| evet bir çok degerlerimizden,maddi degerlerimizden sonra(telekom vs) sıra ulkemizdeki irili ufaklı nehirlere,ırmaklara,barajlara geldi..organlar yavaş yavaş mezada cıkartılıyor..bunu yaparken de bunye narkozlanarak yapılıyor ki acı da duymasın diye..bi süre sonra vatan elden gitmiş olur ama iş işten geçmiş olur..bu bi nevi egemenliğin devri niteliğinde bir icraat..TCK 301.maddede de bu fiillerin tanımı ve karşılığı anlatılmış bulunmaktadır..
ama ne oluyor?kılıf uyduruluyor ve bu kanunlar gözardı edilmiş,delinmiş oluyor..
Şimdi sıra buyuk nehir ve ırmaklarda!! AB 2004 yılında bir ilerleme raporu yayınlamıştı..burada Dicle ve Fırat nehir havzalarının ve bunlar üzerinde bulunan 22 adet baraj bölgesinin ,uluslararası bir yönetime devrini ve bu sulardan da İsraile de pay ayrılmasını öngörüyordu.. şimdi durum bu..nasıl? ; kılıf da hazırlandı şimdi..
en son enerji bakanımız Sayın H.güler ,gayet sakin bir şekilde '' irili ufaklı akarsularımızın işletme haklarını özel şirketlere devretmek için kanun tasarısı hazırladık'' diye kamuoyuna açıklama yapıyor..Ve bu açıklamada henuz bu işletme haklarının çokuluslu yabancı şirketleri de kapsayacağı şimdilik ifade edilmiyor.. Ne dersiniz? biz de çok fazlaya gidiyoruz di mi? halbuki reylerin çoğu bunlara verildi di mi? Hem bunlar da eskiden bizim içimizdeydi di mi? Bu kadar da olmaz di mi? İnsan musluman kardeşine bu kadar da yuklenmez di mi,ninja_kedi? Bu kadarcık bazı yanlışları da olabilir di mi Hocam? :) |