İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Kayıt ol
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > MESELELERİMİZ > Aile
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 04.07.2004, 00:50
Kusursuz dost arayan, dostsuz kalır.....

 
itimat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08.04.2004
Mesajlar: 17.041
Teşekkür etti: 10
243 Teşekkür 121 Mesaja aldı
Anne ve babanın yeni doğmuş olan çocuğa karşı dini görevleri nelerdir?

Anne ve babanın çocuğuna karşı vazifeleri, esas itibariyle doğumdan sonra başlasa da; çocuğun ana rahmine düşmesine, hatta babanın, anne adayını tercihine kadar uzanır.

Doğumdan sonraki ilk günlerde, ebeveynin çocuğu için yapması gereken görevleri, ana hatlarıyla vermeye çalışalım:

1. Dua: Dünyaya gözlerini açan çocuğa yapılması gereken ilk iş duadır. Çocuğun Müslüman olarak yaşaması, Allah’ın rızası dairesinde ömür sürmesi, şeytanın şerrinden korunması ve hayırlı bir evlat olması için hayır duada bulunmak, onun hem dünya, hem ahiret saadeti için büyük önem taşır.
Hz. Aişe validemizin rivayetine göre, yeni doğan çocuklar getirildiğinde Resul-i Ekrem Efendimiz (a.s.m.) onlara hayır ve bereket duasında bulunurlardı. Aynı adeti daha sonra Sahabe-i Kiram da devam ettirmişlerdir.

2. Kulağına ezan ve kamet okuyarak çocuğa isim koymak: Bu adet bizzat Peygamber Efendimizden gelmektedir. Sünen-i Tirmizi’de nakledildiğine göre, Hz. Hasan dünyaya gelince Peygamberimiz onun sağ kulağına ezan okumuştur. (1)
Hz. Hüseyin’in rivayetine göre ise Peygamberimiz bu adetlerinin hikmeti hususunda da şöyle buyurmuşlardır:
“Kimin bir çocuğu olur da, sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet okursa, o çocuğa ümmüsıbyan hastalığı zarar vermez (cin zarar vermez).” (2)
Ezan ve kamet çocuğa yapılan ilk iman telkinidir. Çünkü ezanın mana ve muhtevasında tekbir, tevhid, nübüvvet ve namaz gibi dinin esasları bulunmaktadır.

İsim verilirken, çocuğa güzel, İslami isimlerin verilmesine dikkat edilmelidir. Bu hususta Peygamberimizin birçok tavsiye, ikaz ve tatbikleri vardır. Bu hadislerden birisinin meali şöyledir:
“Kıyamet günününde kendi isimleriniz ve babalarınızın isimleriyle çağrılacaksınız. Öyle ise isimlerinizi güzel koyun.” (3)

Çocuğun isminin doğduğu günün akşamında verilmesi tavsiye edilmektedir; fakat yedinci güne kadar da ertelenebilir.

3. Çocuğun sünnet edilmesi: Kelime-i şehadet gibi Müslümanla kafiri birbirinden ayıran sünnet, bazı alimlerce vacip, bazılarınca da farz olarak kabul edilmiştir. Çocuğu sünnet etme zamanına gelince; bulüğ çağına kadar müsaade varsa da, müstehap olan vaktin doğumun yedinci günüdür.

4. Kurban kesilmesi ve başının tıraş edilmesi: Çocuğun doğumu üzerine kesilen kurbana akika kurbanı denmektedir. Peygamber Efendimiz, çocuğu olan kimsenin akika kurbanı kesmesini tavsiye etmişlerdir.
Hz Fatıma ise, çocukları Hasan, Hüseyin, Zeynep ve Ümmü Gülsüm’üm doğumları üzerine birer koç kesmiştir. Akika kurbanının müstehap olan zamanının yedinci gün olduğu bildirilmektedir.
Bazı alimler, bilhassa Hanefi alimleri akika kurbanını mendup olarak görmüşlerdir. İmkanı olan kimse bunu kesmekle, Allah’a olan şükrün fiili olarak göstermiş olur.

