
Cumhurbaşkanı Millî Görüş sahibi olmalı
Millî Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan Altınoluk’ta yaptığı haftalık sohbet toplantısında Cumhurbaşkanlığı seçimini değerlendirdi. “Cumhurbaşkanının Millî Görüşçü biri olması gerekir” diyen Millî Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan, “Bir insan ben Millî Görüşçü değilim dedi mi biter” ifadelerini kullandı.
Zalime hizmet, zulme ortak olmaktır
Millî Görüş Lideri Erbakan Abdullah Gülün Cumhurbaşkanlığı adaylığına da değindiği konuşmasını şu sözlerle tamamladı, “Abdullah Gül efendi bir insandır bu bir. Hanımının başı kapalıdır bu iki. Milletimiz de böyle bir insanı elbette sever. Fakat önemli olan; kime hizmet edeceğidir. Başbakan’ını getirdiği her kâğıdı imzalayacaksa ne işe yarar? Niye bunun gerisini düşünmüyorsunuz? Ben Millî Görüşçü bir kimsenin Cumhurbaşkanı olmasını isterim. Bir insan ‘Ben Millî Görüşçü değilim’ dedi mi bitti. Millî Görüşçü olmazsa bir işe yaramaz. Bakın çok açık söylüyorum. Müslümanlık şekil dini değildir. Hanımının başı örtülüymüş, tamam o yarın sevap kefesine konur. Ama sen İsrail’e hizmet edecek olursan, her sene 100 bin çocuğun öldürülüşünün katili olmanın cezasını başını örterek ödeyemezsin. Sen Siyonizm’e hizmet ettin mi, onun bütün zulümlerine ortak olursun. Bunun da altından kalkamazsın
Allah muhafaza buyursun. Onun için sakın siyonistlerin peşinden gitmeyin. Onları kendinize öncü edinmeyin. Tekrar tekrar Cenab-ı
Allah bunu bize Kur’an-ı Kerim’de niye bunu tembih ediyor? Çünkü onlar şer için çalışıyor, insanların saadeti için değil.
Ülkenin diğer sorunlarına da değinen Erbakan, Türkiye’nin gelirinin yarısının siyonizme aktarıldığını söyledi. Erbakan, “Lozan’ı korumak gerekirken, Sevr yeniden hortlatılıyor. Ülkemiz iç ve dış borç batağına saplandı. Üretim ve yatırım yapılamadığı için işsizlik çığ gibi büyüyor. Ülkemiz maalesef IMF’ye teslim edildi” dedi.
NEVZAT ÖZPELİTOĞLU / BALIKESİR
Millî Görüş Lideri ve 54’üncü Hükümet Başbakanı ve Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Altınoluk’ ta yaptığı haftalık sohbetinde Türkiye’nin şu an içinde bulunduğu duruma değinerek gelişmeleri değerlendirdi. AKP’nin yeni hükümetin listesini Cumhurbaşkanına sunduğunu ancak bunun kabul görmediğini hatırlatarak, “Cumhurbaşkanı Sezer, ‘Bakın bir hükümet kurdunuz. Bir şeyler yapacaksınız sözde. Fakat ben sizin bir şeyler yapacağınıza inanmıyorum. Onun için sizin mesuliyetinizi üzerime almam. Gidin kendi işinizi kendiniz yapın. Kendi Cumhurbaşkanınızı seçin ona onaylattırın ben sizin işinize karışmıyorum. Çünkü sizin bu memleket hakkında ciddi işler yapacağınıza inanamıyorum” diyor. Kendi çevresine, tabanına lisanı hal ile bunu anlatıyor Cumhurbaşkanı. İşte şimdi böyle bir olay yaşıyoruz” diye konuştu.
