Namaz kılarken avret yerlerinden biri açılırsa, vakit kaybetmeden hemen örterse, namazı caizdir. Bunda icmâ vardır. Bir rükün yerine getirilecek kadar bir zaman beklerse, namazı bozulur. Bunda da icmâ' vardır. Ancak İmam Muhammed'e göre bu durumda bir rükün eda edinceye kadar örtmezse namazı bozulur. Bir rükün eda edilecek kadar bir zaman bekler, fakat bir rükün eda etmezse namazı bozulmaz.
(1) Birinci görüş ihtiyata uygun görülmüştür.
Bu konuda, tenasül aleti kendi başına bir organ, husyeler de kendi başına bir organ sayılır. Dizden aşağı topuklara kadar olan kısım da kendi başına bir organ kabul edilmiştir. Sahih olan da budur. Dizden tenasül aletine kadar olan kısım da kendi başına bir organdır. Bu bakımdan namaz kılınırken diz kapaklan açılırsa namaz caizdir. Çünkü açılan kısım organın dörtte biri değildir. En sahih olan görüş te budur
.(2)
Kadının topuğu diz kapağına kadar olan kısımla aynı hükümdedir. Yani kadın namaz kılarken topukları açılırsa, namazı bozulmaz. Çünkü topuk dize kadar olan kısmın dörtte birine tekabül etmemektedir
.(3)
Bunun gibi karın ve sırt'dan her biri başlıbaşına birer aza sayılan kısımlar karına dahildir. Göğüs ayrı bir azadır. Ancak göğsü henüz iyice büyümemiş kızların memeleri bu konuda göğüslerine tabi'dir. Büyüyen memeler ise başlıbaşma bir organ sayılır
.(4)
Namaz kılmak için elbise bulamayıp avret yerleri açık bulunan kimse oturarak namaz kılar; ancak rükû' ve secdeleri baş işaretiyle yerine getirir. Bununla beraber ayakta rükû' ve secdeyle birlikte namazını kılabilir. Fakat birinci şekil efdaldır. Çünkü avret yerlerinin iyice açılmasını önler. Yanında kimse bulunmasa bile
Allah CC.C.) utanılmaya daha lâyıktır.
Bu bakımdan fukaha bu meseleyi işlerken, çıplak kimse ister gece, ister gündüz, ister evinde, ister çölde bulunsun onun için efdal olan oturarak namaz kılmaktır, demişlerdir.
(5) Sahih olan da budur.
O halde fakir bir kimse elbise almaya güç getiremjyorsa, kendisine hediye edilen bir elbiseyi alıp kullanması vâcib olur. Bunun dışında kendini örtmek, ya da avret yerlerini örtmek için mubah sayılan bir şeyler arar. Bulamadığı takdirde başkasının hakkına el uzatamaz. Çünkü burada ölüme kapı açan bir zaruret mevcut değildir
.(6)
Çıplak adam, namaz kılmak için yanında elbisesi bulunan kimseden sırf namaz kılmak için emaneten elbise ister, verirse onunla kılar. Vermediği takdirde çıplak vazîyette belirttiğimiz şekilde namazını kılar.
Namaz kılarken kendisini örtecek kadar elbise bulursa, o takdirde namazı olduğu yerde bırakıp elbiseyi giyer. Elbise bulacağını ümit ediyorsa, namazı vaktin sonuna doğru geciktirebilir
.(7)
Sonuç olarak namaz kılarken beli açılan kişi hemen namazda tek eli ile kapatması gerekir. Bir rükün yapacak kadar beli açık şekilde beklerse namazı bozulur.
(1) Şarh-i Nükaaye / Şeyh Ebû'l-Mekârim.
(2) Et-Tencis - Fetâvâ-yi Hindiyye.
(3) Şerh-i Mecma' / ibn Melek.
(4) Tatarhaniye - El-Kmye - El-Huiâsa.
(5) El-Kâfi - Bahrirâik / İbn Nüceym.
(6) EI-Cevheretü"n-Neyyire - Fetâvâ-yi Hindiyye.
(7) Siraciyye - El-Kmye.Kitabevi: 1/205-207.
İslam Fıkhı - Celal Yıldırım