Yine sünnet-i seniyyede yer aldığına göre, akika kurbanı kesildiği günlerde, çocuğun başının tıraş edilip, kesilen saçın ağırlığınca altın veya gümüş tasadduk edilmesi tavsiye edilmektedir. Yine Hz. Fatıma’nın, çocuklarının doğumlarından sonra saçlarını kesip ağırlığınca gümüş tasadduk ettiği bildirilmektedir.
Bunlar ebeveynin çocuğa karşı görevlerinden ilk akla gelenlerdir. Bu meselede daha geniş bilgi için Prof. Dr. İbrahim Canan’ın Hz. Peygamber’in Sünnetinde Terbiye isimli kitabına bakılabilir.

(1) Tirmizi, Edaha:15.
(2) Feyzü'l-Kadir,6:237.
(3) Buhari, Edeb:108.
Kaynak: Mehmed Paksu Çağın Getirdiği Sorular
__________________
GELDİĞİN ZAMAN BOŞLUK DOLDURAN DEĞİL,
GİTTİĞİN ZAMAN YERİ DOLDURULAMAYAN OL

Konu itimat tarafından (20.09.2005 Saat 18:09 ) değiştirilmiştir..
itimat isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 20.09.2005, 18:10
Kusursuz dost arayan, dostsuz kalır.....

 
itimat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08.04.2004
Mesajlar: 17.041
Teşekkür etti: 10
243 Teşekkür 121 Mesaja aldı
vazifeler karşılıklıdır...
__________________
GELDİĞİN ZAMAN BOŞLUK DOLDURAN DEĞİL,
GİTTİĞİN ZAMAN YERİ DOLDURULAMAYAN OL
itimat isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 20.09.2005, 21:20
Annesinin Birtanesi 2.5 yasinda;)

 
HiraNur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 16.10.2004
Yaş: 26
Mesajlar: 6.333
Teşekkür etti: 54
62 Teşekkür 55 Mesaja aldı
Allah razi olsun itimat abi,ben bir$ey sormak istiyorum.

Cocuk dogduktan sonra kurban olayi 2-3 ay sonra kesilse olurmu
HiraNur isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 21.09.2005, 08:47
Kusursuz dost arayan, dostsuz kalır.....

 
itimat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08.04.2004
Mesajlar: 17.041
Teşekkür etti: 10
243 Teşekkür 121 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız HiraNur
Allah razi olsun itimat abi,ben bir$ey sormak istiyorum.

Cocuk dogduktan sonra kurban olayi 2-3 ay sonra kesilse olurmu
Hiranur,

Bu kurban çocuğun doğumundan akil baliğ oluncaya kadar kesilebilir...

fakat efdali 7. günü kesilmesidir...
__________________
GELDİĞİN ZAMAN BOŞLUK DOLDURAN DEĞİL,
GİTTİĞİN ZAMAN YERİ DOLDURULAMAYAN OL
itimat isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 21.09.2005, 20:40
Annesinin Birtanesi 2.5 yasinda;)

 
HiraNur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 16.10.2004
Yaş: 26
Mesajlar: 6.333
Teşekkür etti: 54
62 Teşekkür 55 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız itimat
Hiranur,

Bu kurban çocuğun doğumundan akil baliğ oluncaya kadar kesilebilir...

fakat efdali 7. günü kesilmesidir...
Tamam abi Sagol bilgilendirdigin icin
HiraNur isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 23.09.2005, 08:41

 
Aczifani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.09.2004
Mesajlar: 105
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Es Selamun Aleykum... Bediüzzaman hazretlerinin cocuk yetirme konusunda cok güzel tespitlerinden birisini, Annenin cocuguna yanlis sefkat´i meselesini sizlerle paylasmak istedim.

Evet bir valide veledini tehlikeden kurtarmak için hiçbir ücret istemeden ruhunu feda etmesi ve hakikî bir ihlâs ile vazife-i fıtriyesi itibariyle kendini evlâdına kurban etmesi gösteriyor ki; hanımlarda gâyet yüksek bir kahramanlık var.
Bu kahramanlığın inkişafı ile; hem hayat-ı dünyeviyesini, hem hayat-ı ebediyesini onunla kurtarabilir. Fakat bazı fena cereyanlarla, o kuvvetli ve kıymetdar seciye inkişaf etmez veyahût sû-i istimal edilir.

Yüzer nümunelerinden bir küçük nümunesi şudur:
O şefkatli valide, çocuğunun hayat-ı dünyeviyede tehlikeye girmemesi, istifade ve fayda görmesi için her fedakârlığı nazara alır, onu öyle terbiye eder. "Oğlum paşa olsun" diye bütün malını verir; hâfız mektebinden alır, Avrupa'ya gönderir. Fakat o çocuğun hayat-ı ebediyesi tehlikeye girdiğini düşünmüyor ve dünya hapsinden kurtarmağa çalışıyor, Cehennem hapsine düşmesini nazara almıyor. Fıtrî şefkatin tam zıddı olarak o masum çocuğunu, âhirette şefaatçı olmak lâzım gelirken dâvâcı ediyor. O çocuk, "Niçin benim îmanımı takviye etmeden bu helâketime sebebiyet verdin?" diye şekva edecek. Dünyada da terbiye-i İslâmiyeyi tam almadığı için, validesinin harika şefkatının hakkına karşı lâyıkıyla mukabele edemez, belki de çok kusur eder. Eğer hakikî şefkat sû-i istimal edilmeyerek, bîçare veledini haps-i ebedî olan Cehennem'den ve îdam-ı ebedî olan dalâlet içinde ölmekten kurtarmaya o şefkat sırrı ile çalışsa; o veledin bütün ettiği hasenatının bir misli, validesinin defter-i a'mâline geçeceğinden, validesinin vefatından sonra her vakit hasenatları ile ruhuna nurlar yetiştirdiği gibi, âhirette de değil dâvâcı olmak, bütün ruh u canı ile şefaatçı olup ebedî hayatta ona mübarek bir evlâd olur.

Evet insanın en birinci üstadı ve tesirli muallimi, onun validesidir...........

Risale-i Nur - 24. Lema - Tesettür Risalesi
Aczifani isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 23.09.2005, 08:55
Bize Ölüm Yok

 
kuzgun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 29.07.2005
Mesajlar: 709
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
itimat,
verdiğin bilgiler için teşekkür ederim
__________________
Milliyetçiler en çok millete zarar verir. Çünkü karşı milliyetçiliği tetikler.
kuzgun isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #8
Alt 07.02.2008, 21:06
Kusursuz dost arayan, dostsuz kalır.....

 
itimat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08.04.2004
Mesajlar: 17.041
Teşekkür etti: 10
243 Teşekkür 121 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız kuzgun
Mesajı göster
itimat,
verdiğin bilgiler için teşekkür ederim
bende teşekkür ederim kuzgun...
__________________
GELDİĞİN ZAMAN BOŞLUK DOLDURAN DEĞİL,
GİTTİĞİN ZAMAN YERİ DOLDURULAMAYAN OL
itimat isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #9
Alt 10.02.2008, 17:03

 
Gülru - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.06.2007
Mesajlar: 566
Teşekkür etti: 0
8 Teşekkür 3 Mesaja aldı
Doğumdan Sonra Anne-Babanın Yapması Gereken Vazifeler

Hicretin üçüncü yılında Ramazan-ı şerif ayında Hazret-i Fâtıma -radiyallahu anhâ-nın bir oğlu dünyaya geldi.

Hazret-i Fâtıma -radiyallahu anhâ- validemizin doğumunda hazır bulunan Sevde binti Misrah -radiyallahu anhâ-dan rivayet edildiğine göre; Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz doğum sancısı başlar başlamaz geldi ve kızının hâlini-hatırını sorduktan sonra:

“Çocuk doğunca bana haber vermeden çocuğa birşey yapmayın!” buyurdu.

Çocuk doğunca Sevde -radiyallahu anhâ- göbeğini kesti ve sarı renkli bir beze sardı. Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz az sonra geldi, doğum olup olmadığını, kızının hâl ve hatırını sordu.

Sevde -radiyallahu anh-in: “Yâ Resulellâh! Çocuk doğdu, göbeğini kestim ve sarı bir beze sardım.” demesi üzerine celâllendi ve:

“Bana âsi oldun!” buyurdu.

