| Mevlam neyler, neylerse güzel eyler.. ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 26.11.2005 Yaş: 14
Mesajlar: 9.141
Teşekkür etti: 0
26 Teşekkür 10 Mesaja aldı
| aynen
__________________ Mevlam neyler , neylerse güzel eyler... |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 09.03.2005
Mesajlar: 112
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
|
Kardeşim bu degerlendirmeni teyit edecek gelişmeler gün yüzüne çıkmaya başlamıştır.aşagıya kopyaladıgım yazı senin degerlendirmeni teyit eden bir döküman oldugu kanaatindeyim.buyrun okuyun Atatürkçü yahudiler! 'Gazetemiz yazarlarından Yakup Almelek'in sözlerini yazdığı, oğlu Alper Almelek'in bestesini yaptığı marş, Atatürkçü Düşünce Derneği'nin (ADD) resmi marşı olarak kabul edildi. (24 Ekim 2001 - ŞALOM)' Bir süre önce, komonistlerin (sosyalistlerin) faaliyetlerine dair aldikları kararları madde madde sıralamıştık. İçlerinden biri şöyle idi: '-Hangi ülkede faaliyet gösteriyor iseniz, o ülkenin ölmüş devlet adamlarını sahiplenecek, yapacağınız propaganda ile onu ve dediklerini çizgimize çekeceksiniz. Aradan yıllar geçtikten sonra herkes onu 'devrimci (solcu)' bilecek.' Tokat Milletvekili Ahmet Gürkan, Büyük Millet Meclisi'nde yaptığı konuşmada '-Sosyalizmanın anası masonluktur!' diyor. Öyle oldugunu da madde madde elindeki delillerle ispat ediyor. Siz yaşadığınız süre içinde; okulda, işte, işyerinde, çarşıda, pazarda her yerde karşılaştığınız insanlardan, tanıdıklarınız veya değil hangisinden duydunuz birinin çıkıp da '-MASONUM' dedigini? Duymadınız, duyamazsınız... Ama onlar '-solcuyum, sosyalistim, devrimciyim, ateistim, komunistim' derler. Kılıktan kılığa girerler. İlginizi çekeceğini umduğumuz ibret dolu bir yazı, Eski Van milletvekili ve vatanın sevilen asil evladı muhterem İbrahim Arvas'in kaleminden: 'Hatıratım sona yaklaşırken memleketimizde locaları bulunan Masonlardan biraz bahs etmek isterim. Masonların İstanbul, İzmir, Adana ve Ankara'da bir çok locaları vardır. Mustafa Kemal Paşa'nın sevmediği iki zümre vardı. Birincisi DÖNMELER , ikincisi de MASONLAR'dı. Bir gün eski adliye vekili Mahmut Esat Bozkurd'u çağırdı. Kendisine Masonların taksimat, teşkilat ve ahvalini bildirir bir kitab verdi. '-Bunu güzelce mütalaa et, bir takrirle Halk Partisi Gurup Başkanlığına ver, gurupta bunlara şiddetli bir hücum yap ve gurupça kapanmasına delalet et. Seninde bu işde büyük şeref payın olacaktır.' dedi. Gurup günü Mahmut Esat Bozkurt riyaset makamına bir takrir verdi ve takririn okunmasını reisten rica etti.Katip takriri okudu.Gurup dinledi. Hülasası şöyle idi: 'Bizim Eba ancet gelen atalarımızın mensubu bulunduğu tarikatları kapattık, Masonluk ta kökü dışarda bir Yahudi tarikatından başka bir şey değildir. Memleketimizde bunun ne işi vardır? Bunu da gurup kararıyla kapatalım.' Ve söz istedi, kürsüye gelerek takririni gayet veciz olarak izah etti. Meclisteki Masonları bir telaşdır aldı. Hele sözcüleri Şükrü Kaya'yı görse idiniz, başından süt dökülmüs kediye benziyordu. Meşhur hatib Mahmut Esat Beye söz yetişebilir mi idi. Şükrü Kaya Masonluğun bir hayir (!) müessesesi olduğunu kürsüden söylediği zaman gurubun hemen bütün azası yüzüne haykırdılar. Hayır eserleri dediğiniz nedir, birisini gösterebilir misiniz? Yalan söylüyorsun, in aşağı! dediler. Mahmut Esat ise MASONLUĞUN kökü dışarda, gizli, memleket ve millet için muzur bir tarikat olduğunu ve her yerde umumi reislerinin yani meşrik-i azamlarının YAHUDİ olduğunu bir çok vesikalarla ispat etti. Şükrü Kaya, Kazım Özalp, Mazhar Germen son çareyi Katib-i umumi Recep Peker'e iltica etmekte buldular. Ve salonda oturan Recep Peker'in etrafını alarak yalvarmağa başladılar. Guruptaki hava çok elektrikli idi. Heyecan son haddini bulmuş, her taraftan '-KAPATALIM!' sesleri yükseliyordu. O esnada Recep Peker söz istedi ve kürsüye gelerek: '-Arkadaşlar, çok mühim bir işin üstündeyiz, müsaade buyurun, bu işi bir defa da devlet reisine götürelim, onun da reyini alalım, gelecek hafta bugün tekrar huzurunuza getireceğim, dedi. Bu söz gurubun tasvibine mazhar oldu ve mesele gelecek haftaya kaldı. Bir hafta sonra olsun, biz herhalde bütün locaları kapatırız dediler. Ertesi hafta Recep Peker geldi ve kürsüye çıkarak şu müjdeyi verdi: -Arkadaşlar; bugünden itibaren Türkiye'de Masonluk kalmamıştır ve bütün localar kapanmıştır. Salonda bir kıyamettir koptu, alkışlar, bağırmalar ve KAHROLSUN YAHUDI USAKLARI! sesleri tavanları çınlatıyordu. Şükrü Kaya ile arkadaşları ortadan sırra kadem basmışlardı. Gurup dağıldıktan sonra doktor Mim Kemal'i öne katarak meclisteki Masonlar toplu olarak Reisicumhura gitmişlerdi. Mim Kemal, Reisicumhura hitaben: -Efendim biz zaten maiyet-i devletinizdeyiz, fakat siz meşrik-i azamımız olursanız biz pervane gibi etrafınızda dönüp dolaşırız, demiş. Reisicumhur, -Peki bir şey soracağım, bana cevap veriniz de sonra. Siz Avrupada hangi locaya bağlısınız ve metbuunuzun ismi nedir? -Biz Cenova'ya tabiiz ve reisimiz de BARCA MISON Cenaplarıdır, demişler. Bunun üzerine küplere binen MUSTAFA KEMAL PAŞA onlara hitaben: -HAYDİ DEFOLUN BURADAN, CEHENNEM OLUN GİDİN, YAHUDI UŞAKLARI! Benim milletim bana kahraman sıfatını verdi, ben sizin gibi, bir çıfıt yahudiye uşak mı olacağım? Bu gece sabaha kadar Türkiye'deki bütün localarınızı kapatmadığınız takdirde yarın teşkil edeceğim divan-ı harbi örfi'ye hepinizi verir ve astırırım! Haydi defolun karşımdan! diyerek onları kovmuş, onlar da yıldırım telgraf ve telefonlarla vaziyeti İstanbul, İzmir ve Adana'ya bildirdiler ve sabah olmadan hepsinin kapanma kararlarını getirip henüz sofrasından kalkamayan reisicumhura verdiler ve derin bir nefes aldılar. Reisicumhur Mustafa Kemal Paşa bu suretle bütün MASON localarını kapattı. İsmet Paşa'nın reisicumhurluğu sırasında kanun-u mahsusla localar kapanmadı diye Masonların müracaatı üzerine tekrar localar açılıp faaliyete başladılar. Ve 1952 de ise Atatürkçü geçinen ve onunla iftihar eden CELAL BAYAR da, Ahmet Gürkan'ın teklif ettiği ve Masonların loacalarını kapatmak istediği kanun teklifini red ederek bu suretle localarını kanunla pekiştirdi. Tabii bu ameliyeyi Meclis yaptı, fakat bu müzakerelerin devam ettiği üç celse zarfında Celal Bayar reisicumhur locasına gelerek (1) kanunun müzakerelerini sonuna kadar takip etmiştir. (1) Bu tarihi müzakereleri ben de basın locasından takip ediyordum. Yanımda Burla'nın Ankara Müdürü Alaeddin Mizanoğlu vardı. Milyonluk müessesini kapatıp gelmiş, heyecan içinde müzakereleri takip ediyordu. Celal Bayar da olanca heyecanıyle hatipleri dinliyor fakat gözlerini benden ayıramıyordu. Haklı idi, onu bir hiçlikten o mevkiiye dünya masonluğu getirmişti. Cevat Rifat Atilhan Atatürkçü Düşünce Derneği'nin kurucuları üye numarası sırasıyla aşağıda belirtilmiştir. Prof. Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu Prof. Dr. Nusret Fişek Prof. Dr. Hüsnü Göksel Prof. Dr. M.Ragıp Sarıca Raif İnan Prof. Dr. Lütfü Duran Prof. Dr. Muzaffer Baki Aksoy Celil Gürkan Prof. Dr. Cahit Talas Ahmet Hamdi Boyacıoğlu Fecri Fişek Kazım Yenice Prof. Dr. Bahriye Üçok Prof. Dr. Ayhan Çavdar İhsan Topaloğlu Sami N. Özerdim Bedri Koraman Prof. Dr. Muammer Aksoy Prof. Dr. Nejat Kaymaz Prof. Dr. Mustafa Altıntaş Prof. Dr. Anıl Çeçen Lerzan Akyollu Gürbüz D. Tüfekçi Hayri Balta Mustafa Coşturoğluz Jale Candan Günay Dr. Ziya Tinel Rüştü Özal Doç. Dr. Fazıl Sağlam Nermin Öztuş Sabiha Eriş Süheyla Kaymaz Mualla Gökhan Dr. A. Cengiz Büker Prof. Dr. Özen Ozankaya M.Suphi Gürsoytrak Arif Çavdar Sacit Somel Prof. Dr. S. Çetin Özoğlu Ayyuk Erenberk Tuncay Demirhan Hüseyin Emre Selahattin Canbay Arslan Kaya Fahrettin Telseren Hayri Osmanoğlu Hüseyin Avni Güler N. İlter Ertuğrul Mehmet Aldan Süreyya Şehidoğlu Derneğin Onur Kurucuları ise şunlardır: Prof. Dr. Fehmi Yavuz Prof. Dr. Bahri Savcı Prof. Dr. Münci Kapani ayrıca senin m.kemal zehirlenmiştir kanaatini teyit edecek gelişmeler yaşanmaya başlamıştır.1 ay kadar önce bana gelen bir meilde(şu an o meili bulamadım inşaallah bulmaya çalışacagım) askeri bir doktor ,m.kemal in ölümüni araştırmış ve vardıgı sonuç,m.kemal in özel doktoru.mason üstadı azam ı mim kemal tarafından kinin yüklendigi va karacigerinin tahrip edildigi sonucuna varmış.bu sonuca varmasının nedeni ni de yurt dışından getirilen başka uzman bir doktorun bu kinin yüklemesi teşhisi ne baglamış. şimdi yukarıda kopyaladıgım yazıda m.kemal in mason localarını kapatmış olması öldürülmesine yeterli bir sebeb degilmidir.? ayrıca önemli bir şey daha,kaynagını hatırlamıyorum.ölmeden önce m.kemal in ,ismet inönü nün öldürülmesi için talimat verdigini ve hatta ismet inönü nün çocuklarının magdur olmaması için bazı köşk ve arazileri çocuklarına bagışladıgını ancak ismet inönü nün öldürülmedigini okumuştum.inşaallah bu iddiayı da bularak buraya kopyalamaya çalışacagım. Konu SALTUKBEY tarafından (24.12.2005 Saat 16:18 ) değiştirilmiştir. | |||||||||||||||
| | | |||||||||||||||
![]() Üyelik tarihi: 09.03.2005
Mesajlar: 112
Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür 0 Mesaja aldı
| bir önceki mesajımda sözünü ettigim mustafa kemal'in ölüm nedeni ile ilgili buldugum bilgiyi aşagıya kopyalıyorum.aşagıdaki bilgiyi bir önceki mesajımda mustafa kemal in mason localarının kapatılamsı ile ilgili bilgi ile birlikte degerlendiriniz. Attila İlhan’ın bir dergide yayınlanan kendisiyle yapılan ropörtajda “Atatürk’ün nasıl öldüğü araştırılmalıdır” dediğini anımsattım. “Bu sözünü onun vasiyeti kabul etmek gerekir. Sizin bu konuda bir bilginiz var mı?” diye sordum. Aldığım yanıtı okurlarımla paylaşmak istiyorum. Bir deniz tabip albayın bu konuda yaptığı doktora tezi vardır. Orada Atatürk’e yanlış tedavi uygulandığı anlatılmaktadır. Atatürk sanıldığı gibi siroz hastası değildi. Atatürk’e sıtma tedavisi yapılmış, aşırı “kinin” yüklenmiş ve karaciğeri bu yüzden iflas etmiş, siroza dönüşmüştü. Tedaviyi yapan doktor mason locası üstadı azamlarından doktor Mim Kemal’dir. Durumu iyice fenalaştıktan sonra Celâl Bayar’ın ısrarı ile dışarıdan bir doktor getirilir. Yanlış tedavi yapıldığını, karaciğerinin bu yüzden iflas ettiğini rapor eden bu yabancı doktordur. İstirahat için 2 ay kadar kaldığı Savarona’da nemli sıcaktan durumu daha da kötüleşmiş, son günlerinde Dolmabahçe Sarayı’na götürülmüştü. Peki, nasıl oldu da sirozdan öldüğü açıklandı ve bütün yazılı kaynaklara da böyle girdi? Büyük Millet Meclisinde ölüm raporu gündeme getirildi. Mason locaları 1935’de kapatılmasına rağmen Mecliste hala mason milletvekilleri vardı. “Efendim, gençlerimize terbiye olur, onun alkol ve sigaradan öldüğünü duyuralım…” denir ve kabul edilir. Arkasından Yeşilay icad edilir, tarih kitaplarına da böyle girer… |
| | |
![]() |
| Lesezeichen |
| Seçenekler | Arama |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Konuşma Adabı | itimat | Nasihatlar | 8 | 12.10.2008 19:54 |
| Boş konuşma.. | berr | Dini Bilgi ve Eğitim | 1 | 10.08.2007 12:02 |
| Kime Niyet, Kime Kismet ?? | WolkaN | Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar | 1 | 09.07.2007 18:56 |
| kime nasip kime kismet | SeyFull@H | Resim ve Karikatür | 5 | 20.04.2006 19:35 |
| Su Yazi kime Ait olabilir. | âbdulkadir66 | Soralım - Bulalım - Bilelim | 12 | 25.08.2005 00:03 |