“Gelirimizin yarısı Siyonizm’e aktarılıyor”
Türkiye’nin şu an boğuşmakta olduğu bir diğer sorunun ise ekonomik dar boğaz olduğunu ifade eden Erbakan, “Dünyada bilhassa ev satın alma ve kredileri konusunda büyük sarsıntılar meydana geldi. Geri ödemelerde aksamalar olunca bütün dünya borsalarında sarsıntılar meydana geldi. Bu çalkantılarda en fazla etkilenen maalesef Türkiye oldu. Peki neden Türkiye oldu? Çünkü Türkiye’de biz 75 milyon insanız. Temel ekonomimize baktığımız zaman 75 milyon insan çalışıyor gibi görülüyor fakat bu görüntünün neticesi olarak 400 milyar dolar bir senede üretim meydana getiriyoruz. Ancak bu 400 milyar dolar bu insanların elinden alınıyor. Bu paranın 200 milyar doları götürülüp dünya Siyonizm’ine veriliyor” dedi.
Erbakan memurların grev kararına hak verdi
Türk ekonomisinin büyük bir bölümünün dünya Siyonizm’inin etkisinde olduğunu ifade eden Erbakan, bu sömürüden geri kalan paranın da Türk halkına yetmediğini dile getirdi. Bu durum karşısında ülkenin borç batağına sürüklendiğini sözlerine ekleyen Erbakan, “75 milyon nüfusun var. Cenab-ı
Allah sana en çalışkan insanları vermiş. Genç bir nüfus vermiş, en güzel vatanı vermiş, yedi türlü iklim vermiş. Nimetler saymakla bitmez. Amma işsizlik alabildiğince. Kahveler boş insanlarla dolu. Köylerde şehirler de böyle diplomalı işsizlerle dolu. 50 milyon insan açlık sınırının altındaki şatlarda mücadele ediyor. Bir memur 500 YTL aylık alıyor ama oturulabilecek en ufak bir evin kirası 300 YTL. Memur 4 çocuğuyla nasıl geçinecek? Bu sebeple hepsi şimdi grevdeler” diye konuştu.
“Borç alan emir alır”
AKP hükümetinin IMF’nin emrinde olduğuna dikkat çeken Erbakan, bu nedenle de işçi ve memurun beklentilerinin AKP tarafından karşılanmasının mümkün olmadığının altını çizdi. “Adamlar Siyonizm’e hizmet için dağları satıyor, nehirleri satıyor, ovaları satıyor bütün milli müesseseleri satıyor” diyen Erbakan, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “IMF’nin yaptığı ve yaptırdığı iş bu. Bunlar da ona teslim olmuşlar. Buraya teslim olmazsa onların desteğini bulamayacağını biliyor. Seçimlerdeki medya desteği işte bu yüzdendir. İşte bu destek için bunların emrine giriyorlar. Bir defa emir altına girdin mi, artık kurtuluş yoktur. Yapacağın tek şey emirleri yerine getirmektir. Bu AKP de zaten bunu yapıyor. Buna; borca esir olmak denir. Borç alırsan aynı zamanda emir de alırsın.”
Lozan yerine Sevr isteniyor
Türkiye’yi etkileyen önemli olaylardan bir diğerinin de Lübnan ve İsrail arasındaki gerginlik olduğunu hatırlatan Erbakan, Hizbullah Lideri Nasrallah’ın geçtiğimiz günlerdeki açıklamasını hatırlatarak, “Nasrallah İsrail’e diyor ki, ‘Sakın ha yeniden Lübnan’a hücum etmeye çalışma. Bedelini çok ağır ödersin.’ Bu sözü Nasrallah neden söylüyor? Biz ne demiştik? Arkadaş bu İsrail’in barışı marışı olmaz. Çünkü onun hedefi dinidir. Onun için, ‘Efendim tamam anlaştık, uyuştuk artık haline razı yerinde oturacak’ gibi tanımlar İsrail için kullanılamaz. Türk askeri oraya İsrail’i engellemek için değil Hizbullah’ı silahsızlandırmak için gitmiştir. İsrail, dini gereği Güneydoğu Anadolu’yu alacak, öbür tarafta geriye kalan kısımları da tamamen parçalayacak. Kendine tehdit olmasın, Osmanlıların, Selçukluların mirasçısı bağımsız bir devlet Anadolu’da bulunmasın. O Sevr’i istiyor, Lozan’ı değil” diye konuştu.