Sevde -radiyallahu anh-: “Allah’a ve Resul’üne âsi olmaktan Allah’a sığınırım yâ Resulellah! Ben onun göbeğini kestim, bunu yapmaya da mecbur idim.” dedi.

Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimizin:

“Çocuğu bana getir!” buyurması üzerine getirdiler. Üzerindeki sarı bezi attı ve beyaz bir bez içerisine sardı. Tükrüğünden çocuğun ağzına koyarak onu yutmasını sağladı.

Hazret-i Fâtıma -radiyallahu anhâ- Vâlidemiz Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimizin Hazret-i Hasan -radiyallahu anh-in ağzına kendisinin bilmediği birşey koyduğunu, bu sebeple de onun Hazret-i Hüseyin -radiyallahu anh-e nazaran daha bilgili olduğunu söylemiştir. (Kenzü’l-Ummâl)

Hazret-i Ali -radiyallahu anh- der ki:

“Ben harbi darbı seven bir adam olduğum için çocuğa Harb ismini koymuştum. Resulullah Aleyhisselâm geldi. ‘Ne isim koydunuz ona?’ buyurdu. ‘Harb ismini koydum.’ dedim. ‘Hayır, o Hasan’dır.’ buyurdu.” (Hâkim)

Hasan ismi, câhiliye devrinde Araplar tarafından bilinen bir isim değildi.

Hazret-i Fâtıma -radiyallahu anhâ- “Yâ Resulellah! Oğlum için Akîka kurbanı olarak bir deve veya iki koç keseyim mi?” dedi.

Resulullah Aleyhisselâm:

“Hayır! Sen onun saçını kes, saçının ağırlığınca gümüşü yoksullara sadaka olarak dağıt!” buyurdu.

Doğumunun yedinci günü iki koç kesildi. Kesilen saçının ağırlığınca da gümüş, sadaka olarak dağıtıldı. Çocuk aynı zamanda sünnet de ettirildi.

Resulullah Aleyhisselâm Hazret-i Hasan -radiyallahu anh- ile Hazret-i Hüseyin -radiyallahu anh-in Akîka kurbanlarından ebeye bir but gönderilmesini, kalanın da kemikleri kırılmaksızın yenmesini ve başkalarına da yedirilmesini tavsiye etmiştir. (Beyhakî)

Hazret-i Hasan -radiyallahu anh-in doğumundan elli gün sonra Hazret-i Fâtıma -radiyallahu anhâ- validemiz Hazret-i Hüseyin -radiyallahu anh-e hamile kaldı. Hicretin dördüncü yılının Şaban ayında Hazret-i Hüseyin -radiyallahu anh- dünyaya geldi.

Doğumunun yedinci gününde Resulullah Aleyhisselâm torunu Hazret-i Hüseyin -radiyallahu anh- için Akîka kurbanı kestirdi. Kulağına ezanını okuyup ismini koydu.

Ömer ÖNGÜT
__________________

“Hakk kulundan intikamını yine kul ile alır,
İlm-i Ledün bilmeyen onu kul etti sanır.”
Gülru isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #10
Alt 01.05.2008, 13:45
Kusursuz dost arayan, dostsuz kalır.....

 
itimat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08.04.2004
Mesajlar: 17.041
Teşekkür etti: 10
243 Teşekkür 121 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız HiraNur
Mesajı göster
Tamam abi Sagol bilgilendirdigin icin
sende saol hiranur
__________________
GELDİĞİN ZAMAN BOŞLUK DOLDURAN DEĞİL,
GİTTİĞİN ZAMAN YERİ DOLDURULAMAYAN OL
itimat isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Anne/Babanın söyledikleri ve söylemesi gerekenler... itimat Aile 5 28.06.2008 18:56
Müslümanliğinizi Tam Yaşamaniza Engel Olan Sebepler Nelerdir? elmnightmare Anketleriniz 55 16.06.2008 07:51
Anne Babanın Hataları Çocuklara Tesir Eder itimat Hayatın içinden 3 03.05.2008 00:13
Çocukların anne ve babalarına karşı vazifeleri nelerdir? itimat Nasihatlar 2 09.02.2008 20:05


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:55 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51