| ..............
Üyelik tarihi: 18.12.2006 Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| | Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız FATİH ŞENGÜL | | | | | | Seviyenin düştüğü bu sayfalara yazmamaya kararlıydım; lakin bu suçlamaların/ithamların burada olduğu sürece okuyanlar açısından sorumluluğum olduğu düşüncesiyle yazmaya karar verdim. Arkadaşlar konuyu hukuki, insani ve İslami yönlerden baktığım pencereden anlatmaya çalışayım. - önce doğum tarihi konusuna değinelim. Fazılbey nickli üye çok ciddi bakımdan yanılıyor. Yahut ortamı puslu ve saldırıya hazır hale getirmeye çalışıyor. Mustafa islamoğlu nun gerçek doğum tarihi 29/10/1960 tır. Herkesin bildiği üzere Anadolu da o tarihlerde doğan birçok kimsenin doğum tarihi nüfus cüzdanına doğru işlenmemiştir. Onun doğum tarihi de 1961 olarak işlenmiştir. Yine yaşadığınız coğrafyadan kolayca bilebileceğiniz üzere her ne kadar doğum tarihi nüfusa yanlış işlense de insanlar doğdukları tarihi bazen ay olarak, bazen de gününe kadar tesbit edebilirler. Bu kadar basit bir meseleyi iftiraya delil yapmak isteyenler en basit zihni melekelerini dahi kullanabilmek konusunda kabiliyetsizler demektir. Allah insana kullanması için beyin ve akıl verir. Şimdi tarafsız bir gözle; sıradan anlama kapasitesine sahip birisine sorsam: “ceza alan birisi aldığı cezayı saklamak istese kimliğindeki doğum tarihini mi değiştirir yoksa onu hiç değiştirmeden başka bir tarihte doğduğunu mu iddia eder?” ben cevap vereyim; Mustafa islamoğlu sırf ceza aldığı ve bunu saklamak istediği için doğum tarihini resmi kayıttakinden farklı söylese nüfus cüzdanı görüldüğü zaman bunun açığa çıkacağını bilecek kadar zekaya sahiptir merak etmeyin. Ve değil sadece islamoğlu nun kimlik bilgileri ile internetten araştırma yapanlar birçok kimse islamoğlu nun (ben de dahil) kimliğini görmüştür. Ve eğer istese nüfus kaydının değiştirilmesi hiç de zor olmayan bir davadır. Öyleyse sizce neden kimliğindeki kaydı düzeltmemektedir. Zira cezayı saklama yahut karşısına çıktığında “ben değilim” deme amacı yoktur.
- şahsen bu mahkeme kararını tamamen iftira olarak görüyor ve değerlendiriyorum. Kendisine de sordum. Zaten o dönemlerdeki şiirlerini okuduğunuz zaman “ifk hadisesiyle ilgili defalarca şiir yazdığını da görebilirsiniz. Kaldı ki mahkeme hükmünün gerekçeli kararını da okuduğunuzda savunmasının da bu olduğunu görebilirsiniz. Ben de ona bir Müslüman kardeşim olarak inanıyor ve güveniyorum. Kur’an Hz. Aişe ye atılan iftira karşısında gerçek Müslümanların “bu apaçık bir iftiradır.” Demiş olmaları gerektiğinden bahseder. Ben de bu emirle yükümlü olarak diyorum ki; “BU APAÇIK BİR İFTİRADIR.” Bu habere üşüşenleri tabir biraz sert olacak ama “leş kargası” olarak yahut “atık sineği” olarak görüyorum. Ama bu yazıyı yazarken tamamen gerçek olarak değerlendireceğim, olayı. Evet farz edelim ki gerçek;
- öncelikle haberi getirenin şahsı ve misyonu bazında değerlendirmeden yola çıkarak; iman ettiğini söyleyen hiç kimse hakkında açık ve seçik olarak ithamda bulunmak istemem. Ama şunu da söylemem gerek: sadece son dönemde Mustafa islamoğlu hakkındaki kararı 20 yıllık dergilerden bulup çıkarma süreci için yahut bu süreçten dolayı değil. Öteden beri sırf Müslümanlarla (şiddet ve silah kullanmak da dahil olmak üzere) her türlü mücadeleyi yapan fakat iş başkalarıyla mücadeleye geldiğinde provakatif birkaç eylem dışında ( ki onların da faturasını hep diğer Müslümanlar öderler.) hiçbir şey görmediğimiz sözde dostlarımız hakkında bundan önce çok olumlu düşünmezdim. Hatta böyle bir haber birilerine servis edilse bu ülkede kimlere servis edilebilir? Şeklinde bir soru ile muhatap kalsaydım. Tereddütsüz adlarını vereceğim çevrelerden geldi haber. Üstelik daha önce bu çevre islamoğluna karşı böyle bir saldırıda bulunmamışken. Zira yapısal olarak bu tarz haberlerin servisine en yakın gruptan geldi. Servis mi edildi? Allah en iyisini bilir şüphesiz. Bu foruma da yine profilinden anladığım kadarıyla bu grubun müdavimi bir kardeşimiz alıntılamış. Bunda da şaşacak bir durum yok. Her şey tabiatına uygun işliyor.
