Tekil Mesaj gösterimi
  #2
Alt 17.07.2007, 19:05
Sevde Y.
TufeyL...

 
Sevde Y. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.07.2007
Yaş: 17
Mesajlar: 192
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Yürümekten yoruldu. Dinlenmek için etrafında öylesine bir yer aradı. Gördüğü manzara onu öyle etkiledi ki adımlarının yönünü değiştirerek tek bir ağacı olan rüzgarlı yüksek tepeye çıktı... Ağacın dibine oturdu ve ağrıyan ayaklarını biraz ovalayarak gözlerini kapadı. Sesleri dinliyordu... Bir kaç dakika sonra gözlerini o muazzam yeşil çimenlerin dokunulmamış güzelliğine açtı. Doğa ile mi konuşuyordu, bilmiyorum ama dillerindeki "sus" derin sohbete adamıştı sanki yerini... Nefes alıyorken, tepenin üzerindeki tek ağaç onun için değeri biçilemez bir varlıktı. Sırtüstü uzandı, yeşil çimenlerin esrarengiz kokusuyla beraber uykuya adadı genç görünen ama yiten bedenini...
Üç saatlik uykunun sonunda kalktı, tekrar sırtını ağaca dayadı ve yanağından üç damla yaşın akmasına izin verdi yüreği... İkindi olmuştu vakit. Üzerinde çimen kokusu ve tenini okşayan rüzgarın vedasıyla yenibaştan yürümeye devam etti... Arkasına döndü, sanki sevdiğinin yüreğinden ayrılıyormuş gibi gözlerinde yaşlar ve yüreğinde binbir hüzünle tekrardan rotasız bir yolu seçti ayakları...
Yalnızlığı sevmemiş olmalı ki, annesi aklına düştü. Aklına düşen annesi yüreğine bir de kocaman ateş düşürmüştü. Annesinin yanına yürüyerek gitme ihtimali yoktu. Cebinde elli lirasıyla böyle bir kaçamak yaptı hayatından... Belki de hayatını bulacaktı. Artık insanların arasındaydı. Ama "o" değildi orada bulunan. Taksi durağından bir taksiye bindi ve annesinin adresini verdi. Şöför oldukça ilginç bir hızla verilen adrese getirdi genç adamı. Taksiden indi delikanlı. Şöför "bekleyeyim mi abi ?" dedi. Hiç bir yanıt vermedi ve cebinden bozuklukları çıkarıp taksiciye verdi.
Annesinin yanına gelmişti. Yine yüreği hüzünlenmesine izin verdi. Gelmişti sonunda. İlk önce Allah ın selamını verdi. Dua ile kabristanın kapısından annesinin yanına usulca gelerek, gözyaşı yağmuruna tutuldu annesinin toprağı. Üzerinde kuru çiçekleri görünce daha da fenalaştı. Hiçbir şey diyemiyordu. Suçlu bir çocuk gibi ayaklarına bakarak ağlıyordu içli içli. Annesinin onu okşamasını o kadar istiyordu ki, bütün varlığını verebilirdi bir defa annesini görebilmek için. Varlığını vermek? Neyi vardı ki yaşlanmış gönlünden, tükenmiş bedeninden ve yorgun düşmüş sesinden başka... İlk defa " anne " diyebildi. Oturdu, onun toprağına sarılışı mezarlık bekçisini de hüzünlendirmiş olacak ki, o da ağlamaya başladı. Ve hüzün yağmuruyla ıslanıyordu kabristan... "Annem, annem, ahh annem..." diyerek bayılmıştı toprağın üzerine...

Güneş rahatsız eden ışıklarını ıslak gözlerine vuruyordu. Sessizliğin belki en çıldırtıcı ve ürkütücü anlarıydı. Korkuyu geçirdi aklından... Korku! Ne olabilirdi onun düşüncelerine göre? Çocukluğundan kalma hayaletler mi yoksa rüyalarına karabasan gibi çöken varlıklar mı?... Kalkmayı denedi ikinci defa. Kalktı ve değişen sadece dışarıda kahvaltısını hazırlayan bekçiyi görmek olmuştu. Bir an içini sevinç kapladı. Kısacık bir an sadece. Sonrasında yine adlandıramadığı bir hüzün... Onu bu kadar etkileyen neydi?...


Devam edecek inşAllah 19:52

VesseLam
__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.

Sevde Y. isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla