İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > GENEL > Anketleriniz
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 09.10.2005, 21:48

 
M. Ali Saral - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.08.2002
Mesajlar: 5.567
Teşekkür etti: 15
107 Teşekkür 55 Mesaja aldı
Bu konuşma kime ait olabilir.

"... Hepiniz bilirsiniz ki, Avrupa'nin en önemli devletleri, Türkiye'nin zararıyla, Türkiye'nin gerilemesiyle ortaya çıkmışlardır. Bugün bütün dünyayı etkileyen, milletimizin hayatini ve ülkemizi tehdit altinda bulunduran, en güçlü gelismeler, Türkiye'nin zarariyla gerçeklesmistir. Eger güçlü bir Türkiye varligini sürdürseydi, denebilir ki Ingiltere'nin bugünkü siyaseti var olmayacakti. Türkiye, Viyana'dan sonra Peşte ve Belgrat'ta yenilmeseydi, Avusturya/Macaristan siyasetinin sözü edilmeyecekti. Fransa, Italya, Almanya'da, ayni kaynaktan esinlenerek hayat ve siyasetlerini gelistirmisler ve güçlendirmislerdir."

"... Bir seyin zarariyla, bir seyin yok olmasiyla yükselen seyler, elbette, o seylerden zarar görmüs olani alçaltir. Gerçekten de Avrupa'nin bütün ilerlemesine, yükselmesine ve uygarlasmasina karsilik, Türkiye gerilemis, düstükçe düsmüstür. Türkiye'yi yok etmeye girisenler, Türkiye'nin ortadan kaldirilmasinda çikar ve hayat görenler, zararli olmaktan çikmislar, aralarinda çikarlari paylasarak, birlesmis ve ittifak etmislerdir. Ve bunun sonucu olarak, birçok zekalar, duygular, fikirler, Türkiye'nin yok edilmesi noktasinda yogunlastirilmistir. Ve bu yogunlasma, yüzyillar geçtikçe olusan kusaklarda, adeta tahrip edici bir gelenek biçimine dönüsmüstür. Ve bu gelenegin, Türkiye'nin hayatina ve varligina araliksiz uygulanmasi sonucunda, nihayet Türkiye'yi islah etmek, Türkiye'yi uygarlastirmak gibi birtakim bahanelerle, Türkiye'nin iç hayatina, iç yönetimine islemis ve sizmislardir. Böyle elverisli bir zemin hazirlamak güç ve kuvvetini elde etmislerdir."

"...Oysa güç ve kuvvet, Türkiye'de ve Türkiye halkinda olan gelisme cevherine, zehirli ve yakici bir sivi katmistir. Bunun etkisi altinda kalarak, milletin en çok da yöneticilerin zihinleri tamamen bozulmustur. Artik durumu düzeltmek, hayat bulmak, insan olmak için, mutlaka Avrupa'dan nasihat almak, bütün isleri Avrupa'nin emellerine uygun yürütmek, bütün dersleri Avrupa'dan almak gibi birtakim zihniyetler ortaya çikti. Oysa hangi istiklal vardir ki yabancilarin nasihatlariyla, yabancilarin planlariyla yükselebilsin? Tarih böyle bir olay kaydetmemistir. Tarihte, böyle bir olay yaratmaya kalkisanlar, zehirli sonuçlarla karsilasmislardir. Iste Türkiye de, bu yanlis zihniyetle sakat olan bazi yöneticiler yüzünden, her saat, her gün, her yüzyil, biraz daha çok gerilemis, daha çok düsmüstür."

"...Bu düsüs, bu alçalis, yalniz maddi seylerde olsaydi, hiçbir önemi yoktu. Ne yazik ki Türkiye ve Türk halki, ahlak bakimindan da düsüyor. Durum incelenirse görülür ki, Türkiye Dogu 'maneviyati'yla sona eren bir yol üzerinde bulunuyordu. Dogu'yla Bati'nin birlestigi yerde bulundugumuz, Bati'ya yaklastigimizi zannettigimiz takdirde, asil mayamiz olan Dogu 'maneviyati'indan tamamiyla soyutlaniyoruz. Hiç süphesizdir ki bu büyük memleketi, bu milleti, çöküntü ve yok olma çikmazina itmekten baska, bir sonuç beklenemez (bundan)."