- “araştırmacı- gazetecilik” demiş bir kardeşimiz hak veriyorum. Hatta bunu çıkaran kardeşime “yılın araştırmacı gazetecilik” ödülünün verilmesini isterim. ŞEYTANIN ELİNDEN. Çünkü buna en çok şeytanın sevindiğini düşünüyorum. Bu sonuca nereden mi varıyorum;
- SAHNE 1: kendimi asrı saadet te yaşıyormuş gibi düşünüyorum. Allah’ın Rasulü ile aynı ortamda. Farz edelim sene 628. Hudeybiye Antlaşması esnasındayız. Hz. Ömer Rasulullah’(s.a.v) a “ey Allah ın rasulu bunlarla anlaşmayalım, savaşalım” diyor. Bu esnada bizlerle aynı ortamda orada bulunan Fazılbey nickli üye Ömer(r.a) ’e dönerek diyor ki; “sen aklı başında davranabilecek olsaydın kızını diri diri toprağa gömmezdin.” Sahneyi kapatalım. Rasulullah’ın yüz ifadesini tahayyül edelim. Ben diyorum ki forumdaki her kardeşim bu sorunun muhatabı olarak; durumda Rasulullah birisinin yüzüne tükürecek olsa kimin yüzüne tükürür? O (s.a.v) böylesi bir durumda kimin yüzüne tükürecekse ben de böylesi benzer bir durumda onun yüzüne tükürüyorum. Günahı işleyenin mi, yıllar sonra onu karanlık dehlizlerden bulup çıkaranın mı? Eminim ki forumdaki birçok arkadaşım da böylesi bir durumda Rasulullah ın (eğer ki tükürecek olsa) kimin yüzüne tüküreceğini bilir. Ömer (r.a) kızını diri diri gömmüş müydü? Evet. Ömer(r.a) ’in görüşü hudeybiye de rasulullah (s.a.v) den farklı mıydı? Evet. Pekala Rasulullah Ömer(r.a) ’e mi tükürürdü? Kesinlikle hayır.
- SAHNE 2: daha geriye gidiyoruz. Hz. Musa nın yanındayız. Kızıldeniz’e gelmişiz; denizi geçip geçmeme anındayız. Birisi çıkıyor ve diyor ki; “ey Musa ben araştırdım ve öğrendim ki; sen bundan yıllar önce haklı bir nedene dayanmadan bir cinayet işlemişsin. Sen bir (haşa) katilsin, peygamber diye başımızda gezme”
- SAHNE 3: Ebu Zerr(r.a) ın da bulunduğu bir ortamdayız. Birisi ona çıkıp dedi ki; “ey ebu zerr biz senin dağlarda yol kesip eşkıyalık yaptığın ve insanları soyduğun hırsızlık yaptığın zamanları da unutmadık” şimdi herkes bu durumlarda kimi ayıplaması gerekiyorsa onu ayıplasın.
- fazılbey çöplüğü karıştırmış, necip fazıl dan biliriz çöplüğü kimin karıştırdığını. İyi araştırmış, iyi bulmuş ama keşke bıraksaymış da bu işleri asıl işi olanlar yapsaymış. Bunlar Şeytan ın yapacağı işler. Ona lojistik sağlamaya gerek yok. Siz kendi işinizi yapın.
- HUKUKİ DEĞRLENDİRME; arkadaşların gözden kaçırdığı bir husus var. Kaçırırlar zira hukuku bilmezler. Bu normaldir. Arkadaşlar dava eski TCK. Nun cinsel tecavüzü düzenleyen maddesinden açılmış. Yani olayın mağduru ve müştekisi (şikayetçisi) (bunları yazmaktan hicap duymakla beraber) fiili livata, yani organın organa geçerek ırza saldırı şikayetinde bulunmuşlar. Peki ya hüküm neden kurulmuş? Arkadaşlar hüküm de “cinsel taciz” maddesinden kurulmuş. Bu ne demektir biliyor musunuz? Bu şu demektir; fiili livata yoktur. Muhtemelen mahkeme ya okşatma/okşama yahut organ dışındaki başka yerlere organını sürtme şeklinde değerlendirmiştir. FİİLİ LİVATA OLSA (ki böyle davada ilk yapılacak doğal olan doktor raporudur) DOKTOR RAPORUNDA BU AÇIK VE SEÇİK BELLİ OLUR. KENDİSİYLE İLİŞKİYE GİRİLDİĞİNİ İDDİA EDEN VE FİİLİ TECAVÜZ OLDUĞUNU SÖYLEYEN BİRİSİNİN TECAVÜZ OLUP- OLMADIĞINI FARKETMEMESİ İMKANSIZDIR. MAĞDUR TECAVÜZ ETTİ DEMİŞTİR, DOKTOR RAPORU ETMEDİĞİ YOLUNDADIR. MAĞDURUN TECAVÜZ KONUSUNDA YALAN SÖYLEDİĞİNİ SADECE KESİN HÜKME BAKARAK BEN AÇIKÇA ÇIKARDIM. BU KONUDA YALAN SÖYLEYENİN DİĞER KONUDA DA YALAN SÖYLEYEMEYECEĞİNİ KİM GARANTİ VERECEK?
- Kaldı ki; mahkemenin yanılma payını ve mahkeme hükmünün olan olayın gerçekliğini birebir ısbatlamadığını ( Allah katında) göz önünde bulundurunuz. Siz siz olun müslüman kardeşinize yakınen bilmediğiniz konuda iftiradan sakınınız. Belki yalan söyleye de bilir. Hüsnü zan ediniz. Kanınız. Ama iftiradan uzak durunuz. Aklıma gelmişken üstad necip fazıl hayatının hidayete erdiğini açıkladıktan sonraki evresinde bir kumarhanede kumar masasında yakalanmış ve “kumar oynamaktan” mahkemece ceza yemiştir. Oynadı mı? EN DOĞRUSUNU ALLAH BİLİR.
SELAM VE DUA İLE… | | | | | FATİH ŞENGÜL Allah razı olsun bilgilendirmenden dolayı Allah iftiradan korusun tüm müslümanları
__________________ İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. |
| |