Bilindiği gibi Nur suresinin 31. ve Ahzap suresinin 33,35 ve 59. ayetlerinde kadınların örtünmeleri, vücutlarının ziynet yerlerini yabancılara göstermemeleri emredilmektedir. Bu konuda birçok hadis de vardır.
Allah Kur’an-ı Kerimde kadınların vücutlarını örtmelerini emredip, başkalarına göstermelerini yasakladığına göre onların avret mahallerini yabancıların görebileceği şekilde açmaları haramdır. Zaruret olmadıkça avret sayılan bir uzvun tamamını ya da bir kısmını açamazlar.
Zaruret, yasak olan bir şeyi yapmadığı takdirde helaki veya helake yaklaşmayı gerekli kılan şeydir. Ali Haydar Mecelle Şerhinde zarureti aynen şu şekilde tarif etmiştir:
“Zaruret; memnu tenavül etmediği takdirde helaki müstelzim olan haldir.” Buna göre İslam’a hizmet etmek gayesiyle de olsa İslam’a taban tabana zıt düşen, kadının namahrem yerlerini ve avretini açmaya zorlayan okullarda okumanın zaruret kabul edilmesi mümkün değildir. Ayrıca kadınların mutlaka bilmesi gereken şeyleri, avret açmayı gerektirmeyen okul ve kurslardan öğrenmeleri pekala mümkündür. İslam hizmeti böyle bir yol ile ifa edilemez. Ayrıca İslam tarihi hiçbir resmi tahsili olmadığı halde kendisini özel olarak yetiştirip İslam’a ve ilme hizmet eden kadınlarla doludur. Şüphesiz kadınların avret açma ve ihtilat gibi İslam’ın yasakladığı şeyler olmazsa okutulmaları gerekli ve okumaları zaruridir, bunda büyük faydalar da vardır. Ama bu haramı işlemeyi tecviz etmez. Bilindiği gibi
“Zararları gidermek, maslahatları celp etmekten evladır” diye meşhur bir fıkıh kaidesi vardır. İslam’ın yasaklara gösterdiği itina, emirlere gösterdiği itinadan daha büyüktür. Hz. Peygamber (SAV) Efendimiz bir hadisi şerifinde
“Ben size bir şey emrettiğim zaman ondan gücünüz yettiği kadarını yapınız. Birşeyden nehyettiğim zaman da ondan kaçınınız” buyurur.
Bundan dolayı meşakkati defetmek için vacibi terk etmek caizdir, ama günahları, özellikle büyük günahları işlemekte müsamaha yoktur. Bezzazi’nin ifadesine göre avret yerini örtecek bir şey bulamayan kimse , nehir kenarında da olsa istincayı terk eder. Çünkü yasak , emre tercih edilir. Kadına gusul gerekse ve erkeklerden gizlenecek bir yer bulamazsa guslü terk eder.
Demek oluyor ki ,
bir haramı işlememek için farz bile terk edilir. O halde sadece umulan bir maslahat için nassların haram kıldığı bir şeyin işlenmesi tecviz edilemez. Bize göre bu her okul için aynıdır.
Müslümanların , kadınların başlarını açabilmeleri için İslam’ın hükümlerini zorlayacakları yerde, kadınların İslami kiyafetler içerisinde okuyabilmelerinin çarelerini araştırıp bu yolda gayret sarfetmeleri gerekir. Ancak, en nihayetinde okuma talebi tercih edilecekse , çaresiz kalınıyorsa kadını süslemeyen , cazip ve çekici kılmayan bir peruk kullanılabilir. Ancak boyunlarının yine kapalı olması lazımdır. Peruk da insan saçından yapılan peruk olmamalı, hayvan saçından veya sentetik malzemelerden yapılmış olması gerekmektedir. M.Es'ad Çoşan