Üyelik tarihi: 01.06.2007 Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| 5) Bir başka önemli nokta, AK Partililer'in "Milli Görüş gömleğini çıkardık, değiştik" derken, Müslümanların 150 senedir mücadelesini verdikleri bütün toplumsal, kültürel ve siyasi davalarını, öne çıkardıkları sorunları reddetmeleri; din ile hayatın arasını açmaları; geç kalmış laikçilerin dilini kullanıp dinin ekonomiyle, parayla, bölge siyasetiyle, kamusal hayatla ilişkisinin olamayacağını söylemeleri ve "Beyler siz ne diyorsunuz" diye soranlara "radikalizm" yaftasını yapıştırmalarıdır. Asla affedilmemesi gereken şu ki, bu profesyonel siyasetçilerin siyasete "Müslüman veya İslamcı" başlayıp, iktidara gelme noktasına yaklaştıklarında sayısız insanın emeği, mü'minlerin acısı ve gayretiyle oluşmuş bu mirası reddedip İslamcılığı küçümsemeleridir. Kasımpaşa'da 50 yıllık Kur'an kursunu yıktırmak, İzmit'te başörtüsü eylemi yapan ve canı yanmış kızları coplatmak bu çerçevede, yani "İslamcılık'tan ne kadar uzaklaşıldığı" yönünde verilen mesajlardı. Bu açıkça İslamcılığın, başka bir ifadeyle Müslümanlığın, yani "dinin siyasette istismarı"dır. Bir de "dinsel milliyetçilik" üzerinden Müslümanların evrensel inanç kardeşliği ve birliklerinin ismi olan ümmet fikri ve idealinin seçim meydanlarında yuhlatılması konusu var ki, Allah kısmet ederse bu dizinin bitiminden sonra bu konuyu özel olarak ele almaya çalışacağım. Çünkü eğer Müslüman kimliğiyle önde olan insanlar "din ile siyaseti, din ile ekonomi"yi birbirinden ayırıp, Müslümanların evrensel birliği inancı olan ümmet fikrini yuhalatırsa ve buna biz Müslümanlar ses çıkarmayacak olursak, Allah bizim ve ülkemizin üzerindeki korumasını kaldırır, her türlü azaba müstahak oluruz. Ali Bulaç |
| | “Dünya barışı için son 50 senede dünyada en çok Amerikalılar kendi çocuklarını feda etmişlerdir”(Abdullah Gül) |
| |