Üyelik tarihi: 13.09.2006 Teşekkür etti: 12
202 Teşekkür 109 Mesaja aldı
| | Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız fecredoğru | | | | | | bak bende farklı bir versiyonunu buldum
Kıtlık zamanı Ömer (r.a.) , Abbas b. Abdulmuttalib (r.a.) ile yağmur duasına çıkarak şöyle dua etti:
-Allahım! Sana Peygamberimiz ile tevessülde bulunurduk sen de bize yağmur yağdırırdın. (Şimdi) Sana Peygamberimizin amcası ile tevessülde bulunuyoruz. Bize yağmur indir. Ravi der ki-Yağmur inmiştir.”( Buhari ) | | | | | Hazret-i Ömer radıyallahü anh Hazret-i Abbas radıyallahü anh ile tevessül etmiştir. "Araya aracılar koymak" tevhide aykırı olsaydı hiç Hazret-i Ömer bunu yapar mıydı? İmam-ı Sübki, Hz. Abbas ile yapılan tevessülü yazdıktan sonra diyor ki: "Bu tevessüle benzer şekilde, bütün salih zatlar ile de tevessül edilmesi caizdir. Bunu hiçbir Müslüman inkar edemez." | Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız fecredoğru | | | | | | Hz. Ömer’in Sözünün Anlamı :
Biz peygamber (s.a.v.) den bizim için dua etmesini , böylece onun duasıyla Allah’a yakın olmayı kastediyorduk. Şimdiyse O , Allah’ın rahmetine kavuştuğundan dolayı bizim için dua edemez. Bu nedenle bizim için dua etmesini amcasından istiyoruz . | | | | | Bu "anlamı" veren kim? Bu pasajı bu forumda herhalde en az üç-dört kere okuduk. Her seferinde sordum, cevap alamadım. Bizim için asırlardır itibar görmüş, bilinen İslam alimlerinin açıklamaları seneddir, rehberdir. Türedi din adamlarının, reformcuların, masonların, mezhepsizlerin, Vehhabilerin vs. görüşleri bizi bağlamaz. İbni Kesir, İbni Teymiyye'nin meşhur talebelerindendir. Vehhabiler kendisine itibar ediyor, tefsirine sıkça atıfta bulunuyor. Suudi Arabistan'da uğradığım her kitapçıda İbni Kesir'in tefsirini gördüm. İşte bu İbni Kesir dahi şunları yazmıştır: Nitekim Ebu Dâvûd et-Tayâlisî der ki: Bize Salt İbn Dinar'ın Hasan'dan, onun Câbir İbn Abdullah'tan rivayetine göre; Allah Rasûlü (s.a.) şöyle buyurmuştur : Muhakkak ki sizin amelleriniz akraba ve aşiretlerinize kabirlerinde arzedilir. Eğer amelleriniz hayır ise sevinirler. Aksi ise : Ey Allah'ım, Senin tâatını işlemesini ona ilham et, derler. İmâm Ahmed der ki: Bize Abdürrezzâk'ın... Enes'den rivayetine göre, Hz. Peygamber (s.a.) şöyle buyurmuştur : Muhakkak ki sizin amelleriniz, ölü olan yakınlarınıza arzolunur. Eğer hayır ise sevinirler. Değilse : Ey Allah'ım, bize hidâyet verdiğin, gibi onları da hidâyete kavuşturmadıkça onları öldürme, derler. Buhârî'nin rivayetine göre Hz. Âişe (R. Anhâ) şöyle demiştir: Birisinin amelinin güzelliği senin hoşuna gittiğinde: İşleyiniz, Allah, Rasûlü ve mü'minler işlediklerinizi görecektir, de. Buna benzer şekilde ifâdeler, hadîste de vârid olmuştur. İbni Kesir, Tevbe/105 tefsiri İçlerinde eş-Şâmil isimli eserin müellifi Şeyh Ebu Nasr îbn es-Sabbâğ'ın bulunduğu bir grup âlim Utbâ'dan şu meşhur hikâyeyi naklederler ; Utbâ şöyle anlatmıştır : Hz. Peygamber (s.a.) in kabri yanında oturuyordum. Bir bedevî gelerek: Selâm sana ey Allah'ın Rasûlü, AllahüTeâlâ'nın : «Onlar kendilerine yazık ettikleri zaman, sana gelip Allah'tan mağfiret dileseler ve peygamberleri de onlara mağfiret dileseydi elbette Allah'ı Tevvâb ve Rahîm olarak bulacaklardı.» buyurduğunu işittim. İşte günâhlarımdan mağfiret dileyerek ve Rabbıma benim hakkımda şefaatte bulunmanı isteyerek sana geldim, dedi ve şu şiiri söyledi: «Ey yeryüzündeki efendilerin en hayırlısı ve en büyüğü; onların güzel kokularıyla yeryüzünün alçak ve yüksek yerleri hep güzelleşmiştir. Senin bulunduğun kabre benim nefsim feda olsun. Orada iffet, orada cömertlik ve şeref vardır.» Sonra Bedevi ayrılıp gitti ve bana bir uyku hali geldi. Rü'yâmda Hz. Peygamberi (s.a.) gördüm. Şöyle buyurdular: Ey Utbâ, Bedevi'ye var ve Allah'ın kendisini bağışladığını ona müjdele. (*) İbni Kesir, Nisa/64 tefsiri.
(*) Not: İbni Kesir'in Nisa/64 tefsirinde naklettiği rivayet başka kaynaklarda da mevcuttur; mesela: İbn Kudame, el-Muğni, Beyrut, 1994, III, 394. |
| |