Tekil Mesaj gösterimi
  #93
Alt 09.12.2007, 22:09
Murat Yazıcı

 
Üyelik tarihi: 13.09.2006
Mesajlar: 768
Teşekkür etti: 12
202 Teşekkür 109 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız fecredoğru
Mesajı göster
delil getirirken delilinizi kuranla sağlamlaştırınız


"Her zaman ölümsüz diri olana dayan ve O'nu hamd ile tesbih et. Kullarının günahından haberdar olarak O yeterlidir:" (Furkan:58)

Peygamber sallAllahu aleyhi ve sellem İbn Abbas'a:

"İstediğin zaman Allah'tan iste. Yardım dilediğin zamanda O'ndan dile" demiştir. (Tirmizi, Ahmed)
Bu meseleyi biraz açmak için, daha evvel başka bir forum için hazırladığım bir yazıyı burada tekrar vereceğim.

Şimdi şöyle bir misal düşünelim:

Gurbettesin, gayrı müslim bir ülkedesin. Hasta oldun. Önünde iki seçenek var:

1. Uzman bir hekim var. Bu hekim puta tapan bir müşriktir, kafirdir, pistir. Şarap içer, domuz yer, zina eder. Başka türlüsünü de bulamadın. Tedavi için bu hekimden yardım istersin. (Ayrıca da şifa için dua edersin.)
2. Hekimden yardım istemeyip (doktora, hastaneye gitmeyip, "Allah bana yeter" deyip), dua ederek direkt Allahü teâlâdan yardım ve şifa istersin.

Hangisini yaparız?

Sanırım hemen herkes, yukarıdaki 1. tercihe göre davranacağını, veya en azından bu şekilde davranmanın dinimize aykırı olmadığını söyleyecektir. Yani, hekimden yardım istemenin tevhide aykırı olmadığını herkes kabul eder.

Herhangi bir konuda bir sıkıntımız olduğu zaman, bize yardım edebilecek insanlardan yardım isteriz.

Arabamız bozulunca, tamirciden yardım isteriz.

Hasta olunca hekimden, eczacıdan yardım isteriz.

İlim öğrenmek için, hocadan yardım isteriz.

Çeşitli günlük işlerimizde mesai arkadaşlarımızdan, yakınlarımızdan yardım isteriz.

Başka misaller de verilebilir...

Halbuki "yalnız senden yardım dileriz..." mealinde ayet-i kerime var.

Bu ayet-i kerimede "yanımızdaki dirilerden" de yardım isteriz diye bir kayıt yok. Yardım sadece Allahü teâlâdan istenir.

Ehl-i sünnet itikadı şöyledir: Hakiki mânâda yardım sadece Allahü teâlâdan istenir. Bu mânâda, ölü veya diri, yakında veya uzakta kimseden yardım istenmez. Çünkü her şeyi yaratan, her varlığı her an varlıkta tutan Allahü teâlâdır. Allahü teâlânın izni olmadan bir yaprak kıpırdamaz, bir toz zerresi hareket edemez. Bu çerçevede, iyice anlaşılmalı ki, mesela "vefat etmiş Enbiyadan (aleyhimüsselam) yardım istenmez, dirilerden yardım istenir" demek şirk olur. Çünkü diriyi yaratıcı, ilah bilmek olur.

Öte yandan, mecazi olarak, insanlardan yardım istemek caizdir. Bu şekilde mecazi ifadeler ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerde de vardır. Mesela, Yunus suresinde 56. ayette ve Zümer suresinin 42. ayetinde mealen "insanı Allahü teâlâ öldürüyor" buyruluyor. Öte yandan, mecaz olarak, Secde suresinin 11. ayetinde (Öldürmek için vekil yapılmış olan melek sizi öldürüyor) buyruluyor. Maide suresi 30. ayetinde (Adem aleyhisselamın oğlu kardeşini öldürdü) buyruluyor.

Bir kişi, Allahü teâlânın izni ve yaratması olmadan, hekimin tedavi edebileceğine inanarak hekimden yardım isterse, meazallah, şirke girer. Ancak, hekimi ve ilacı ve bunların faydalarını yaratanın Allahü teâlâ olduğunu bilerek, canlı bir insan olan hekimden veya cansız bir cisim olan (konuşmayan, duymayan, işitmeyen) ilaçdan yardım ve fayda beklemek tevhide aykırı değildir. Faydalı olacağını sanarak, faydasız bir ilaç kullanan da (eğer faydayı yaratanın yalnız Allahü teâlâ olduğunun idrakinde ise, ki müslümanların en cahili bile bunu bilir) müşrik olmaz. İnsanlardan, kullardan, canlı veya cansız mahluklardan mecazi mânâda yardım ve medet ummak, sebeplere yapışmak olur, caizdir. Her durumda, sebeplere yapışarak, sebeplerin ve tesirlerinin yaratıcısının Allahü teâlâ olduğunu düşünerek, Allahü teâlâdan yardım istenmektedir. "Hekimden yardım istemek" mecazi bir ifadedir; hekim, hastane, ilaç vs. vesile yapılarak Allahü teâlâdan yardım (şifa) istenmektedir. Bunun gibi, "vefat etmiş enbiyadan (aleyhimüsselam) veya evliyadan (rahmetullahi teâlâ aleyhim ecmain) yardım istemek", yani "kabirdekilerden yardım istemek" mecazi bir ifadedir; o yüksek ve mübarek zatlar vesile yapılarak Allahü teâlâdan yardım istenmektedir.

Bu açıklamalarım şahsi düşüncelerime değil, İslam alimlerinin yazılarına dayanmaktadır. Konuyla alakalı bazı sahih rivayetleri ise yukarıda ve bu forumda başka yazılarımda vermiştim.

Bazı ilave rivayetlerden bir sonraki mesajımda bahsedeceğim.
Murat Yazıcı isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla