Tekil Mesaj gösterimi
  #1
Alt 09.06.2003, 17:58
alperen24

 
alperen24 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 30.05.2003
Mesajlar: 73
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
[COLOR=red](((((((Sabatay Sevi)))))) sabataycilar)))))[/COLOR]

Sabatay Sevi


Sabatay Sevi, mesihligini ilan ettikten sonra dünyadaki tüm Yahudiler arasinda büyük bir yanki uyandirmis ve Yahudi din adamlari yogun tepki göstermislerdi. Osmanli yönetimi basgösteren kargasayi gidermek için Sabatay Sevi’nin önüne iki tercih koydu; ya hayati ya da Müslüman olup kurtulmasi. Sevi, Müslüman olmayi kabul ettigini açikladi ve Mehmed Efendi ismini alarak Sarayda bir süre maasli memur olarak çalismaya basladi. Bu dönem ve daha sonra taraftarlari ile birlikte Selanik ve diger birtakim sehirlerdeki ikameti boyunca zahiren Müslüman görünmekle birlikte, gizlice kendi yorumuyla Yahudilikten evirme yeni bir inanç sistemini dar bir taraftar toplulugu arasinda yaydi.

Sabataycilar ya da dönmeler olarak bilinen ve bu Yahudi mesihine inananlar tarafindan günümüze kadar sürdürülen inançlar manzumesi; adet, gelenek ve göreneklerinin neler oldugunu bu bölümde ele alacagiz. Ancak, Sabataycilar tamamen kapali ve gizli bir topluluk oldugundan tüm yönleriyle ortaya koymak epey zor. Birçok konu ve özellik gizli kalmaya, esrarini sürdürmeye devam decektir.

Osmanli’dan günümüze Sabataycilar Yahudi haham Sabatay Sevi’nin 1648 yilinda Mesih’ligini ilan ettikten sonra Yahudiler arasinda büyük çalkantilar meydana geldi. Çünkü, Ispanya’dan sürülme ve dogu Avrupa’da yasadiklari sikintilar üzerine basgösteren bunalimlar bu dini topluluk arasinda bir Mesih beklentisi yaygin bir hal almisti. Fakat Sevi’nin 1666’da Müslüman olmasi üzerine, Yahudilerde bir rahatlama görülmesiyle birlikte, Sevi’nin bu yeni durumunu tevil ederek bagliliklarini sürdürenler de oldu. Bunlarin basinda Gazze’li meshur haham Nathan gelmektedir. Nathan, yeni din yorumu ve Sabatay’in fikirlerinin kabul görmesinde etkin bir rol oynamistir.

Sabatay Sevi’nin Müslüman olmasindan sonra eski inançlarini ve Mesih’lik iddialarini birakmadigi, gizlice kendisine bagli dini bir cemaat olusturma yoluna gittigi birçok kaynakta belirtiliyor. Ancak Osmanli yönetimi onlari Ôihtida etmis’, Ôhidayete ulasmis’ yani Müslüman kabul ettigi için tarih belgelerinde haklarinda pek bilgi yer almiyor. Sabatay Sevi’nin görünürde Müslüman olduktan sonra, Yahudi mistizminin kaynagi Kabbala’yi kendi yorumladigi biçimiyle bir nevi yeni bir mezhebi insa ettigi günümüzde yasayan Sabataylilar tarafindan da belirtilmektedir. Ibrahim Alaettin Gövsa, Sabatay Sevi isimli eserinin 68. sayfasinda bir olayi anlatiyor:

Sabatay Sevi’nin (Mehmed Efendi adi ve Müslüman kiyafeti ile) Istanbul’da yine eski müritlerinden bir kismini toplayarak ayinler yaptigini, Girid seferinden dönen Sadriazam Fazil Ahmed Pasa’ya haber verdiler. Sadriazam kendini çagirtarak Bu ne istir? Sen hala uslanmadin mi? diye tenbih ettigi zaman Sabatay agiz kalabaligina basladi ve meshur olan kurnazligi ile Aman Sultanim, ben birtakim akrabami, dostlarimi Müslüman yaptigim gibi bunlari da dini celil Islam’a celb ve davet etmege ugrasiyorum yolunda cevaplar verdi ve bu sözlerle bir müddet takibden kurtuldu. Sadriazamin adamlari onu bir gün Bogaziçi’nde Kuruçesme’de müridleriyle birlikte Ibrani bir dua okurken buldular. Bu hadise üzerine Izmirli Mesih kendisini unutturmak ve izini kaybettirmek için Kuruçesme’yi birakarak Kagithane civarinda issiz bir köseye çekildi. Fakat müridlerinin bir müddet sonra orada da etrafina toplanip ayinler yapmaga devam ettikleri görüldü. Is tekrar Sadriazam’a haber verilince Fazil Ahmed Pasa kizdi ve onun adamlari ile birlikte Arnavutluk’taki Berat kasabasina sürülmesini emretti. Sabatay Sevi, orada asil adi Yoheved olan Selanikli bir Musevi kadin ile evlenmistir ki Sabatayligi kabul eden bu kadina da Ayse Hanim adi verilmistir. Kayinbiraderi Josef Kerido da Abdullah Yakup ismini almistir.

Prof. Ilber Ortayli, Selanik sehrinin, cemaatin baslica yerlesme yeri oldugunu, Osmanli Imparatorlugu’nun son döneminde özellikle egitime önem verdiklerini belirtiyor. Osmanli arsivlerinde ve tarih kaynaklarinda pek bir bilgiye rastlanmadigini belirten Ortayli, Osmanli’nin son döneminde modernlesmenin önemli tasiyicilarinin Sabataycilarin arasinda çiktigini belirtiyor. 19. yüzyilda Selanik’de bu cemaatin iktisadi ve kültürel bakimdan bütün diger topluluklardan üstün olduklari anlasiliyor. Nitekim Mayis 1901’de Selanik’e vali olan Mehmet Tevfik Bey, hatiralarinda, Fevziye Mekteplerinin (mektepleri bu cemaatin kurdugunu zikretmiyor ve belki bilmiyor) diger mekteplerin fevkinde oldugunu ve iyi memur yetistirdigini belirtmektedir. Bu okullar hakkinda önemli bir noktayi belirtelim; Selanik sosyal hayati içinde, bu okullar genis kabul gördüler.

Sabatayci gençleri egitmeyi amaçlayan bu okullar, nihayet kurucularinin da ideoloji ve dünya görüsü degisikligi geçirmesine sebep oldu. Artik bütün Osmanlilari, bilhassa Müslüman Türk çocuklari egitmekten memnun oluyorlardi. Nitekim çocuk Mustafa Kemal (Atatürk) modern egitim veren böyle bir ilkokula giden Müslüman Türklerdendir. Kendisinin anlattigina göre annesi geleneksel bir Kur’an okuluna, babasi ise Semsi Efendi’nin kurdugu bir okula gitmesini istemisti. Semsi Efendi Sabatay’cidir. Kapanî grubundan oldugu söyleniyor. Fakat Karakas grubu ile isbirligi yapiyor ve egitimle bu rakip iki dönme grubunun birligini saglamak istiyormus. (Ilber Ortayli, Alevi Kimligi, S.120)

Sabataycilarin özellikle Mevlevi tarikati çatisialtinda örgütlenmeleri de dikkat çekici. Esin Eden ve Nicholas Stavroulakis tarafindan yazilan ve su anda Türkiye’de de piyasada satilmakta olan Salonika, A Family Cookbook ÔSelanikli Bir Ailenin Yemek Kitabi’ isimli eserde Sabatayci ailelerin Mevlevi tarikatini benimsedikleri belirtiliyor ve kendi aile fertleri hakkinda da bilgi veriliyor. (Sayfa 15-49) Laiklik ve Ittihadçiligin öncüleri Sabatayci Selanik’li Sabataycilarin bilinen tek yayini olan Gonca-i Edep’te Mevlevilik’ten övgüyle bahsedildigini belirten Ortayli, dergide egitim konusuna özel bir ilgi gösterildigini vurguluyor:

Sabataycilarin, batililasma ve egitim yoluyla, durumlarini düzeltme ve özgürlesme konusunda Musevilerin önüne geçtigi açikça görülüyor; bir anlamda Bati Avrupa’da Musevilerin kendi cemiyetlerine yaptiklari kültürel katkiyi, Türk cemiyetinde Sabataycilar yaptilar. Nitekim bir müddet sonra kurularak Fevziye ve Terakki gibi gerçek anlamdaki gymnasium’lar laik egitime önem vermistir. Onlarin bugünkü devami olan Isik Lisesi de (Istanbul) kanuni zorunluluk olan din derslerini laik bir retorik ile sürdürmektedir.(...) Selanik Sabataycilar’i Istanbul’a göç ettiklerinde benzer mektepler kurdular ve laik-ulusalci bir Türk egitim sisteminde öncü oldular. Kendisi de Sabatayci bir aileye mensup Ilgaz Zorlu da, Evet, Ben Selanikliyim isimli kitabinda bu okullarin ÔIttihad ve Terakki Hareketi’nin ortaya çikmasinda önemli rol aldigini ve Ittihadçilarin bir çogunun bu okullarda yetistigini belirtiyor. (S.115)
alperen24 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla