Tekil Mesaj gösterimi
  #1
Alt 29.07.2003, 09:33
ledunn
 
ledunn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.08.2002
Mesajlar: 3.336
Teşekkür etti: 0
2 Teşekkür 1 Mesaja aldı
***Lütfen !!! Sizler geleceğimiz için katliama destek vermeyin!!!!

Rahman Rahim Allahin adi ile...
Alemlerin Rabbı Allaha hamd olsun.
Afiyette ve belada, darlıkta ve genişlikte.
Salat ve selam, Seyyidül-mürselin Resulullah Efendimize ve tüm aline
Sübhan Allahtan temenni: Selametiniz, afiyetiniz, sebat ve istikametinizdir
Allahummerzuknel hifzal murselin ilhamel enbiyayi ve fehmel evliyayi bikeremike ya ekramel ekramin.ve birahmetike ya erhamer rahimin.
Allahumme bi hubbi zatike tahassanna ya Allah.Lailahe illallah seyyidina muhammedurrasulullah. Hakkan ve sıdkan
***********************************
////////////////////////////////////////////////////////
***********************************

Sevgili kardeşlerim hepinizin malumudur sonzamanlarda orman yangınları artmış durumda ve orman vasfını kaybetmiş arazilerin satışı ile ilgli bir yasa taslağı görüşülecek.Eğer bu yasa meclisten geçerse acaba bir tek ağaç kesilmedenmi buraları imarlaştırılacak.Yoksa bu arazide bulunan ağaçların durumu ne olacak.Acaba kimler ne amaçla dikmişler o ağaçları. Eğer orman vasfını kaybetmişse ağaçlandırın ozaman orman vasfını kazanacaktır.Yapıcı olup beklemek yerine yıkıcı olup kısa zamanda para kazanmak istiyorlar.Ekonomik gelir için geleçeğimizi yok etmelerine izin vermeyin.

Şunu hiç unutmayın bu filiz dahi olsa ağaca ihtiyacımız var.

Şöyle ki ;

Çevre sağlığı açısından yeşillik bilhassa ağaç ve orman birinci derecede ehemmiyet arzetmektedir. Hava, su ve toprakla alâkalı pekçok mesele ağaçta düğümlenir... Havanın, zehirli gaz ve zararlı tozlardan temizlenmesi; toprağın, yağmur ve rüzgârın tesiriyle erozyonu uğramaktan korunması; suyun toprak tarafından kolayca tutularak hem tehlikeli sellerin önlenmesi, hem de kaynakların muntazam beslenmesi; heyelân denen ve pekçok can ve mal kaybı ile neticelenen toprak kaymalarının durdurulması gibi çok önemli hayâtî hizmetler, ağaçların varlığına bağlıdır.

Kısacası; bir memlekette ağacın miktarı arttıkça çevre meseleleri azalmakta; ağacın miktarı azaldıkça da çevre problemleri çoğalmaktadır.
Ağacın maddî servet olması bakımından medenî hayattaki yeri, ayrı bir mevzû. Hele tabiata kazandırdığı güzelliklerle, ruhî hayatımıza, saâdet ve huzurumuza, dinlenmemize olan faydaları ayrı ayrı mevzûlardır. Ağaçsız medenî bir hayat düşünülemeyeceği gibi, dünya üzerinde insan hayatının varlığı ve devamı da düşünülemez.

Yaratılan her şey, kâinatın en üstün varlığı olan insana emânet edilmiş ve emrine verilmiştir. Bunun yanında Cenâb-ı Hakk, inanan insanlara, bu emânetleri korumalarını ve onlara karşı merhametli davranmalarını emretmiştir. Hâlık Teâlâ ve Tekaddes Hazretleri, yiyecek-içecek ve zînet olarak faydalandığımız sayısız nîmetlerden bahsederek müminleri ibret almaya, şükretmeye ve bunlar üzerinde düşünüp Allahın azamet ve kudretini anlamaya, sadece Ona kulluk edip ondan korkmaya dâvet etmektedir. Cenâb-ı Hakkın, kendisine iyi kulluk edenlere vadettiği cennetin, bahçe mânâsına da gelmesi dikkat çekicidir... Üzülerek ifade edebiliriz ki; insanlar, nizâmını bozup kirlettikleri bu dünyayı, yeniden imâr edip eski güzellik ve ihtişâmına kavuşturamazlarsa, Nuh Tûfanı gibi hâdiselerle bu güzel dünyanın, enkaz yığınları hâlinde başımızdan aşağı dökülmesi kaçınılmaz olacaktır!

Maalasef Müslümanlar bir çok sâhada olduğu gibi, ağaç dikme hussunda da geri kalmışlardır. Meselâ memleketimizde orman, yüzölçüm itibâriyle yüde 13,1 iken, bu nisbet Fransada yüzde 20,7, Amerikada yüzde 32,8, Kanadada yüzde 38,1, Rusyada 33,9, Finlandiyada yüzde 70,9dur.

Bugünkü şekliyle Millî Park tatbikatı ilk defa Hz. İbrahim (a.s.) zamanında ortaya konmuştur. Mekke ve civarını içine alan sâhanın; ağacını kesmek, otunu yolmak, kuş ve diğer yabanî hayvanları avlama yasağı Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimizle devam etmiştir.

Hangi ırktan olursa olsun, İslâm dininin emirlerine uyan Müslümanlar, ağaçlarla iç içe yaşamışlardır. İdârenin başında bulunan büyüklerin titizliği, aynen idâre edilenlerde yani halkta da görülmüştür.

Hz. Ebû Bekir (r.a.)halîfeliğe seçildiği 632 senesinde, kendi ağzından on emir ilân etmişti. Bunların iki maddesi ağaçlarla alâkalıydı:Hurma ağaçların sökmeyiniz ve onları yakmayınız.Hİçbir meyve ağacını kesmeyiniz.

EcdâdımızOsmanlılarda da tabiat-insan münâsebetlerinde bu gibi müsbet örneklere bolca rastlamak mümkündür. Meselâ, Fâtih Sultan Mehmed Hân hazretleri zamanında, Haliçin dolmaması için, Kağıthâne deresinin havzasında hayvan otlatılması, bina yapılması ve tarla açılması yasaklanmıştır. Erozyona müsâit yamaçlar ağaçlandırılmış, ormanlarda ağaç kesimine mâni olunmuştur.

Bir Batılı (Comte de Bonnevat), Müslüman Türklerin ağaç sevgisini şöyle dile getirir:

...Velhâsıl verimsiz ağaçların dahi sıcaktan kurumasına meydan vermemek üzere, her gün sulanmaları için, işçilere para vakfedecek kadar çılgın Türkler bile görülmektedir.

Bir dut 400 sene, ceviz ağacı 700, kestane ağacı 900 sene, çınar ağacı 1500 sene yaşar. Ihlamur ağacı dik çiceği şifâlıdır.

Bursada Osman Gâzinin ve Orhan Gâzinin diktiği 1000 senelik çınarlar var



AĞACA VERİLEN DEĞER

Osmanlı Devletinde ağaçlara çok kıymet verilip koruma altına alındığını...

Sultan II.Abdülhamid devrinde Belgrad ormanlarına zarar verip ormanı tahrip ettikleri için bir köyün toplu halde sürgün edildiğini...

Biliyor muydunuz?
ledunn isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla