Tekil Mesaj gösterimi
  #9
Alt 20.05.2008, 22:31
s@manyolu

 
Üyelik tarihi: 20.07.2007
Yaş: 35
Mesajlar: 499
Teşekkür etti: 128
100 Teşekkür 68 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız elmnightmare
Mesajı göster
:)
Sen bu derdini şimdi git Menzil gurubuna Mahmut Efendi gurubuna Fethullah Gülen gurubuna anlat...

Kıyamet kopana kadar Allah'ın veli kulları yeryüzünde eksik olmayacaktır...

“Allah-u Teâlâ bu ümmete, her yüzyıl başında dinini yenileyecek bir müceddid gönderir.” (Ebu Dâvud)

Her asırda benim ümmetimden sabikûn (önde gelenler) vardır ki, bunlara büdelâ ve sıddikûn ıtlak olunur (söylenir). Haklarındaki inayet ve merhamet-i ilâhiye o kadar boldur ki, sizler de o sayede yer ve içersiniz. Yeryüzü halkı için vukuu tasavvur olunan belâ ve musibetler onlarla kaldırılır.” (Nevâdir-ül Usül)

Bilmem bunlar senin şu yazdığın ama konumuzla hiç alakası olmayan yazını çürütmeye yeter de artar....:)
Sen zannını konuşturuyorsun biz ise hadisleri.Hadisler her asır diyor şu asıra kadar demiyor....
Sanırım sen İhvandaki "dostluk"sun...
ilk olaraktan hakikat sitesine girdiğimde ışıkcılar diye eleştirilen konuya bakmıştımda çok şaşırmıştım, en çok evliyaları ehlisünneti savunan batıl fırkaları deşifre eden,rabıtayı şefaati inkar etmeyen edenleride deşifre eden bir kitap hakkında nasıl böyle bir yorum yapabilmiş diye , sonra o yazı o siteden kaldırıldı ne kadar aradım taradımsa bulamadım (sebebini biliyormusunuz ? )

son sözde yazılan yanlış bişey yok ,siz her ne kadar konumuzla alakası yok desenizde alakalı yazıları eklediğime inanıyorum , dünyadan birçok mübarek islam alimi gelip geçmiştir ,taktir edersinizki herkezin tasavvuftaki yeri ayynı olamaz ,herkez müceddit ,herkez müctehit ,herkez evliya olacak diye bir kural kaide yoktur ,

samimi olaraktan baştan sona okusanız son sözü hepsine yer verdiğini göreceksiniz

(İrşâd-üt-tâlibîn)de diyor ki, (Büyük âlim vefât edince, feyz vermesi kesilmez. Hattâ artar. Fekat [kalb hastalıklarına şifâ olan bakışları ve sözleri devâm etmediği için] bir insanın meyyit ile olan bağlılığı, diri ile olan gibi olamaz. Bunun için, (Üveysî) olmak, ya’nî meyyitin rûhâniyyetinden feyz almak az olur. Fenâ ve Bekâya yükselen dirilerin meyyit ile irtibâtları, diri iken olduğu kadar değil ise de, çok olur ve bunlar meyyitden çok feyz alırlar. Fekat, diri iken dahâ fazla alırlar. Çünki diriler, yanındakilerin ahkâm-ı islâmiyyeye yapışmalarını sağlar. Bütün hâlleri ve sözleri ile kalblerine te’sîr ederek, muhabbetin artmasına, böylece dahâ çok feyz almalarına sebeb olurlar). Görülüyor ki, bir Mürşid aramak lâzımdır. Sâdık ve temiz bir müslimân, Evliyâ diri iken de, kabrde iken de, rûhlarından feyz alır ise de, diri olan Evliyâ, bunun yapması lâzım olan vazîfeleri söyler. Hatâlarını düzeltir. Böylece, feyz alması kolaylaşır ve çok olur. Ölüler ise birşey söyliyemez. Yol gösteremez. Kusûrlarını bildiremez. Feyz alması azalır veyâ durur. İlhâm ve rü’yâ ile meyyitden ders almak da olamaz. Çünki, ilhâmlara ve rü’yâlara, vehm, hayâl ve şeytân karışabilir. Karışmamış olanları da, te’vîlli, ta’bîrli olabilir. Doğruları, iğrilerinden ayırd edilemez. Kazanç pek kıymetli ise de, zarâr da, o derece tehlükelidir. Böyle olmakla berâber, hakîkî âlim bulunmadığı zemânlarda, mürşid geçinen câhillere aldanmayıp, mevtâların rûhlarından feyz almağa çalışmalıdır. Buna kavuşmak için, Ehl-i sünnet i’tikâdında olmak ve ahkâm-ı islâmiyyeye uymak ve hakîkî âlimlerin kitâblarını okumak ve okuyan ile sohbet etmek şartdır. Küçük çocuk, en çok anasını sever ve ona sığınır. Aklı başına gelince, babasına dahâ çok güvenir, buna sığınır ve bundan fâidelenir. Mektebe veyâ san’ata başlayınca, hocasına, ustasına sarılır. Bunlardan fâidelenir. Allahü teâlânın âdeti böyledir. Rûhun kazançları da, bunun gibi, önce ana, baba ve âlim, sonra Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” vâsıtası ile alınıyor.

(Talebesi arasında âlim, Eshâbı arasındaki Peygamber gibidir), (Âlimin talebesinden üstünlüğü, Peygamberin ümmetinden üstünlüğü gibidir), (Herşeyin bir kaynağı vardır. Takvânın menba’ı âriflerin kalbleridir), (Fıkh dersinde bulunmak, bir sene ibâdet yapmakdan dahâ iyidir), (Âlimin yüzüne bakmak ibâdetdir)


Evliyâ ve müctehid olmıyan müceddidler “rahmetullahi teâlâ aleyhim ecma’în”, kıyâmete kadar, yeryüzünde bulunacakdır. Bu müceddidler, müctehidlerin kitâblarını her tarafa yayacaklar, unutulmuş olan hak yolunu, Ehl-i sünnet bilgilerini insanlara bildireceklerdir. Dünyâya yayılmış olan, bid’at sâhiblerinin ve sahte tarîkatcıların ve zındıkların, fen ve din yobazlarının, yalanlarına, iftirâlarına cevâblar vereceklerdir. Bunların yazdıkları doğru kitâbları bulup okuyanlar, dünyâda ve âhıretde se’âdete kavuşacaklardır.

Mahmut efendinin yaptığı nedirki ? ! ehlisünnet bilgilerini yaymıyormu hertarafa , yalancılara cevaplar vermiyormu ? kendisi hakiki islam alimidir Allah başımızdan böyle alimleri eksik etmesin inşallah ,ehlisünnetin kuralları bellidir o çizgiden çıkmayan hadislere kurana ters fetvalar vermeyen alimlerin başımızın üzerinde yeri vardır

kimliğime gelince kim olduğum değil nasıl düşündüğüm daha önemli değilmi sayın elm ?
s@manyolu isimli üye şuan Sisteme bağlidır (Online)   Alıntı ile Cevapla