Üyelik tarihi: 13.09.2006 Teşekkür etti: 12
211 Teşekkür 112 Mesaja aldı
| | Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız fecredoğru | | | | | | Zikredilen bu üç vesilenin dışında kalan bütün vesileler bâtıldır. ..., birilerin hürmetine duanın kabul olunmasını istemek, yaşayan birilerinin salih ve veli olduğunu düşünerek onların hatırı ya da hürmeti için diye dua etmek Rasulullah ( sallallahu aleyhi ve sellem ) ’ın öğretmediği ve hatta şirk ve küfre götüren tehlikeli tevessüllerdir.
Rasulullah ( sallallahu aleyhi ve sellem ) ’ın sakındırdığı bu tehlikeli durumlardan Allah’a sığınırız.
Kulun Rabbi ile arasında bir engel görmeden samimiyetle Allah’a yönelmesi ve kimseyi aracı kılmaması imanının güzelliğindendir. | | | | | Burada yazılı olan görüşlerin küfre sebep olmasından korkulur.
Burada, sadece Müslümanlara ve İslam alimlerine değil, sevgili Peygamberimize (sallallahü aleyhi ve sellem) karşı da hakaret ve karalama mevcut.
Peygamberimiz duâ ederken (Allahümme innî es-elüke bi-hakkıssâilîne aleyke), yâni (Yâ Rabbî! Senden isteyip de verdiğin kimselerin hâtırı için Senden istiyorum!) derdi ve böyle duâ ediniz buyururdu [Sünen-i İbni Mace]. Hz. Alînin annesi Fâtımayı kendi mübârek elleri ile, mezara koyunca: (İğfir li-ümmî Fâtımate binti Esed ve vessi' aleyhâ medhalehâ bi-hakkı nebiyyike vel enbiyâillezîne min kablî inneke erhamürrâhimîn) demişti. Bu duâ (Yâ Rabbî! Annem Fâtıma binti Esedi mağfiret eyle, yâni günahlarını affeyle! İçinde bulunduğu yeri genişlet! Peygamberinin hakkı için ve benden önce gelmiş, Peygamberlerin hepsinin hakkı için bu duâmı kabûl et! Sen, merhametlilerin en merhametlisisin) demektir. Ensârın büyüklerinden Osman bin Huneyfin bildirdiği hadis-i şerifte, iyi olması için duâ isteyen bir âmâya, abdest alıp, iki rekât namazdan sonra, (Allahümme innî es'elüke ve eteveccehü ileyke bi-Nebiyyike Muhammedin nebiyyirrahme, yâ Muhammed innî eteveccehü bike ilâ Rabbî fî hâcetî hâzihî li-taktiye-lî Allahümme şeffi'hü fiyye) duâsını okumasını emretmişti. Bu duâda, dileğin kabûl edilmesi için, Muhammed aleyhisselâmı vesîle etmesi emrolunmaktadır. Eshâb-ı kirâm, bu duâyı hep okurdu. Bu duâlar gösteriyor ki, Allahü teâlânın sevdiklerini araya koyarak, onların hâtırı ve hürmeti ile duâ etmek câizdir. Son yazdığım duanın Türkçe meali şöyledir: (Yâ Rabbî! İnsanlara rahmet olarak gönderdiğin sevgili Peygamberin ile sana teveccüh ediyorum. Senden istiyorum! Yâ Muhammed “aleyhisselâm”! Dileğimin hâsıl olması için Rabbime senin ile teveccüh ediyorum. Allahım! Onu bana şefâ’atci eyle!) (et-Tirmizî, "De'âvât", 118; İbn Mâce, "İkâme", 189; Ahmed b. Hanbel, IV, 138; İbn Huzeyme, es-Sahîh, II, 225-6; el-Hâkim, el-Müstedrek, I, 313, 519; en-Nesâî, es-Sünenu'l-Kübrâ, VI, 169; a.mlf. Amelu'l-Yevm ve'l-Leyle, 417.)
Yukarıda verdiğim, Şevahid-ül-hak kitabında yazılı, ibni Mace hadisinde bildirildiği gibi, Peygamberimiz (Allahümme inni eselüke bihakkıssailine aleyke), yani (Ya Rabbi! Senden isteyip de, verdiğin kimselerin hatırı için, senden istiyorum!) derdi ve böyle dua ediniz buyururdu. Hz. Ali’nin annesi Fatıma’yı kendi mübarek elleri ile mezara koyunca (İgfir li ümmi fatımate binti Esed ve vessialeyha medhaleha bi-hakkı Nebiyyike vel Enbiya-illezine min kabli inneke erhamürrahimin) buyurduğunu, Taberani ve İbni Hibban ve Hakim ve Süyuti bildirmektedir. Bkz: Taberanî, Mu'cem-i Kebîr, No:871, 24/351, Evsat,No:191,1/152, Heysemî, Mecmau 'z-Zevaid,No:15399,9/414, Ebu Nuaym,Hılyetül Evliya, 3/121. |