|
Bismillah...
-Bizim müştereklerimiz arasında öyle kopmaz bağlarımız var ki, küçücük bir gayretle bile bu bağları yeniden canlandırıp bağlamak mümkün... İşte Kurban Bayramı bunun için çok önemlidir. Kendi civanmertliğimizi, yürek enginliğimizi, kucaklayıcılığımızı fiilen göstermeliyiz böyle günlerde, böyle vesilelerle...
-Düşmanlık düşüncesi ve vatanı parçalama gayretleri karşısında elbette ki dağdaki eşkıyaya karşı silah kullanmak icap eder. Ancak gönülleri fethetmek meselesi de çok önemlidir. Göstereceğimiz sıcak ilgilerle biz o aileleri ebediyyen kazanabiliriz... Nitekim şimdilerde binlerce talebe Doğu'dan, Güneydoğu'dan batıya geliyor. Üniversite hazırlık kurslarında, üniversitelerde, okullarda okumak suretiyle toplumun bir kesimi diğer kesimini daha iyi tanıma fırsatı yakalıyor... Sabır göstererek gönülleri fethetmeye yönelmek lazım. Asr-ı saadette yaşanan bir tablo, bu sabır konusunda ne güzel örnektir.
-Ebu Süfyan, Müslüman olma hususunda tereddütlerini ortaya koyunca Hazreti Halid, "Kelleni alırsam tereddütlerin biter." diye çıkışır. Bunu gören Bilal-i Habeşi, "Yapma ey Halid! Bir insana bazen bir gün yeter, bazen bir ay, bazen de bir yıl." der. Bazen fethedeceğimiz bir gönül değil gönüller olabilir. Potansiyel insanı hakiki insan yapmalıyız...
-Sizin ilgi gösterip kazanacağınız o ailelerin çoğu sizden bizden daha çok Allah'a bağlıdır. Onunla irtibatları vardır. Çağımızın hastalıklarından kaynaklanan bölünmeler olmuş olabilir. Ancak bu insanlar aldatılıyor. Buraları bölüp parçalayan ve o şekilde idare etmek isteyen çevrelere karşı bizim yapacağımız şey de onları birleştirme ve kaynaştırma, bütünleştirme çalışmaları olmalıdır.
-Allah'a iman, Peygamber'e iman, İslam'ı kabullenme, tarih birliği, mücadele ettiğimiz cephe birliği.. gibi ortak noktalarla o insanlarla yeniden birlik tesis etme gayretine girmeliyiz... Laz'ı, Çerkez'i, Kürt'üyle Anadolu'da herkesin paylaşabileceği şeyler var. Birleştirmeye matuf değerlerimizi ortaya çıkarıp birlikte yaşamak lazım.
-Güneydoğu ile kardeş kentler, kardeş köyler ve kasabalar tesis etmek doğru olabilir. Her ne şekilde olursa olsun sertleştirmelere karşı bizim ortamı hep yumuşak tutmamız, yumuşatmamız lazım. Sadece Doğu'ya gitmek meselesi de değil, şimdi İstanbul, Mersin, Antep gibi yerler Güneydoğu'dan gelen insanlarla dolu. Belki önce buralara da açılmak gerekir. Bölgemizde okuma imkânı verme ile daha çok kimseye imkan sağlamak ve bizi kardeşliğimize götürecek daha başka şeylere de yelken açmak lazım...
vesselam
|