"... Bu düşüşün çıkıs noktası korkuyla, aczle baslamiştir. Türkiye'nin, Türk halkinin nasilsa basina geçmis olan birtakim insanlar, galip düsmanlar karsisinda, susmaya mahkûmmus gibi, Türkiye'yi âtil ve çekingen bir halde tutuyorlardi. Memleketin ve milletin çikarlarinin gerektigini yapmakta korkak ve mütereddit idiler. Türkiye'de fikir adamlari, adeta kendi kendilerine hakaret ediyorlardi. Diyorlardi ki "Biz adam degiliz ve olamayiz. Kendi kendimize adam olmamiza ihtimal yoktur." Bizim canimizi, tarihimizi, varligimizi bize düsman olan, düsman oldugundan hiç süphe edilmeyen Avrupalilara, kayitsiz sartsiz birakmak istiyorlardi. 'Onlar bizi idare etsin' diyorlardi."
__________________
" M a k s a d l a r ı n A n a s ı S a b ı r d ı r . "
M. Ali Saral isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 10.10.2005, 15:54

 
M. Ali Saral - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 31.08.2002
Mesajlar: 5.567
Teşekkür etti: 15
107 Teşekkür 55 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Lionheart
Mustafa Kemal Atatürk!!!Doğrumu abi????
Evet doğru Atatürk 1922'de bu komuşmayı yapıyor, bir yıl sonra kurduğu devletin istikameti tam tersine. Şu yakın tarih ne idüğü belirsiz bir şey.
__________________
" M a k s a d l a r ı n A n a s ı S a b ı r d ı r . "
M. Ali Saral isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 24.12.2005, 10:59
Mevlam neyler, neylerse güzel eyler..

 
Fatihsultan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.11.2005
Yaş: 13
Mesajlar: 9.150
Teşekkür etti: 0
23 Teşekkür 7 Mesaja aldı
aynen
__________________
Mevlam neyler , neylerse güzel eyler...
Fatihsultan isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 24.12.2005, 11:45

 
SALTUKBEY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.03.2005
Mesajlar: 112
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız El_Cebir
Tarih 6 Mart 1922. Mustafa Kemal, Meclis gizli oturumunda bir konuşma yapıyor ve şunları söylüyor:

“.... Hepiniz bilirsiniz ki, Avrupa'nın en önemli devletleri, Türkiye'nin zararıyla, Türkiye'nin gerilemesiyle ortaya çıkmışlardır.

....Milletin, en çok da yöneticilerin zihinleri tamamen bozulmuştur. Artık durumu düzeltmek, hayat bulmak, insan olmak için; mutlaka Avrupa'dan nasihat almak, bütün dersleri Avrupa'dan almak gibi birtakım zihniyetler ortaya çıktı. Oysa hangi istiklal vardır ki yabancıların tavsiyeleriyle, yabancıların planlarıyla yükselsin? Tarih böyle bir olay kaydetmemiştir.”*


EVET... EVET... EVET...

Mustafa KEMAL Pasa bugünkü dört egilimi uhdesinde barindiran ve hepsini cok iyi bilen bir devlet adamiydi...

Icraata gelince TAM TERSINI yapmistir...

HASTALIGI tespit etmek ve söylemek adettendir... AMA cözüm nasil olcak sorusu önemlidir...

HALIFE-i ISLAM olmak istiyordu M.K. Pasa o yol mümkün görünmeyince BATI yolunu SECTI diycem ama 24ten sonra olanlari YORUMLAMAK cok zor geliyor...


ANADOLU´da hak mücadelesi yapan insanlar HELVA yeme vakti gelince NASIL TASVIYE edilebilmislerdir BU hala gün isigina CIKMADI...

SADECE imalar var...

ASKERIN icinde dört egilim oldugunu biliyorduk. SIYASETIN icinde dört egilim oldugunu biliyorduk... AMA batiya dönük egilimin digerlerini bu kadar cabuk nasil tasviye ettigi hala muamma...

Bildigimiz muhalefetin SUSTURULMASI icin ALI SÜKRÜ BEY´in sehadeti... Ve herzaman yapila gelen. Suikasti yaptirdigini öldürmek. VATAN haini PISLIK Topal osman isledigi menfur CINAYETINDEN sonra gebertilmistir...


M.A.S. aktardigi yazi türü cok sözleri vardir M.K.Pasa´nin ama 1923/1924´te yapilan POSTMODERN darbeden sonra tamamen BATIYA dönmüstür ve ICRAATLAR islamin tamamen imha edilmesi cihetinde gerceklesmistir...

24ten 36 kadar bu böyle devam etmistir... NE oldugunu bilmiyorum. 36dan Hatay´in TR´ye ilhakindan sonra M.K. Pasa fazla yasamamistir... DEVLETIN ve milletin basina bela olan vatan haini ISMET PASA kovulmustur ama sonradan hic sorgulanmayan ani ölümü ve hemen sonra onun belli PASA´lar tarafindan Ismet Pasa CUMHURBASKANLIGINA getirilmistir...
Ve hemen akabinde onu Cumhurbaskanligina getiren PASA´lan VATAN HAINI ismet pasa tarafindan tasviye edilmislerdir...

Bizim tarihcilerin gercekleri yazip anlatabilcegi günler gelirse 23/24 neler oldugu ve M.K.Pasa´nin ani degisikliginin sebebinin ne oldugu ve VATAN hainlerinin ülkeyi 50ye kadar nasil ele gecirdikleri ve Mustafa Kemal Pasa´nin bunlar tarafindan nasil tasfiye edildigi(zehirlendigi kanaatindeyim) günisigina cikacak ve hala karanlik olan ani ölümü aydinlanacaktir...

Bu karanlik gücler BELLI dosyalarin veya belli hatiratlarin aciklanmasini nasil ÖZAL devinde engelledikleri bilinmektedir..
Bizim tarihcilerin gercekleri yazip anlatabilcegi günler gelirse 23/24 neler oldugu ve M.K.Pasa´nin ani degisikliginin sebebinin ne oldugu ve VATAN hainlerinin ülkeyi 50ye kadar nasil ele gecirdikleri ve Mustafa Kemal Pasa´nin bunlar tarafindan nasil tasfiye edildigi(zehirlendigi kanaatindeyim) günisigina cikacak ve hala karanlik olan ani ölümü aydinlanacaktir...
Kardeşim bu degerlendirmeni teyit edecek gelişmeler gün yüzüne çıkmaya başlamıştır.aşagıya kopyaladıgım yazı senin degerlendirmeni teyit eden bir döküman oldugu kanaatindeyim.buyrun okuyun

Atatürkçü yahudiler!

