 bulunmadığı takdirde ilk tur oylamanın iptali için Anayasa Mahkemesi'ne gideceklerini açıklayan Baykal'a bu yolu açmış oluyorlardı. Söylediklerinin doğru olması, AKP'ye yönelttikleri eleştirilere bizim de katılmış olmamıza rağmen sergiledikleri tavır ile Ağar ve Mumcu Baykal ile birlikte hareket etmiş oluyorlardı. Hemen belirteyim ki, Mumcu'nun basın toplantısında söylediklerinin çok büyük bölümüne özellikle de AKP'ye yönelik eleştirilerinin tamamına katılıyor olmama karşılık ortamın iyice gerilmesine ve bunun için de CHP'ye destek vermiş olmalarını anlayabilmiş değilim... Eğer bu çelişki siyaset adına yapılıyor, laf cambazlıkları ile milletin oyalanmasına siyaset diyorlarsa şahsen böyle bir siyaseti kabul etmiyorum. Erkan Mumcu, AKP'ye ciddi eleştiriler getirdi. Enfes bir üslup ve mantık içinde kendisini dinleyen herkesi tatmin etti. Özellikle de demokrasi vurgusu yapışı, demokrasi dışı yollara kimsenin tevessül etmemesi gerektiğini ifade etmesinin ardından Genel Kurul Salonu'na girmeyeceklerini söylemesi tüm söylediklerini bir anda anlamsız kılıverdi. Çünkü, herkes biliyordu ki CHPAnayasa Mahkemesi'ne götürecek ve devreye bazı güçler girecekti. Benzer sözleri Ağar için de söylemek mümkün. Demokrasiye sahip çıktıklarını vurgulayıp ve oylamaya geçilebilmesi için 184 milletvekilinin yeterli olduğunu ifade edip "Biz girmiyoruz. Siz kozunuzu CHP ile Anayasa Mahkemesi'nden paylaşın" anlamına gelen bir tavır sergilenmiş olması bundan sonra ortaya çıkabilecek demokrasi dışı bir takım gelişmeler olacaksa bunda Ağar ve Mumcu'nun payı büyük olacaktır.
Elbette AKP'nin iktidar partisi olarak işlerin bu noktaya gelmesinde rolü büyüktür. Kendi içlerinden bir başka ismi aday gösterebilirlerdi. Cumhurbaşkanı adayı son ana kadar milletten saklanmaz, birkaç aday çıkar sonunda onlardan birinde karar kılınabilirdi. Ancak, kanaatim o ki, AKP ne yaparsa yapsın kimi çıkartırsa çıkartsın CHP'nin bugünkü tavrı değişmezdi.
Benim üzerinde durmak istediğim husus siyasette tutarlı olmak gerektiğidir. Bir yandan AKP'ye karşı pek çok haklı eleştiri getirecek, Anayasa Mahkemesi'ne gitmenin yanlış olduğunu vurgulayacak ardından da CHP'nin önünü açıcı bir tavır sergileyeceksiniz, bu yanlıştır, tutarsızlıktır... Bu sebeple de en kısa zamanda kendinizi siyasetin dışında bulabilirsiniz. O zamanda sakın millete dönüp "Beni anlamıyorsunuz" demeyin.

Bu arada Ağar ve Mumcu'nun cuma günü sergiledikleri tavrı yakından takip etmiş olanlar bu ülkede sağ ile sol arasında hiçbir fark olmadığını bu vesile ile bir kez daha görmüş oldular. Sanıyorum bu da önemli bir sonuçtur.

http://www.milligazete.com.tr/index....snews&id=12237
Ali isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla