Hazreti Ebubekir döneminde Kur'an ayetleri toplanıp kuran kitaplaştırılırken "herkes elinde, aklında kuran namına ne varsa getirsin" diye duyrulmuştur. Ellerinde deriler, kemikler üzerine yazılan ayetler ve zihinlerde ayet namına olan ezberler olanlar kurula bunları getirmeye başlamışlardır. Ayetleri getirenlerin yanlarında bir de şahit getirmeleri koşuldur. İşte recm ayetini de Hazreti Ömer getirir. Ama şahit bulamadığı için Kur'an dahil ettiremez
[1]. Ömer bin Hattab da Kur'an'da recm hükmünün bulunduğunu, ancak sonradan yanlışlıkla çıkarılmadığını rivayet etmektedir
[2].
1. İbni Abbas anlatır: Ömer, hutbesinde dedi ki: Hepiniz biliyorsunuz ki, Allah recm âyetini gönderdi. Hepimiz bu âyeti ezberledik. Ayrıca, Resulullah recm cezasını tatbik etti, biz de tatbik ettik. Benim endişem şudur: Aradan uzun zaman geçince, bazıları, "Kitabullah’ta recm cezası yoktur” diyerek inkâr edebilir. Eğer insanlar, "Ömer Allahü teâlânın kitabına ilavede bulundu" demeyecek olsalardı, recm âyetini yazardım. 2. Ömer b. Hattab (r.a.) şöyle anlatır:
Şüphesiz Allah, Muhammed'i (a.s.) hak peygamber olarak gönderdi ve ona Kitabı verdi. Ona indirilen bu kitabın içinde recim ayeti de vardı. Biz bu ayeti okuduk, ve onu anlayıp belledik. Hz. Peygamber (a.s.) da recmi uyguladı, ondan sonra biz de recmi uyguladık. Ancak uzun bir süre geçtikten sonra insanların biz Allah'ın Kitabında recmi bulamıyoruz demesi ve böylece Allah'ın indirmiş olduğu bir farizayı terk ederek yanlış yapmalarından korkarım. Hiç şüphesiz ki Allah'ın Kitabında, zina eden evlilik yapmış erkek ve kadının bu fiili şahitler, gebelik ya da ikrar ile ispatlanırsa bunun hükmü recimdir. Sahih-i Müslim'deki hadis numarası [Sadece Arapça]: 3201