Tekil Mesaj gösterimi
  #163
Alt 07.06.2008, 14:37
FATİH ŞENGÜL

 
FATİH ŞENGÜL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.04.2007
Mesajlar: 19
Teşekkür etti: 0
5 Teşekkür 5 Mesaja aldı
  • Mustafa islamoğlu’nun gerçekten tasavvuf konusu açılınca surat rengi değişir mi? Kesinlikle hayır. Onu tanıyanlar ve dinleyenler gayet iyi bilirler ki; Mustafa hoca tasavvufa ve mutasavvıflara karşı olan birisi değildir. Kendisi Mahmut sami ramazanoğlu nun talebesidir. Bunu her ortam ve durumda söylemekten imtina etmez. Ayrıca İslam ın İrfani boyutuna devamlı ve sık sık vurgu yapar. Pekala bu iftirayı ona atanlar bunları bilir mi? Onlar için önemli olan bilmek yahut bilmemek değil; konuşmaktır.
  • Mustafa islamoğlu ne yapmış: “cemaleddin afganiyi eleştirenler onun tuvalet bezi olamaz” demekle edebsizlik yapmış. (gerçi orada kasdettiği açık ve seçik olarak edepsizce eleştirenlerdir. Zira bizzat kendisi de afgani eleştirisi yapar.) farzı misal evet edebsizlik yapmış. Fakat ortada edebsizlik arıyorsanız; başta afganiyi, seyyid kutub u, mevdudiyi, hamidullah ı bilgisizce ve edepsizce değerlendiren, hocalarınız, üstadlarınız, şeyhleriniz ve bizzat kendinizde arayınsana. Eğer Mustafa islamoğlu (yaptığı edebe aykırı ise) bunu söylemese edepsiz eleştiri ve davranışlarınızın sonu mu gelecekti? Beyler komik duruma düşüyorsunuz? Kendi onurunuzla oynuyorsunuz. Sizin durumunuz aynen şöyle ki: sabah akşam oraya buraya ona buna saldırıp, hakaret edip, dinden çıkarıyorsunuz. Sonra da birisi “edepsizlik yapmayın, önce eleştirdiğiniz adamın topuna yetişin” diye uyardığı zaman da “vayy edepsiz” diye yaygarayı basıyorsunuz. Mezhepçilik yaparak ve onu bunu tekfir ederek geçim sağlıyorsunuz, sonra birisinin “tezgahında mezhep satanlar” ibaresine tepki gösteriyorsunuz. İnsanlara körü körüne ve tam itaatı (gassal elinde meyyit olmak) öğütlüyorsunuz ve kendinizi o şekilde yetiştiriyorsunuz sonra birisi “insanların elbise alırken gösterdiği hassasiyeti dini bilgi alırken göstermediğini” (dinini donundan ciddiye almanın tercümesi budur) ifade etmesi karşısında celalleniyorsunuz. Sizin edep anlayışınız En başta Rasulullah ve tüm peygamberler ve sahabelere şeytan muamelesi yapan bir anlayışı değil de bu anlayışın cahili ve şeytani bir anlayış olduğunu ifade edeni edepsiz kılmaktaysa o edebiniz size kalsın. BEN ALLAH RASULÜNÜ ŞEYTANIN MÜRİDİ YAPMAKTANSA, YAPANLAR NEZDİNDE EDEBSİZ OLMAYI TERCİH EDERİM. Siz alemi aptal mı sanıyorsunuz? Edebi, İslami ve insani ilkeleri kimin hiçe saydığını biz görmüyor muyuz?
