Ezherli bir hocanın Karadavi'nin tevessülü reddetmesi konusunda bir reddiyesine rastlamıştım. Bugün de Karadavi'nin Türkçeye çevirilmiş bir kitabında tevessül hakkında yazdıklarını okudum.
Allah bizleri hak yoldan ayırmasın.
Araştırmacı'nın Karadavi hakkında yazmış olduğu iletisi:
Yusuf el-Karadavinin Dine açıkca muhalif olan birçok sözleri vardır ki bunların bir kısmı şunlardır:
Yusuf el-Karadavi, kayda alınmış bir kasette şöyle demiştir: “Yahudiler efendimiz Muhammedin risaletini inkar ettiler, bu ise onların haklarındandır.”
Bu tür sözden Allâh’a sığınırız. Küfre girmek nasıl olur da bir insanın hakklarından sayılabilir?!
Ayrıca el-Karadavi Allâh’tan, Peygamberinden ve insanlardan hiç utunmadan Peygamber Efendimiz hakkında şöyle demiştir: “Muhammed teşri’(şer’i hükümleri bildirmekte) hususlarında, içtihat ederdi hem doğru içtihat ettiği olurdu hem de hata ettiği de olurdu. İşte ben de içtihat ederim doğruyu da söylerim hata da ederim”
Bu söz ise Allâhu Teâlâ’nın şu kavline zıttır (terstir): (وَماَيَنْطِقُ عَنِ الهَوَى*إِنْ هُوَ إِلاوَحْيٌ يُوحَى) (En-Necm suresi, 4. ayet) Manası: “Peygamberin Dinle ilgili söyledikleri kendi hevasına (nefsinin arzuladığı şeylere) değil vahyedilen vahye dayanır.”
Karikatür olayına karşı çıkanlar oldu da Peygamber Efendimize noksanlık isnad eden Yusuf el-Karadaviye neden o kadar karşı çıkan olmadı. Karikatur olayının çirkin bir iş olduğunu hangi müslüman bilmez. Ama Yusuf el-Karadavinin Dine muhalefet eden bu sözünün batıl oluşunu herkes bilmez. Ancak ilim sahibi insanlar bilir. Dolayısyıla uyarı yapılmazsa bu sözü duyacak cahiller de o vahim hataya düşeceklerdir.
Alimlerden, Peygamber Efedimize vahyin gelmediği zamanlarda içtihat ettiğini söyleyeni varsa da bunu söyleyenler hata edebileceğini kesinlikle söylememişlerdir. El-Karadavi alimlerin sözlerine ilave yaparak meseleyi karıştırıyor.
El-Karadavi bununla da kalmayarak müslüman bayanlar için: “Müslüman bayanın avrupada ehli kitaptan olan (yahudi veya hristiyan olan) bir erkekle evlenmesi caizdir (sakıncasızdır)”
demiştir. Halbuki bu söz, müslüman bayanın kafir olan erkekle evlenmesinin haram kılındığı ifade eden Allâh’ın şu kavline zıttır: (لاَهُنَّ حِلٌّ لَهُمْ وَلاَهُمْ يَحِلُّونَ لَهُنَّ) (El-Mumtehineh suresi, 10. ayet)
Manası: “Ne o (müslüman olan) bayanlar onlara (küfür üzerinde olan kimselere) helaldir ne de onlar (küfür üzerinde olan kimseler) o bayanlara helaldirler”
Ayrıca yahudi başbakanı Barak 99% oranda oy kazandığında bunu bir şekilde dile getirmeye çalışan Yusuf el-Karadavî şöyle demiştir: “Allâh kendini insanlara sunmuş olsaydı bu oranda oy alamazdı”
Dine aykırı olan bu tür çirkin ifadelerden Allâh’a sığınırız.