'Gazetemiz yazarlarından Yakup Almelek'in sözlerini yazdığı, oğlu Alper Almelek'in bestesini yaptığı marş, Atatürkçü Düşünce Derneği'nin (ADD) resmi marşı olarak kabul edildi. (24 Ekim 2001 - ŞALOM)'
Bir süre önce, komonistlerin (sosyalistlerin) faaliyetlerine dair aldikları kararları madde madde sıralamıştık. İçlerinden biri şöyle idi: '-Hangi ülkede faaliyet gösteriyor iseniz, o ülkenin ölmüş devlet adamlarını sahiplenecek, yapacağınız propaganda ile onu ve dediklerini çizgimize çekeceksiniz. Aradan yıllar geçtikten sonra herkes onu 'devrimci (solcu)' bilecek.'
Tokat Milletvekili Ahmet Gürkan, Büyük Millet Meclisi'nde yaptığı konuşmada '-Sosyalizmanın anası masonluktur!' diyor. Öyle oldugunu da madde madde elindeki delillerle ispat ediyor. Siz yaşadığınız süre içinde; okulda, işte, işyerinde, çarşıda, pazarda her yerde karşılaştığınız insanlardan, tanıdıklarınız veya değil hangisinden duydunuz birinin çıkıp da '-MASONUM' dedigini?
Duymadınız, duyamazsınız... Ama onlar '-solcuyum, sosyalistim, devrimciyim, ateistim, komunistim' derler. Kılıktan kılığa girerler.
İlginizi çekeceğini umduğumuz ibret dolu bir yazı, Eski Van milletvekili ve vatanın sevilen asil evladı muhterem İbrahim Arvas'in kaleminden:
'Hatıratım sona yaklaşırken memleketimizde locaları bulunan Masonlardan biraz bahs etmek isterim. Masonların İstanbul, İzmir, Adana ve Ankara'da bir çok locaları vardır.
Mustafa Kemal Paşa'nın sevmediği iki zümre vardı. Birincisi DÖNMELER , ikincisi de MASONLAR'dı.
Bir gün eski adliye vekili Mahmut Esat Bozkurd'u çağırdı. Kendisine Masonların taksimat, teşkilat ve ahvalini bildirir bir kitab verdi.
'-Bunu güzelce mütalaa et, bir takrirle Halk Partisi Gurup Başkanlığına ver, gurupta bunlara şiddetli bir hücum yap ve gurupça kapanmasına delalet et. Seninde bu işde büyük şeref payın olacaktır.' dedi.
Gurup günü Mahmut Esat Bozkurt riyaset makamına bir takrir verdi ve takririn okunmasını reisten rica etti.Katip takriri okudu.Gurup dinledi. Hülasası şöyle idi:
'Bizim Eba ancet gelen atalarımızın mensubu bulunduğu tarikatları kapattık, Masonluk ta kökü dışarda bir Yahudi tarikatından başka bir şey değildir. Memleketimizde bunun ne işi vardır? Bunu da gurup kararıyla kapatalım.'
Ve söz istedi, kürsüye gelerek takririni gayet veciz olarak izah etti.
Meclisteki Masonları bir telaşdır aldı. Hele sözcüleri Şükrü Kaya'yı görse idiniz, başından süt dökülmüs kediye benziyordu.
Meşhur hatib Mahmut Esat Beye söz yetişebilir mi idi. Şükrü Kaya Masonluğun bir hayir (!) müessesesi olduğunu kürsüden söylediği zaman gurubun hemen bütün azası yüzüne haykırdılar.
Hayır eserleri dediğiniz nedir, birisini gösterebilir misiniz? Yalan söylüyorsun, in aşağı! dediler. Mahmut Esat ise MASONLUĞUN kökü dışarda, gizli, memleket ve millet için muzur bir tarikat olduğunu ve her yerde umumi reislerinin yani meşrik-i azamlarının YAHUDİ olduğunu bir çok vesikalarla ispat etti.


