Tekil Mesaj gösterimi
  #83
Alt 11.06.2008, 10:45
Ninja-Kedi

 
Üyelik tarihi: 20.06.2006
Mesajlar: 5.108
Teşekkür etti: 5
197 Teşekkür 130 Mesaja aldı
Bismillah...

Muhteremler tebessüm ettirdiniz:) Estagfirullah ala külli hal...İğneleme yada çuvaldızlama amacımız değil...Meselenin en önemli ve uç noktasını birisinin dile getirmesini arzuluyorduk...Ve sahip olduğu ilmi müktesebat ile bu konuya mezkur kardeşimizin değineceğini düşünmüş ve arzulamıştık....

Evet,"ruhsat"....Meselenin son noktası....

Mukaddime:

Malumu ilan babında beyan edilecek olursa siyasete uzak duran birisiyiz.Siyaset,ipleri batının elinde olan bir kulvardır. Ve bu alanda ancak ipleri elinde tutanların izin verdiği kadar hareket etme kabiliyetine sahipsiniz.Mevcut durumdaki kaotik havanın nedeni birilerinin ipleri elinde tutanların izin verdiği sınırların dışında hareket etmeye çalışmasıdır. Bize göre bütünü oluşturan "insan" düzeltilmeliydi. Cehd ve gayretler bu yönde olmalıydı.Fakat bunu savunurken siyasetle iştigal edenlere ve dahi oy kullanan insanlara "Allah'ın kitabına muhalefet" gibi bir ithamda bulunmadık.Zira bu fıkıhtan bihaber kuru ve ağır bir itham olurdu.

Referandum meselesini beraber inceleyelim....Meselenin üç perspektifi vardır....

Birinci perspektif bir kötülüğü elle yada dille düzeltme yada kalben buğz etme cihetidir. Kişi bulunduğu konuma göre gücü neye yetiyorsa onu kullanarak kötülükleri ortadan kaldırmaya çalışmalıdır. "Başörtüsü yasağı" mevcut,var olan bir realite bir marazdır. Referandum bu marazı ortadan kaldırabilecek bir güç olarak bize sunulduğunda bu marazı düzeltmek var iken "hayır ben kalben buğz edeceğim" denilemez. Yani elle veya dille düzeltme imkanı varken kalben buğz edeceğim denilemez. Bu nedenle kötülükleri ortadan kaldırmaya yönelik böyle bir fiil islama muhalefet olamaz.

İkinci perspektif esbab dairesine riayettir..Her fiilin esas faili Allah'tır...Fakat Allah, sebebleri kudretine perde yapmıştır. Fiilerin meydana gelmesi için Allah'ın kudretine perde olarak koyduğu sebebin yerine getirilmesi gerekir. Mükerreren verilen örnek gibi eğer cam kırılacaksa taş atılmalıdır. Taş atmak,camın kırılmasının önündeki sebebdir. Camın kırılması gerekiyorsa "taş atılmasına" ancak ondan daha iyi,daha mantıklı,daha kesin bir sebeb gösterildiğinde karşı çıkılabilir. Mesela taş atmak yerine camın üzerine dinamit yapıştırıp patlatalım denebilir:) Neticede bu da camı kırar. Amma ve lakin esbab dairesini yok sayıp sebeblere riayet etmeyi islama muhalefet olarak nitelendirmek islama muhalefettir. Zira islam sebeblere uyulmasını emreder. Kişi peygamber olsa da zırh giyer.Bu yasağın kalkması bir fiildir. Ve bu fiil referandum ile kalkabilir. Referandum yasağın kalkmasına sebebtir. Bu fiil gerçekleşecekse, bu fiilin gerçekleşmesi için referandumdan daha iyi daha mantıklı daha kesin başka bir yöntem sunulmadan bu fiile karşı çıkılamaz.Hülasa esbab dairesine riayet islama muhalefet değildir.

Üçüncü perspektif ve uç nokta ruhsat dairesidir. "Oy kullanma" fiilini şirk olarak görenler "Hakimiyet Allah'ındır. Kanun koyucu Allah'tır" kaidesini ileri sürmekteler.Bu tezin temel sakat noktası seçim ve oy kullanma hakimiyeti Allah'tan alıp kullara vermek değil bir kişi veya bir gruptan alıp halkın tamamına vermektir.Bu yönden bir mahsur olmasada "kanun koyma" yönünden mahzurludur. Zira yasama görevi meclisindir. Yani kanunları meclis çıkarır. Ve bu sistemde meclis kanun çıkarırken fıkıh usulü ve fıkhı referans almamaktadır. Bu ortamda seçim yapmak "kanun koyucuları" seçmek anlamına gelir. Ki bu yönüyle mahzurludur. Fakat fıkıhta, iki şerden zararı az olan çok olana tercih etme ruhsatı vardır. Mecelledeki ifadesi ile "Ehven-uş şerreyn ihtiyar olunur"...Örnek verilecek olunursa hınzır etinden başka yiyecek bulunmayan bir ortamda açlıktan ölüm tehlikesi varsa zaruret miktrı hınzır eti yenir. İki şer durum söz konusu. Ya hınzır eti yenilecek yada hayat kaybedilecek. Bu durumda tercih edilen hınzır etinin yenilmesidir.Böyle bir ruhsat varken kullanmayıp kişinin hayatına son vermesi onu mesul yapar. İşte oy kullanma böyle bir ruhsattır. İş son raddeye gelmeden ruhsatı kullanmamak tercih edilebilir. Fakat iş son raddeye geldimi ruhsatı kullanmamak insanı mesul eder. Yani hınzır etinden başka yiyecek birşey yok.Fakat kişide açlıktan ölüm tehlikeside yok.Bu durumda kişi hınzır eti yememeyi tercih edebilir. Fakat iş son raddeye geldiğinde ve ölüm tehlikesi baş gösterdiğinde ruhsatı kullanmak zorundadır. Mesela bu yönde 1954 seçimleri son raddeye örnektir...

Peki seçimde oy kullanma ile referandumda oy kullanma aynımıdır?

Seçimde oy kullanmak ifade edildiği gibi "kanun koyucuları" seçmektir. Referandumda kullanılacak oy, kanun koyucu seçmeye yönelik değildir.Bu defa "kanun koyucu seçilmiyor ama kanun koyuluyor" denilebilir.Verilecek oy Allah'ın emrine muhalif bir kanun koymak değil Allah'ın emri olan bir kanunun yaşanmasını serbest bırakmaktır.Yani Allah'ın emrini tasdiktir. Ya "Başörtüsü yasaklansın" kanununun çıkmasına sebeb olacaksın yada "başörtüsü yasaklanmasın" kanununun çıkmasına sebeb olacaksın.

Seçim ile referandum arasındaki farkı da es geçersek en kötü ihtimal bu mesele ehven-i şerri tercih olur ki bu da ruhsattır.

Dolaysı ile hiçbir perspektiften bu mesele "Allah'ın kitabına muhalefet" olarak nitelendirilemez...

vesselam
Ninja-Kedi isimli üye şuan Sisteme bağlidır (Online)   Alıntı ile Cevapla