BARIŞ İÇİN OY!
Hayır;
Müziğe, fiziğe, dansa veya besteye değil, “yorum”a hiç
değil; onlar “gelinen durum”a oy verdiler!..
Nasıl ki;
Keriman Halis, “elbise”lerinden arınıp çıkmıştı
karşılarına, Sertab Erener de “dil”inden arınıp çıktı
huzurlarına!..
Sonra da, puanlar yağdı:
Bosna Hersek 12, Avusturya 12, Belçika 12, Hollanda
12, Norveç 10, Fransa 10, Romanya 10, Slovenya 10,
Almanya 10, Hırvatistan 10, İsveç 8, Portekiz 8,
Kıbrıs Rum kesimi 8, Yunanistan 7, İngiltere 7, İsrail
7, Malta 4, İspanya 3, İzlanda 3, Ukrayna 2 ve Polonya
2 puan.
Gelin de;
“Müziğe” bağlayın bu işi!..
Gelin de, “siyaset” aramayın bu birinciliğin
altında!..
Bilmem dikkatinizi çekti mi; 28 yıldan bu yana,
Türkiye’ye “ilk defa” puan veren Kıbrıs Rum kesimi
jürisinin oylarını açıklayan spiker, Türkiye’ye 8 puan
verirken ne dedi biliyor musunuz;
“Bu 8 puan, Kıbrıs’ta barış için!” dedi!..
Dikkatinizi çekerim;
“Müzik” için değil, “barış” için!..
Sadece bu bile;
İşin içinde, “müzikten öte hesaplar” olduğunu
göstermeye yeterlidir!..
Söyleyin
Allah aşkına;
“1956’dan bu yana, tam 4 defa “Eurovision birinciliği”
alan İngiltere’nin, bu son yarışmadan “sıfır puan”la
çıkması; “müziksel” midir, yoksa “savaş karşıtı
Avrupa”dan, “Irak işgalcisi İngiltere”ye verilmiş
“siyasal” bir cevap mıdır?
Zaten, Sertab’ın kendisi de kabul ediyor bunu...
Yarışma sonrası, aynen şöyle dedi:
“Eurovision Şarkı Yarışması, çok büyük politik etki
altında!.. İnsanlar; komşu ülkelere ve yakın oldukları
ülkelere çok duyarlı ve hassas davranıyorlar!”
Bilmem başka söze hacet var mı?
ÖNCE KÜLTÜR İŞGALİ
Vakit’in dünkü manşetini okumuş olmalısınız...
Ne diyordu, TEMA Vakfı eski Başkanı Hayrettin Karaca;
“Bir milleti yok etmek için, kültürünü yok etmekle işe
başladılar. Şimdi Türkiye’nin dört bir tarafında
okulları var. İçimize öyle bir girmişler ki, onların
istediği gibi giyiniyoruz.
Çocuklar; üzerinde Amerikan yazısı olmayan elbiseler
giymiyor. Okeyler, baylar, bayanlar dilimize öyle
girmiş ki!.. Bunlarla mücadele edeceğiz.”
Sadece Amerika mı böyle?.. Avrupa, pek mi dost
“kültür”ümüze?..
Sorarım size;
Sertab Erener’in seslendirdiği şarkının adı, “Everyway
That I Can” olmasaydı da, “Türkçe bir isim” olsaydı,
acaba “birinci” olabilir miydi?..
Demek oluyor ki;
“Birinci” olabilmek için “elbise”den ve “dil”den
arınmak gerekiyor!..
Keriman Halis, “elbise”yi attı üzerinden, “dünya
güzeli” oldu!..
Sertab Erener de, “Türkçe”yi attı dilinden,
“Eurovision birincisi” oldu!..
Ha gayret Türkiye;
Bir de “din”i söküp attın mı hayatından, seni hiç
kimse tutamaz!..
“AB’nin sonuncu üyesi” olmazsan, bıyıklarımı
yolarım!..