Şükrü Kaya, Kazım Özalp, Mazhar Germen son çareyi Katib-i umumi Recep Peker'e iltica etmekte buldular. Ve salonda oturan Recep Peker'in etrafını alarak yalvarmağa başladılar. Guruptaki hava çok elektrikli idi. Heyecan son haddini bulmuş, her taraftan
'-KAPATALIM!' sesleri yükseliyordu. O esnada Recep Peker söz istedi ve kürsüye gelerek:
'-Arkadaşlar, çok mühim bir işin üstündeyiz, müsaade buyurun, bu işi bir defa da devlet reisine götürelim, onun da reyini alalım, gelecek hafta bugün tekrar huzurunuza getireceğim, dedi.
Bu söz gurubun tasvibine mazhar oldu ve mesele gelecek haftaya kaldı. Bir hafta sonra olsun, biz herhalde bütün locaları kapatırız dediler. Ertesi hafta Recep Peker geldi ve kürsüye çıkarak şu müjdeyi verdi:
-Arkadaşlar; bugünden itibaren Türkiye'de Masonluk kalmamıştır ve bütün localar kapanmıştır.
Salonda bir kıyamettir koptu, alkışlar, bağırmalar ve KAHROLSUN YAHUDI USAKLARI! sesleri tavanları çınlatıyordu.
Şükrü Kaya ile arkadaşları ortadan sırra kadem basmışlardı. Gurup dağıldıktan sonra doktor Mim Kemal'i öne katarak meclisteki Masonlar toplu olarak Reisicumhura gitmişlerdi. Mim Kemal, Reisicumhura hitaben:
-Efendim biz zaten maiyet-i devletinizdeyiz, fakat siz meşrik-i azamımız olursanız biz pervane gibi etrafınızda dönüp dolaşırız, demiş. Reisicumhur,
-Peki bir şey soracağım, bana cevap veriniz de sonra. Siz Avrupada hangi locaya bağlısınız ve metbuunuzun ismi nedir?
-Biz Cenova'ya tabiiz ve reisimiz de BARCA MISON Cenaplarıdır, demişler. Bunun üzerine küplere binen MUSTAFA KEMAL PAŞA onlara hitaben:
-HAYDİ DEFOLUN BURADAN, CEHENNEM OLUN GİDİN, YAHUDI UŞAKLARI! Benim milletim bana kahraman sıfatını verdi, ben sizin gibi, bir çıfıt yahudiye uşak mı olacağım? Bu gece sabaha kadar Türkiye'deki bütün localarınızı kapatmadığınız takdirde yarın teşkil edeceğim divan-ı harbi örfi'ye hepinizi verir ve astırırım! Haydi defolun karşımdan!
diyerek onları kovmuş, onlar da yıldırım telgraf ve telefonlarla vaziyeti İstanbul, İzmir ve Adana'ya bildirdiler ve sabah olmadan hepsinin kapanma kararlarını getirip henüz sofrasından kalkamayan reisicumhura verdiler ve derin bir nefes aldılar.
Reisicumhur Mustafa Kemal Paşa bu suretle bütün MASON localarını kapattı.
İsmet Paşa'nın reisicumhurluğu sırasında kanun-u mahsusla localar kapanmadı diye Masonların müracaatı üzerine tekrar localar açılıp faaliyete başladılar.
Ve 1952 de ise Atatürkçü geçinen ve onunla iftihar eden CELAL BAYAR da, Ahmet Gürkan'ın teklif ettiği ve Masonların loacalarını kapatmak istediği kanun teklifini red ederek bu suretle localarını kanunla pekiştirdi.
Tabii bu ameliyeyi Meclis yaptı, fakat bu müzakerelerin devam ettiği üç celse zarfında Celal Bayar reisicumhur locasına gelerek (1) kanunun müzakerelerini sonuna kadar takip etmiştir.
(1) Bu tarihi müzakereleri ben de basın locasından takip ediyordum. Yanımda Burla'nın Ankara Müdürü Alaeddin Mizanoğlu vardı. Milyonluk müessesini kapatıp gelmiş, heyecan içinde müzakereleri takip ediyordu. Celal Bayar da olanca heyecanıyle hatipleri dinliyor fakat gözlerini benden ayıramıyordu. Haklı idi, onu bir hiçlikten o mevkiiye
dünya masonluğu getirmişti.
Cevat Rifat Atilhan

Atatürkçü Düşünce Derneği'nin kurucuları üye numarası sırasıyla aşağıda belirtilmiştir.
Prof. Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu
Prof. Dr. Nusret Fişek
Prof. Dr. Hüsnü Göksel
Prof. Dr. M.Ragıp Sarıca
Raif İnan
Prof. Dr. Lütfü Duran
Prof. Dr. Muzaffer Baki Aksoy
Celil Gürkan
Prof. Dr. Cahit Talas
Ahmet Hamdi Boyacıoğlu
Fecri Fişek
Kazım Yenice
Prof. Dr. Bahriye Üçok
Prof. Dr. Ayhan Çavdar
İhsan Topaloğlu
Sami N. Özerdim
Bedri Koraman
Prof. Dr. Muammer Aksoy
Prof. Dr. Nejat Kaymaz
Prof. Dr. Mustafa Altıntaş
Prof. Dr. Anıl Çeçen
Lerzan Akyollu
Gürbüz D. Tüfekçi
Hayri Balta
Mustafa Coşturoğluz
Jale Candan Günay
Dr. Ziya Tinel
Rüştü Özal
Doç. Dr. Fazıl Sağlam
Nermin Öztuş
Sabiha Eriş
Süheyla Kaymaz
Mualla Gökhan
Dr. A. Cengiz Büker
Prof. Dr. Özen Ozankaya
M.Suphi Gürsoytrak
Arif Çavdar
Sacit Somel
Prof. Dr. S. Çetin Özoğlu
Ayyuk Erenberk
Tuncay Demirhan
Hüseyin Emre
Selahattin Canbay
Arslan Kaya
Fahrettin Telseren
Hayri Osmanoğlu
Hüseyin Avni Güler
N. İlter Ertuğrul
Mehmet Aldan
Süreyya Şehidoğlu
Derneğin Onur Kurucuları ise şunlardır:
Prof. Dr. Fehmi Yavuz
Prof. Dr. Bahri Savcı
Prof. Dr. Münci Kapani
ayrıca senin m.kemal zehirlenmiştir kanaatini teyit edecek gelişmeler yaşanmaya başlamıştır.1 ay kadar önce bana gelen bir meilde(şu an o meili bulamadım inşaallah bulmaya çalışacagım) askeri bir doktor ,m.kemal in ölümüni araştırmış ve vardıgı sonuç,m.kemal in özel doktoru.mason üstadı azam ı mim kemal tarafından kinin yüklendigi va karacigerinin tahrip edildigi sonucuna varmış.bu sonuca varmasının nedeni ni de yurt dışından getirilen başka uzman bir doktorun bu kinin yüklemesi teşhisi ne baglamış.
şimdi yukarıda kopyaladıgım yazıda m.kemal in mason localarını kapatmış olması öldürülmesine yeterli bir sebeb degilmidir.?
ayrıca önemli bir şey daha,kaynagını hatırlamıyorum.ölmeden önce m.kemal in ,ismet inönü nün öldürülmesi için talimat verdigini ve hatta ismet inönü nün çocuklarının magdur olmaması için bazı köşk ve arazileri çocuklarına bagışladıgını ancak ismet inönü nün öldürülmedigini okumuştum.inşaallah bu iddiayı da bularak buraya kopyalamaya çalışacagım.

