Tekil Mesaj gösterimi
  #5
Alt 08.07.2007, 19:18
zeyn...

 
zeyn... - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.06.2007
Mesajlar: 88
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
AK Parti eleştirisi (4)


4) Hükümetin ve AK Parti'nin yolsuzluklarla mücadele etme gibi bir iddiası ve vaadi vardı. Yolsuzluklarla mücadele siyasetin temel sorunudur, bu yüzden genel olarak bütün partilerin bu yönde vaadi olur. Fakat "dini ve ahlâki" ya da Erbakan'ın deyimiyle "ahlâk ve maneviyat"a dayalı değerleri öne çıkaran Milli Görüş partileri herkesten çok bu konuya vurgu yaptılar ve bu genel olarak kamuoyu nezdinde kabul gördü. Herkes bu çizgideki siyasetçilerin Türkiye'yi arındıracaklarını, temiz bir ülke meydana getireceklerini düşünmeye başladı.



Gel gör ki AK Parti etrafında toplanan hacıyatmazların yolsuzlukları ayyuka çıkmış bulunmaktadır. Deyim yerindeyse bazıları "deveyi hamuduyla yemektedirler". Bu seçimin en önemli konularından birinin "yolsuzluklar" olması beklenirken, merkezdeki çekirdek, AK Parti'ye siyaset zarar vermek –aslında sonuç itibariyle yarar sağlamak- amacıyla bu partiyi "din" üzerinden vurma yolunu seçti, bir kere daha bir muhtıranın gerekçesi "irtica" gösterildi ve irticanın belirtisi de Urfa'da Kutlu Doğum haftasında ilahi okuyan 7-12 yaş arası kız çocukları gösterildi. Oysa belli başlı merkezlerde ve medya plazalarında saklı tutulan "yolsuzluk dosyaları" açılsaydı belki sonuç farklı olurdu. Her ne ise, ortada olan gerçek şu ki, bazı bakan çocuklarının özel avantaj sağlamaları için sınırlı zaman dilimine mahsus kanunlar çıkartılmakta, daha bıyıkları yeni terlemiş gençler kolayca armatör olabilmektedir. İran İslam devrimi, radikalizm vb. her platformda Müslümanların her fikriyatını sömürüp, sonraları bu işleri bırakanlar, RP zamanında saç sakal takva gezenler, parmaklarında kalın gümüş yüzük takanlar ile ANAP'ta ve MHP'de hiçbir varlık gösteremeyenler ve yine bir zamanlar Prof. Necmettin Erbakan ve R. Tayyip Erdoğan'a ağız dolusu sövüp küfredenler, adeta bir blok kurarak bu iktidar döneminde kamunun kaynaklarını hortumlamaya başladılar. Bir anda zengin olanlar kibir, haset ve sonradan görmelik üreterek toplumda bazı kesimlerin kendilerine ve onların şahsında bütün Müslümanlara husumet beslemelerine sebep olmuşlardır.



Ulusalcıların düzenlediği Cumhuriyet mitinglerinde bu öfkenin izlerini görmezlikten gelmek yanlış olur, bunun üzerinde tefekkür edip gerekli dersleri çıkarmak lazım. Müslüman servetini sadece helal yollardan kazanır; emek vermediği, hak etmediği şeye göz dikmez; parasını gösteriş malzemesi yapmaz, başkalarını kıskandırmaz, hayır ve infak yolunda kullanır. Bir zamanlar renkli elbise giyilmesine karşı çıkan yedi kat takva sahibi kadınlar, şimdi bakan eşleri olarak günde birkaç kez kıyafet değiştiriyor, kameralar önünde eşlerine pastalar yediriyor, İslam'ın usul ve adabına aykırı şımarıkça hareketler sergiliyorlar. Bu Müslümanların edebi, örfü, kültürü değildir.



Bazıları da şarabın tadını bilmeseler bile şarap koleksiyonları yaptıklarını söylüyor, "eşimin başı örtülü olsa da olur olmasa da olur" diyor; "Başörtüsü diye genel bir sorun yok, bağırıp çağıranların sayısı yüzde 1,5'uğu geçmez" demekten haya etmiyorlar. Peki, bütün bunların manevi bir karşılığı olmayacak mıydı? Allah'ın sillesi gelmeyecek miydi?

(Ali Bulaç)

Dünya barışı için son 50 senede dünyada en çok Amerikalılar kendi çocuklarını feda etmişlerdir”(Abdullah Gül)
zeyn... isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla