bir HACAMAT hikayesi... Bir hacamat hikayesi… İstanbulun varoş ilçelerinden kıyı bir kenar mahallesi… Mayıs ayının güneşli bir Pazar günü sabah 8:30 gibi evden çıktım… Hacamatçı gelecekmiş , dün öyle söylemişlerdi , okuma evinde…erken kalkan erken yol alır hesabı erken davranmıştım , aç susuz…aç olmak daha iyidir demişlerdi… Yanıma biraz para aldım , durakta az bir zaman geçmişti ki minübüs geldi tabii tıklım tıklım…biz de tıkıştık…ne de olsa buralarda “balık istifi yolculuk” kanun hükmünde kararname gibi algılanıyordu şoförler tarafından… Markette indir dedi bir yolcu , ben de zaten orada inecektim…şoförlüğü fren – gaz zanneden adam sağda durdu , bir ileri bir geri hareketten sonra , atladım minübüsten… Buradaki okuma evine gelecekmiş ama ben bilmiyordum yerini…dün bir ara Cengiz abi tarif etmişti…3 yol ağzından yukarı doğru yürü…ileride yeşile boyalı camii göreceksin , dergah tam camiinin yanında , mevlüt ağbinin de evi orada demişti…hatta kendisi de orada oturuyormuş…Cengiz abi nadir gittiğim okuma evinde eğer karşılaşırsak “fısır fısır” siyaset konuştuğumuz BBP li biri…malum okuma evinde siyaset yasak… O anlatmıştı…ali ibiş in şoförünün ( belediye de iken) bir çek davasından içeri girmesi gerekmiş…ama adam hayatı boyunca hiç çek kesmemiş…ali ibiş ayarlamış…tayyibin hapis yatacağı yere ilk önce onu sokmuşlar…içerisini yani tayyibin yatacağı odayı dayayıp döşemişler…her şey baştan planlanmış…bunların hepsi oyun dedi…bu ülkede çok acayip fırıldaklar dönüyor demişti…görünen manzaranın arka planları bambaşka dedi…hatta geçenlerde tv5 te bir programda misyoner bir papaz , bize 5 yıl daha lazım demiş hedefleri için…AKP muazzam oy kaybediyordu , bir ayar çektiler yine akp yi büyük ara iktidar yapacaklar , demişti… Yeşil boyalı camiyi bulmuştum…fakat sokaklar bomboştu…mevlüt ağabinin evi hangisi acaba diye düşünerek sokakta yürümeye başladım…aşağı indim , yukarı çıktım… Derken aşağıdan vatandaşın birinin geldiğini gördüm… Adama yaklaştım… - abi buralarda mevlüt abinin evi varmış…hangisi acaba… adam biraz yana kaçılarak heyacanlı bir ses tonuyla… - şu brodvayi görüyormusun , işte o ev dedi… adam beni yabancı ve üstelik birinin evini sabah sabah soruyor görünce tırsmıştı anlaşılan… - eyvALLAH , dedim eve doğru yürümeye başladım… devam edecek (inşaALLAH)...
__________________ Dinlerarası Diyalog İçin Papalık Konseyi (PCID) misyonunun bir parçası olmak
üzere burada bulunuyoruz..MFetullahG |