BİRAZ DA DİNLEYELİM
“Dinlemek“ sanıldığı kadar kolay değildir. Öncelikle sabır gerektirir. Üstelik karşınızdakinin ne demek istediğini kesin olarak anlamak ise çaba ve tecrübe ister.
Çoğu kişi, daha ilk birkaç cümleyi duyar duymaz, karşısındakinin ne demek istediğini anladığını sanır.
Henüz derdimizi anlatmaya vakit bulamadan karşımızdakinin “evet, ne demek istediğinizi biliyorum...“ dediğini kaç kez duymuşuzdur. Etrafınıza bir bakın, kimsenin söylenilenleri dinlediği yok.
Halbuki günümüzün moda deyimiyle “iletişim“in ya da “anlaşma“nın altın kuralı, karşıdakinin söylemek istediklerini dinlemektir. Demek istediğini tam olarak anlatmasına fırsat vermektir.
Ama gönüllü olarak!..
Ancak bu şekilde, buna karar vererek, başkalarının sözünü kesmek gibi çok kötü bir alışkanlıktan kurtulabiliriz.
Ayrıca, çoğunlukla konuşmanın sonunda bir yerde bulanan asıl bilgiyi, muhatabımızın meramını öğrenme imkânı buluruz. Çünkü konuşmaların önemli bir bölümü bir “saded“e geliştir. O saded ise son cümlede saklıdır.