Üyelik tarihi: 23.03.2007 Teşekkür etti: 0
17 Teşekkür 13 Mesaja aldı
| Başbakanın İp atanla İp atlayan Kafatası Milliyetçilerine Cevabı Partisinin Uğur Mumcu Meydanı'nda düzenlediği mitinginde konuşmasına, "Kararınız hayırlı olsun" diyerek başlayan Erdoğan, "Bizim siyasi rakiplerimiz, siyaseti bir taraftar kitlesine seslenmek zannediyorlar. Türk milletinin hafızasının kuvvetli olmadığını, kendi iktidarlarının unutulduğunu zannediyorlar. Bu memlekette öfke ne kadar kabarırsa, kardeşlik iklimi ne kadar bozulursa kendilerine o kadar hamaset imkanı doğacağını düşünüyorlar. Ülkemizin kaybetmesi onları alakadar etmiyor. Yeter ki, 'biz
kazanalım' diyorlar. 'Siyaset zayıflarsa, demokrasi güç kaybederse, memlekete karamsarlık havası hakim olursa biz de geçmişte olduğu gibi iktidar rolünü çalabiliriz' diyorlar. Ama bu siyaset bitti. O siyaset tasfiye oldu ve tedavülden kalktı" dedi. Türkiye'nin yıllar sonra gücünü topladığını ve tek parti iktidarını yaşadığını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Ak Parti iktidarı, Türkiye'nin gücünü topladı, iradesini topladı ve bu gücü tecrübelerle hizmete dönüştürdü. Biz ülkemizi zayıf düşüren nifak çabaları üzerinden siyaset yapmıyoruz. Biz bir bütün olarak kucaklamayan, ideolojik bir hizip siyaseti yapmıyoruz. Biz bütün konuşmalarımızda 70 milyon insanımıza sesleniyoruz. Yola çıkarken şunu söyledik, 'biz etnik milliyetçilik yapmayacağız, biz bölgesel milliyetçilik yapmayacağız' dedik. 'Biz dinsel milliyetçilik yapmayacağız' dedik. Neden? Çünkü bu ülkede
Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Gürcüsüyle, Abhazasıyla, Arnavutu, Boşnakıyla aklınıza ne geliyorsa, ne kadar etnik unsur varsa hepsini Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı çatısı altında bir ve beraber görüyoruz. Biz sizleri 'şu etnik unsurdansın, şundansın' diye sevmiyoruz. Makamınızdan, mevkiinizden dolayı sevmiyoruz, paranızdan pulunuzdan dolayı sevmiyoruz, aşiretten şundan bundan dolayı sevmiyoruz, yaratılanı severiz, yaratandan ötürü olduğu için seviyoruz."
Daha önce bu genişlikte siyaset yapılmış olsaydı, Türkiye'nin şu anda çok daha ileri noktalarda olacağını ifade eden Erdoğan, şunları söyledi: "Hamaset çözüm değil, slogan çözüm değil, meydanlarda halkı kin ve öfkeyle tahrik etmek çözüm değil. Benim milletimin zekasıyla kimse oynayamaz, bu kadar. İp atanla ip atlayanları milletim gayet iyi bilir. Yargı, bölücü terör örgütünün başıyla ilgili idam kararını 2002 yılının öncesinde verdi. O zaman işbaşında kimlerin olduğunu çok iyi bilirsiniz. Bizim iktidarımızdan sonra vermedi. Karar verildiği zaman işbaşında kimlerin olduğu malum. Eğer senin ipin yoksa, ip bulamıyorsan, millete haber verseydin,
benim milletim sana ip gönderirdi. Düne kadar da bu iş kalmazdı. Sana hediye edecekler terörist başını, İmralı'yı allayıp pullayacaksın, oraya yerleştireceksin, ondan sonra da diyeceksiniz ki, 'ey AK Parti iktidarı onu niye orada tutuyorsun, E tipi cezaevine alsana.' Ben mi koydum onu İmralı'ya, sen koydun. Yani rahmetli Ecevit, Bahçeli ve Yılmaz'ın müşterek olarak yaptıkları bir fiil. Bu fiil doğru mu yanlış mı, bana kalırsa doğru. Ama sen kalkıp da o gün yaptığını görmezden gelip de, bugüne fatura kesmeye
kalkarsan bu millet seni sandıkta gömer." Bir zamanlar Türkiye'nin kurtarılmış bölgelere ayrıldığını, her mahallenin bir ideolojik grubun kuşatması altında olduğunu söyleyen Erdoğan, "Bu ülkede kardeş kardeşi şiddetle yola getirmeye çalışıyordu. Herkes duvarlara kendi ideolojini 'tek yol' olarak yazıyordu. Bu ideolojilerin hiçbiri tek yol değil, bu yolların hepsi çıkmaz yoldu. Dün 'tek yol bizim yol' diyenler, şiddete davetiye çıkaranlar, vaktiyle hapishanelerde çürüttükleri gençlerin vebalini, ülkeye verdikleri zararın bedelini ödemeden,
binbir güçlükle inşa ettiğimiz demokratik istikrarı yörüngesinden çıkarmak istiyorlar" diye konuştu. Konuşması sırasında kalabalığın "Tayyip baba" şeklinde slogan atması üzerine Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:
"Yok, yok, O işte ben yokum. O babaları biz çok gördük. Ben sadece 4 tane evladımın babasıyım. Milletimin babası değil, hizmetkarıyım. Bu memleket ne çektiyse o babalardan, iskele babalarından çekti. Allah bir daha o babaları bu ülkeye nasip etmesin. Onların biz sicil notlarını çok iyi biliriz. Aile fotoğraflarıyla bunları çok iyi tanırız. Bu ülkenin, fakir fukaranın, garip gurabanın malını mülkünü birilerine nasıl peşkeş çektiklerini çok iyi biliriz. Kimleri kastettiğimizi çok iyi biliyorsunuz. Ortalık
böyle derli toplu hale geldiği zaman ortaya çıkarlar. Ortaya çıktıkları zaman tekrar ülkeyi bir çıkmaz sokağa davet ederler. Yaptıkları iş budur. Biz Türkiye'yi o çıkmaz sokaktan çıkardık ve bugünlere kavuşturduk." Not: Adananın sıcağı başkadır buna bir de nem eklenince insana canı yük olur. millet okullar tatil olur olmaz kaçar Adana'dan. Tüm bu olumsuzluklara rağmen 4 koldan beslenen bir insan ummanı vardı istasyon meydanında. Hiçbir siyasi partinin Adana mitinginde metre kareye düşen insan sayısı bundan fazla olmamıştır.
Selametle... |