Konu SALTUKBEY tarafından (24.12.2005 Saat 15:18 ) değiştirilmiştir..
SALTUKBEY isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 24.12.2005, 15:33

 
SALTUKBEY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 09.03.2005
Mesajlar: 112
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
bir önceki mesajımda sözünü ettigim mustafa kemal'in ölüm nedeni ile ilgili buldugum bilgiyi aşagıya kopyalıyorum.aşagıdaki bilgiyi bir önceki mesajımda mustafa kemal in mason localarının kapatılamsı ile ilgili bilgi ile birlikte degerlendiriniz.
Attila İlhan’ın bir dergide yayınlanan kendisiyle yapılan ropörtajda “Atatürk’ün nasıl öldüğü araştırılmalıdır” dediğini anımsattım. “Bu sözünü onun vasiyeti kabul etmek gerekir. Sizin bu konuda bir bilginiz var mı?” diye sordum. Aldığım yanıtı okurlarımla paylaşmak istiyorum.
Bir deniz tabip albayın bu konuda yaptığı doktora tezi vardır. Orada Atatürk’e yanlış tedavi uygulandığı anlatılmaktadır. Atatürk sanıldığı gibi siroz hastası değildi. Atatürk’e sıtma tedavisi yapılmış, aşırı “kinin” yüklenmiş ve karaciğeri bu yüzden iflas etmiş, siroza dönüşmüştü. Tedaviyi yapan doktor mason locası üstadı azamlarından doktor Mim Kemal’dir.

Durumu iyice fenalaştıktan sonra Celâl Bayar’ın ısrarı ile dışarıdan bir doktor getirilir. Yanlış tedavi yapıldığını, karaciğerinin bu yüzden iflas ettiğini rapor eden bu yabancı doktordur.

İstirahat için 2 ay kadar kaldığı Savarona’da nemli sıcaktan durumu daha da kötüleşmiş, son günlerinde Dolmabahçe Sarayı’na götürülmüştü.

Peki, nasıl oldu da sirozdan öldüğü açıklandı ve bütün yazılı kaynaklara da böyle girdi?

Büyük Millet Meclisinde ölüm raporu gündeme getirildi. Mason locaları 1935’de kapatılmasına rağmen Mecliste hala mason milletvekilleri vardı. “Efendim, gençlerimize terbiye olur, onun alkol ve sigaradan öldüğünü duyuralım…” denir ve kabul edilir. Arkasından Yeşilay icad edilir, tarih kitaplarına da böyle girer…
SALTUKBEY isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Konuşma Adabı itimat Nasihatlar 5 13.07.2008 18:00
Boş konuşma.. berr Dini Bilgi ve Eğitim 1 10.08.2007 11:02
Kime Niyet, Kime Kismet ?? ALone_woLF_Wolkan Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 1 09.07.2007 17:56
kime nasip kime kismet SeyFull@H Resim ve Karikatür 5 20.04.2006 18:35
Su Yazi kime Ait olabilir. âbdulkadir66 Soralım - Bulalım - Bilelim 12 24.08.2005 23:03


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:22 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.2
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50