  • keçi ile koyunun dereden atlama hikayesini herkes bilir. Herkes tarafından mevzu hadis olduğu tartışmasız kabul edilen; rivayetleri, menkıbeleri ve bilmem daha ne kadar şeyi kitaplarının ve düşüncelerinin başına oturtan bir anlayışın sahipleri hiçbir örnek vermeden “Hadisleri bile yanlış tercüme eden, hadislere olmayan ifadeleri sokan bu yediği nanelerle tasavvuf ehline her daim vurmaya çalışan bunun üzerine Peygamber tasavvuru inşa etmeye kalkanlar acaba hadlerini aşmıyorlar mı?”En sağlam hadislere dahi kendi mantığına uymuyor diye uydurma damgasını vuracak, benim dediğim dedik çaldığım düdüktür diyecek bunun tekelini eline alacak sonra da ehli sünneti zimmetleyenler hadlerini aşıyor zırvasını dikte edecek… ifadesini kullanıyorlar.
  • siz şeyhlerinizin cübbelerine, himmetine, şefaatine sığınırken, biz ALLAH ın RASULÜ ARACILIĞIYLA GÖNDERMİŞ OLDUĞU BİZİ ÖZGÜRLEŞTİREN VE KURTARAN KİTABA SIĞINMIŞIZ çok mu? Biz Mustafa İslamoğlu na sığınmıyoruz, biz biliriz ki; o gün Mustafa islamoğlu da sığınacak bir gölge arayacak. AMA SİZ BİLMEZSİNİZ Kİ; O GÜN ŞEYHLERİNİZ DE SIĞINACAK BİR GÖLGE ARAYACAK. Biz biliriz ki; o gün Mustafa islamoğlu da Allah’ın şefaatine muhtaç olacak. AMA SİZ BİLMEZSİNİZ Kİ; ŞEYHLERİNİZ DE O GÜN ŞEFAATE MUHTAÇ OLACAK. Siz gassal elinde meyyit olarak, tüm aklınızı, vicdanınızı, izanınızı bir tarafa bırakarak devam edin. Bize vahyin inşa ettiği akıl, vicdan ve mantık gerek. Kimsenin elinde meyyit olmaya ihtiyacımız yok. Bizim kültürümüzde bu da yok. Bizim önder, rehber ve örnek bildiğimiz her şahıs; AKLINI, KİŞİLİĞİNİ, MANTIĞINI ortaya koymayı ilke edinmiştir. Bizim iman ettiğimiz kitabın hiçbir yerinde “insanların elinde gassal elindeki meyyit” olmak yoktur. Bizim iman ettiğimiz kitapta “düşünmek, akletmek, tefekkür etmek, tefakkuh etmek” vardır. O bize hidayet rehberi olarak yeter. ALLAH RASULÜ bize “örnek, önder, rehber” olarak yeter. Diğer faydalandığımız insanlar; doğru da yapabilen, hata da yapabilen, hiçbir kutsallığı olmayan kişilerdir. Mustafa İSLAMOĞLU, abduh da afgani de, İMAM HUMEYNİ DE öyledir. Allah Onlardan razı olsun; deriz biter. Onları ne uçururuz ne de sıralayacağımız kerametleri vardır. Zaten onlar da uçmadıklarını ve sıra sıra kerametleri olmadığını hep dile getirirler. Birileri gibi “ya sen ne kadar mübareksin” denildiğinde “ooo sen bilmezsin ben de daha ne kerametler vardır da, tevazu işte konuşamıyoruz.” Tarzında hareketlere triplere girmezler. Hata yaptıkları zaman HATALI DERİZ. BİZ KARPUZU KABUĞUYLA YEMEYİZ. KARPUZU KABUĞUYLA YİYENLERE ANCAK VE ANCAK GÜLERİZ. Sahi GÜLÜNÇ DURUMDASINIZ BİLESİNİZ.
  • bu arada "king" isimli üyemizi de tebrik ederim. sahi nereden buldu bu kararı? biz de hiç görmemiştik yahu? lütfen bi zahmet yazdığınız konunun önceki mesajlarını okuma zahmeti gösteriniz ki; yazılanların anlamı olsun.
selam ve dua ile...
FATİH ŞENGÜL isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla