Tekil Mesaj gösterimi
  #81
Alt 07.12.2007, 15:16
elmnightmare
Arife Her Gün Kadir Gecesidir

 
elmnightmare - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 25.02.2007
Mesajlar: 9.561
Teşekkür etti: 588
583 Teşekkür 316 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız fecredoğru
Mesajı göster
:)

Ölülere ve makamat sahibi kabirlere dua etmek, onlardan yardım dilemek, hastalara şifa, zorlukların giderilmesi, darda kalanlara yardım elinin uzatılması, düşmana karşı yardım gibi ihtiyaçların giderilmesini onlardan istemektir.
Ki bunlara; ancak Allah'ın gücü yeter. Onların zarar ve yarar verdiklerine inanmaları da böyledir. İbnü'l-Kayyım'ın dediği gibi dünya şirkinin aslı budur. Bu şirkin gizli olmasının iki nedeni vardır:

a- İnsanlar yaptıkları bu duayı, yardım dilemeyi ibadet olarak isimlendirmiyorlar. İbadeti sadece rükuya, secdeye, namaz ve oruca hasrediyorlar. Gerçek olan şu ki, daha önce de açıkladığımız üzre, ibadetin ruhu duadır. Bir hadiste şöyle buyurulur: Dua ibadettir.

.
Klasik saptırma:)
YArdım dilemek ile ilgili beyanları yazalım

Vesile ise gayeye yetişmek için vasıta olarak kullanılan şeydir.

Bunların çeşitleri vardır:

1- Cenabı Allah'ın isimlerini vesile kılıp tevessül etmek: İbn'i Mace. Hz. Aişe'den şunu rivayet etmiştir: Hz. Peygamber bir duasında şöyle buyurdular. "Allah'ım, temiz, hoş ve mübarek ismin hakkı için senden istiyorum.'"

2- Kendisiyle tevessül edilen zatın duasını vesile kılıp istemek.

3- Büyük ve salih kimsenin zatını vesile kılmak suretiyle tevessül etmek: Meselâ. Allah'ım şu dileğimin yerine gelmesi için Peygamber'i veya Ebubekir'i vesile kılıyorum demek gibi. Hz. Ömer (ra) yağmur duasında Hz. Ahbas'ı (Peygamberimiz'in amcası) vesile kılarak şöyle dua etti: "Allah'ım, biz Peygamber'in amcasını sana vesile kılıyoruz, bunun için bize yağmur yağdır" (Buhari).

4- İşlenen salih amelleri vesile kılarak tevessül etme: Meselâ. Allah'ım, senin için eda ettiğim şu hac veya şu ibâdeti sana vesile kılıyorum; şu musibetten veya şu beladan beni kurtar demek gibi
Ya da sahih bir hadisle belirtilen mağaradaki 3 kişiyi anlatalım....
Abdullah İbn-i Ömer (ra)’den rivayet edildiğine göre, Resûl-i Ekrem (sav) ashabına şu kıssayı anlatmıştır: “Sizden evvel gelip geçen ümmetlerden birisinde, üç kişilik bir cemaat sefere çıkmışlar. Sefer sırasında yağmura tutulup, bir mağaraya sığınmak zorunda kalmışlar.

Mağaraya girdikten sonra, dağdan bir kaya parçası aşağı düşüp, mağaranın ağzını kapatmış!.. İçeride mahsur kalanlar aralarında istişare etmişler. Birisi; “Bizi bu kayadan bir şey kurtaramaz. Ancak salih amellerimizi anarak Allahû Teâla (cc)’ya dua ve iltica kurtarır demiş!..

Birisi: “Allah’ım!.. Sen herşeyi hakkı ile bilirsin. Ben bir defasında birtakım işçiler tutmuştum. İçlerinden bir işçi müstesna olmak üzere, bunların ücretlerini verdim. Fakat o işçi ücretini almadan gitti. Bunun ücretini, ticaret yoluyla nemalandırdım. Hatta bunun bu ücretinden hayli servet vücûda geldi. Bir zaman sonra bu işçi bana geldi ve: “- Ey Allah’ın kulu, ücretimi bana ver” dedi.

Ben de ona: “- Şu gördüğün deve, koyun, sığır ve bunlara hizmet eden köle hep senin ücretinden vücûd bulmuş bir servettir” dedim. Bu işci: “- Ey Allah’ın kulu, benimle istihzâ etme!” dedi. Ben de işçiye: “- Hayır, seninle istihzâ (alay, eğlence) etmiyorum.

Bu bir hakikattir, malını al ve götür” dedim. O da bunların hepsini sürüp götürdü. Bunlardan hiçbirşey bırakmadı. Ey Allah’ım!. Bu hayır ve sadakatimi, sırf senin rızan ve muhabbetin için ihtiyar ettimse, şu kaya parçasıyla bunaldığımız şu darlıktan bizi kurtar” diye dua etti. Kaya tamamen açıldı. Bunlar da mağaradan çıkıp gittiler”
__________________

İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var.

Hayırlı Ramazanlar
elmnightmare isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla