| Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız islam davetcisi | | | | |
|
rabıta ya değil...şeyhe yapılan rabıtaya şirk dedim... kuran sünnet -sahabe sevgisi gibi meşru tevessülü birakıp şirk olan tevessüle inanlar için ..bu türlü tevessüle şirk dedim..allahı bırakıp ölülerden yardım isteyen kişinin uluhiyette şirke düştüpüğü için buna şirk dedim..türbelerde ibadet edene bidatçı...türbelere ibadet edene şirkçi dedim.bu konu hakkında ki son sözümde budur...vesselam...
bu konuları 7 -8 aydır konuşuyoruz..hala bizi yanlış anlamaya devam ediyorsunuz..bu terimleri devamlı kullandığımız için bazen yuvarlak yazılar yazıyoruz..anlarsınız diye..ama siz anlamak yerine yanlış anlamayı tercih ediyorsunuz..gerçi siz bunların da çoğuna şirk demiyorsunuz..
velhamdülillahirrab bilalemin.. | |
| | |
.
bakin bu konular 7-8 aydir yok asirlardir var ve hep itiraz eden $irk diyen ZINDIK diyen olmu$ sen ilk ve son degilsin,bir mür$idi kamil ile kar$ila$madan bu meseleye heralde vukuf olamiyacaksin.
sen mür$idi kamile yapilan Rabitayi $irk sayarsan cok büyük yanilgidasin ve cok zarar görürsün nedenmi.
binlerce yüz binlerce evliya kendi mürsidlerine kendi seyh lerine rabita yaparak bazi makamlara gelmisler ,sana binlerce örnek ve delil gösterebiliriz ins.
sen mürside rabita yapana $irk yapiyor ZINDIK oluyor derken nerelere ve kimlere dil uzattiginin farkindamisin.
$ahi naksibend (ks) gibi, abdulkadir geylani (ks) gibi,imam i rabbani (ks) gibi
büyük zatlara $irk yaptilar ZINDIK oldularmi demek istiyorsun ha$a.
bu zatlarda kendi $eyhlerine rabita yaparak bazi makamlara kavusmadilarmi.
sana imami rabbani hazretlerinin mektubatindan bir kac yazi aktarayidmda gör bakalim rabita $irkmiymi$.belkide haberin vardir bu mektuplardan.
Imam-i Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
(Velinin kalbindeki feyzler, nurlar, günesin ziyasi gibi yayilir. Onu seven müslümanlarin kalblerine akar. Onlarin bu feyzleri aldiklarindan haberleri olmaz. Kalblerinin temizlendigini anlarlar. Karpuzun günes karsisinda olgunlastigi gibi, kemale gelirler. Eshab-i kiram, Resulullahin sohbetinde, böyle kemale geldi.) [M.260].
Imam-i Gazali hazretleri buyuruyor ki:
(Her müslüman, terbiye edici bir üstada muhtaçtir. Üstad onu terbiye ederek, kötü huylardan kurtarir. Allahü teâlâ, insanlara dogru yolu göstermek için, Peygamber gönderdi. Peygamberden sonra ona vekil olarak evliyayi yaratti.) [Eyyühel-veled].
187 mektup.
Bu mektûb, hâce Muhammed Esref-i Kâbilîye yazilmisdir. Kavusduran yollarin en kisasi, râbita yapmak oldugu bildirilmekdedir:
Sevdiklerinize yazdiginiz mektûbu okuduk. Içinde bildirilen hâlleriniz anlasildi. Kendini zorlamadan, ugrasmadan, üstâdin râbitasinin kendiliginden hâsil olmasi, üstâd ile talebesi arasinda tâm bir yakinlik oldugunu açikça gösterir. Bu yakinlik, fâide vermege ve istifâde etmege yarar. Kavusdurucu yollar içinde râbitadan dahâ çabuk kavusdurani yokdur. Hangi tâli’li kimseye bu ni’meti ihsân ederler? Hâce-i Ahrâr “kaddesallahü teâlâ sirreh” hazretleri (Fikarât) risâlesinde buyuruyor ki: Fârisî misra’ tercemesi:
Önderin görüntüsü, Hakkin zikrinden dahâ fâidelidir!
Ya’nî rehberin hayâli, talebesine [kalbin tasfiyesinde] zikr etmesinden dahâ çok fâide verir. Çünki baslangicda, tâlibin Hak teâlâ ile tâm yakinligi yokdur. Bunun için zikr etmekle, çok fâidelenemez. Önceniz, sonraniz selâmetde olsun!.
Abdurrahmân-i Tâgî (k.s) Hazretleri yine bir gün
Imam-i Rabbani (k.s) Hazretlerinden naklen sunlari söyledi:
- Rabita, kanin damarlarda dolastigi gibi damarlarda akmadikça terkedilmez.
Baska bir sefer söyle buyurdular:
-Rabita manevî hale gelmedikçe rabitanin ne kendisi belirir ne de faydasi ortaya çikar. Rabita yapilacak olan seyh seyr-i sülukunu tamamlamis ve "mercû" (geri dönüs) haline ermis olmali-di.
Seyyid Sibgatullah-il Arvasi hz(k.s.)buyurdular:
Rabita olmadan fenafis seyh olmaz, fenafis seyh olmadan fena firrasul olmaz, fena firrasul olmadan fena fillah olmaz.
Muhammed Rasid(k.s.) hz buyurdular:
Tarikati naksibendide mürsid rabitasi çok önemlidir. Çünkü müride en fazla fayda veren seyh rabitasidir. Bir mürid seyhinin ruhaniyetini manevi tasarruf ve yardimini her an yaninda düsünmelidir. Hatta attigi her adimi seyhinin ayak izlerine bastigini düsünerek onda(onun haline) fani olmaya bakmalidir. Rabita manevi bir hattir, müridi mürsidine ve geçmis Sadatlara baglar. Rabitaya simsiki devam ediniz. Islami hizmetleri birakmayiniz. Virtlerinize devam ediniz, sulugunuzu ilerletiniz.
Rabbil âlemine ulasma yoluna giren talibin yolu nihayetinde rabitadan geçer.
Imami Rabbani(k.s.) hazretleri buyurdular:
Bu tarikat-i âliyeye suluk etmek, kendisine uyulan seyhe karsi muhabbet rabitasi iledir ki bu zat, bu yolda murad olarak seyretmis, bu kamalat ile kuvvet cezbesine boyanmistir.


