Sütkardeşimin kardeşiyle evlenebilir miyim?
Ben bebekken annem arkadaşının bebeğini emzirmiş. Sütkardeşim ve onun kardeşleriyle aynı mahallede büyüdük. Şimdi sütkardeşimin ağabeyi benimle evlenme talebinde bulunuyor. Dinimizde sütkardeşlerinin evlenemeyeceğini biliyoruz; ama süt kardeşin ağabeyi ile evlenilebilir mi, bilmiyoruz, bizi aydınlatır mısınız?
İslâm dini belirli akrabalar ile evlenilmesini yasaklamıştır. (Nisâ 4/22, 23) İslâm hukukunda, kendileriyle evlenilmesi yasaklanan kadınlara “muharremât” denir. Devamlı ve geçici olarak ikiye ayrılan evlenme engellerinden biri süt hısımlığıdır. Süt hısımlığı devamlılık arz eder; fakat miras hakkı doğurmaz.
Bu hısımlık, çocukla öz annesi dışında kendisine süt veren kadın ve onun belirli derecedeki yakınları arasında meydana gelen hısımlıktır. Hukukçuların çoğunluğuna göre; çocuğun “ilk iki yaş içerisinde” emdiği süt az olsun çok olsun süt hısımlığının meydana gelebilmesi için yeterlidir. Şâfiî mezhebi, süt hısımlığının zuhur edebilmesi için “ilk iki yaş içinde” “beş fâsılalı ve doyurucu olması”nın şart olduğunu söyler. İlk iki yaş içinde olmayan süt emişler müctehidlerin çoğunluğuna göre bir hısımlık ve evlenme yasağı doğurmaz. Miras hakkı doğurmayan; fakat ebedî evlenme engeli taşıyan süt hısımları şunlardır:
1- Sütanne-baba, sütnine-dede.
2- Süt çocuklar ve torunlar.
3- Sütkardeşler ve onların çocukları.
4- Sütnine ve dedenin sadece çocukları, bunlar süthalalar ve sütteyzelerdir. 5- Eşin sütanne ve ninesi.
6- Eşin önceki evliliğinin sütten olan kız çocukları ve kız torunları.
7- Sütbaba ve dedenin sütanne ve sütnine dışındaki eşleri.
8- Süt çocuklar ve torunların eşleri.
Bunlardan anlaşıldığı gibi süt hısımlığı, süt emen çocuğun kendisi ile sütannesi ve onun belirli akrabaları arasında meydana gelmektedir. Başka bir deyişle süt emen çocuğun süt emmeyen kardeşleri süt hısımlığı dışındadır. Durum böyleyken süt emen çocuğun sütkardeşi ile süt emmeyen çocuğun (süt emen çocuğun kardeşi) evlenmesinin bir sakıncası yoktur. Süt hısımlığının dışında devamlılık arz eden, yani tarafların birbiriyle evlenmesine ebedî olarak engel olan diğer sebepler ise “kan hısımlığı” ve “sıhrî hısımlıktır”. Kan hısımlığı, kan bağıyla meydana gelir. Bu hısımlığa göre, erkek kişinin kendi annesi, ninesi, kızı, kız torunları, kız yeğenleri veya onların kızları, teyze ve halasıyla evlenmesi ebedîyen yasaktır. Buna kıyasla kadın kişinin de kendi babası, dedesi, oğlu, oğlan torunları, oğlan yeğenleri veya onların oğulları, dayı ve amcasıyla evlenmesi ebedîyen yasaktır. Sıhrî hısımlık, evlenmekten doğan hısımlıktır. Buna göre, erkek kişinin üvey annesi, üvey ninesi (anne, baba tarafı fark etmez), gelinleri, kayınvâlide ve eşin her iki taraftan nineleri, üvey kızları ve üvey torunlarıyla evlenmesi ebedîyen yasaktır. Üvey kız ve torunlarla evlenme yasağının başlaması için evliliğin fiilen (zifafla) başlaması gerekmektedir. Yani evlilik fiilen başlamadan bitecek olsa, bu durumda erkek ayrıldığı kadının üvey kızını kendisine nikâhlamasında bir sakınca yoktur. Kadın kişinin de üvey babası, üvey dedesi (anne, baba tarafı fark etmez), damatları, kayınpederi ve eşin her iki taraftan dedeleri, üvey oğulları ve üvey torunlarıyla evlenmesi (evlilik fiilen başladıktan sonra) ebedîyen yasaktır. Bu bilgilerden anlaşıldığı gibi Müslüman kişinin yanlış bir evlilik yapmaması için akraba ve yakınlarını iyi tanıyıp “kim kimin nesi” olduğunu iyi bilmesi gerekmektedir.
Bu durumda yapılacak iş; büyüklerin çocuklarına daha küçüklüklerinden itibaren akrabalarını tanıtıp onlarla sevgi ve saygıya dayalı sürekli ilişkiler kurarak çocuklarının akrabalık bağını kavramalarını sağlamalarıdır. Unutulmamalıdır, İslâm dini akrabalık ilişkilerine çok önem vermektedir. Allah’ın rızasını kazanmayı ümit ederek, sevgi ve saygı üzerine kurduğumuz yuvalarımızın hayırlı ve uğurlu olması temennisiyle. Ne yapacağım şimdi? Süt hısımlığı yıllar sonra sorun olacağından ailelerin çok dikkatli olması gerekir. Süt emen bebekler yarın birbirine eş olmamalı...
__________________
GELDİĞİN ZAMAN BOŞLUK DOLDURAN DEĞİL,
GİTTİĞİN ZAMAN YERİ DOLDURULAMAYAN OL
|