Üyelik tarihi: 28.11.2006 Teşekkür etti: 68
123 Teşekkür 75 Mesaja aldı
| | Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız MeRCaNDeDe | | | | | |
* Soru: “Ehl-i Sünnetin selef uleması müteşabihatı tevil etmemiştir. El, yüz, istiva gibi v.s. müteşabihatı örnek verebiliriz, veya İmam-ı Malik’in “İstiva malum, keyfiyeti meçhul, ona iman vaciptir” dediği gibi. Lakin halef uleması ise müteşabihatı tevil yoluna gitmiştir. Selef ve halefin bu kabil tavrı birbirine muhalefet etmek demek midir?”
Cevap: Müteşabihatın tevili konusunda soruda dile getirilen tesbit doğrudur. Selef’in yakîn ve teslimiyeti, müteşabihata tevilsiz iman etme konusunda herhangi bir problem çıkmasını engellemiştir. Ancak zamanla Ümmet fertlerinin iman ve yakîninin zayıflaması ve teşbih/tecsim inancının yayılma eğilimi göstermesi üzerine müteşabihatın, akla, muhkem nasslara ve Arap dili kurallarına aykırılık teşkil etmeyecek tarzda tevili kaçınılmaz olmuştur. Halef uleması (müteahhirun) bunu yaparken de, müteşabihata tevilsiz imanın asıl olduğunu da belirtmiştir.
Söz gelimi İbn Teymiyye, İmam Mâlik’in o sözünü şöyle anlamıştır: “İstiva malumdur” demek, “istiva” fiilinin sözlük anlamı malumdur” demektir. Şu halde Allah Teala’nın Arş’a istivası da bu anlamı ifade eder. İmam Mâlik’in “İstivanın keyfiyeti meçhuldür” sözü ise, Allah Teala’nın Arş’a –sözlük anlamıyla– istivasının “nasıl” olduğunu bilemeyiz demektir.
Oysa İmam Mâlik’in “İstiva malumdur” derken, “istivanın sözlük anlamı malumdur” değil de, “Allah Teala’nın bir fiili olarak istiva malumdur” demek istemediğini nereden biliyoruz? Şurası kesin ki, Allah Teala’nın, “anlamı malum bir fiili nasıl işlediğini bilemeyiz” demektense, “Allah Teala’nın, bir fiili nasıl işlediğini bilemeyiz” demek tenzihe daha uygundur...
* esifil@yahoo.com | | | | | ALLAH razı olsun...
__________________ Dinlerarası Diyalog İçin Papalık Konseyi (PCID) misyonunun bir parçası olmak
üzere burada bulunuyoruz..MFetullahG |
| |