Tekil Mesaj gösterimi
  #5
Alt 03.10.2007, 09:20
abdulgani

 
abdulgani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 19.12.2006
Yaş: 31
Mesajlar: 577
Teşekkür etti: 3
3 Teşekkür 3 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Abdulcabbar
Mesajı göster

İran'da İslam'ın iki ayağından biri Ca'feri fıkhı, diğeri tasavvuf mirasına dayalı irfandır. İmam Humeyni'nin Gorbaçov'a gönderdiği ünlü mektubunda yeni Rus nesillerine İbn Sina, Sühreverdi, Molla Sadra ve İbn Arabi'yi okutmayı önerdiğini hatırlayalım.
humeyniye imam dediği gibi şia dünyasında sanki tasavvuf varmış gibi şia iranı da referans olarak sunuyor.birde tarikatlerin kurumsallaşmış hali olan tarikat konusunda irandaki varolan tek bir tarikatten bahsederse seviniriz.
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Abdulcabbar
Mesajı göster

Dinî hayatın maddi çerçevesini fıkhi hükümler çizer. İtikat, ibadet, muamelat ve ukubat sıralaması temeldir. İmanı ancak amelle korumak mümkündür, amelin ne olduğunu bize fakihler öğretir.
abdulkadiri geylani imamı rabbani bize ne öğretti.amel dışı şeyler mi..
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Abdulcabbar
Mesajı göster
Şairlerden, vecd ve istiğrak hali yaşayan sufilerden alacağımız zevkler vardır, ama onlar bize din öğretemezler. Öğretmenlerimiz fakihler ve müçtehitlerdir.
o fakih ve müctehid olanların çoğu da tasavvuf ehlidir.tabiin döneminde buna zühd deniyordu.

işte insanların yaptığı büyük bir hata.aslında bu bilerek yapılıyor hüsnü zan edeceğim ama Ali bulaçın bunu bilmemesi mümkün mü..? sormak lazım tasavvuf ehli sadece şair vecd ve istiğrak ehlimidir.? yoksa müslümanlara, milletlere yön veren insanlar çıkmış mıdır.?bir objeyi eleştirecek insanın onu kendi dar tanımı içine hapsetmesi bu olsa gerek.araya sufilerden referans gösterek yanlışına doğrudan şahid getirme gayreti de gösteriyor.mesela ben farzımuhal mevlevileri eleştireceğim onların semasının ne manaya geldiğini bilirim ama eleştiri babında ''dönmekle olmaz bu işler'' demem gibi..bu taife vecd istiğrak şiir ehliyse;
nerde kaldı sahv ehli.


ben ALİ bulaç'ın tam zıddına şunu iddia ediyorum.
İslamiyette din ilimlerinin yapılanması aşamasında bu vazifeyi üslenen ve başaran alimlerin büyükleri tasavvuf kökenlidir,ve sufidir.her halukarda muhakkak hayatında tasavvufun derin izi vardır.ister imamı azam ister gazali ister rabbani ister saidi nursi rahmetullahi teala aleyhim ecmaiyn


Şu kadarı var ki ALİ bulaç eğer yukardaki yazıyı kişiler konusunda değil de ilimler bazında ele alsaydı daha sağlıklı olur diye düşünüyoruz.yani sufi yerine tasavvuf, fakih yerine fıkıh kelimesini kullansaydı, isabet ettirirdi düşüncesindeyiz.
yukardaki yazıyı birde benim son dediğim gibi okuyunuz inşallah.

Konu abdulgani tarafından (03.10.2007 Saat 13:24 ) değiştirilmiştir..
abdulgani isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla