| Yıllar yılı, mabedin sokağından geçersin,
Yanındaki bir kahvede, akşam çayı içersin,
Kirli oyun kartlarına, göz nurları saçarsın,
Bir kere de, o mabede giriversen olmaz mı?
O mabette, kalp gözünden akan yaşlar görünmez,
Elem,keder,çaresizlik, o mabette barınmaz,
Gönül kiri, beden kiri gibi suyla arınmaz,
Gönül nasıl yıkanırmış, görüversen olmaz mı?
Dünya esrarına kanıp, hayale dalmaktansa,
Ömür boyu, kör bir nefsin esiri olmaktansa,
Bunca çıkmaz sokaklarda, şaşırıp kalmaktansa,
Yolu bilen birisine, soruversen olmaz mı?
Sana karşı sen varsın ya, neden düşman ararsın?
Kendi günahını neden, el sırtına sararsın?
Bunca ruhsal bunalıma, hekim arar sorarsın,
Yaradanın huzuruna duruversen olamaz mı?
Hakkın deryasına varır, gönül gönül çağlayan,
Damla damla inci döker,tövbe edip ağlayan,
Seni altın köstek ile, bu dünyaya bağlayan,
O şeytanın zincirini kırıversen olmaz mı?
İnsanoğlu şu dünyadan, göçecek bir bedense,
Ne kadar doysa da aç, şükür bilmez nedense,
Bunca servetler üstüne, servet eklemektense,
Fazlasını Hak yoluna, seriversen olmaz mı?
Cengiz Numanoğlu | |