Üyelik tarihi: 02.08.2002 Teşekkür etti: 0
18 Teşekkür 16 Mesaja aldı
| Rahman Rahim Allahin adi ile...
Allaha hamd olsun.
Selam olsun onun secmis oldugu kullarina.
Sevgili Kardeşlerim Mektubatı rabbanide gecen konuyla ilgili bilgileri sizlere aktarmak istedim.Herhangi bir yorum getirmeden sizlerin anlayış ve idraklerinize sunuyorum.Bu mektubu okumuş olanlarınız olabilir.Bu mektubu orijinal mektubattan bulup buradaki anlatılmak istenenleri tanıdığınız bir alim zat ile müzakere yapabilirsiniz.
Sonuç olarak kesin ve sıkı bir araştırma yapmadan hiçbir konu hakkında karar vermemenizi tevsiye ederim.
Allahü teala hepimize islam dinini en güzel şekilde anlayıp idrak edenlerden nasip etsin.
Aşağıdaki bilgiler İmamı Rabbani (ks) hazretlerinin 266 nolu mektubundan kısaltılarak alınmıştır.
İmâm-ı Mücâhid, Furkan sûresi, yetmişikinci âyetinin meâl-i şerîfinin, (Günâhları afv ve magfiret edilecek olanlardan biri, tegannî, şarkı okunan yerlerde bulunmıyanlardır) olduğunu bildirdi.
İtikâdda mezhebimizin imâmı olan, Ebû Mensûr-i MâTürîdînin, (Zemânımızdaki, tegannî ile okuyan hâfızların, nağmelerini işiterek, Kurân-ı kerîmi ne güzel okudun diyen kimse, kâfir olur. Karısı boş olur. O zemâna kadar, yapdığı ibâdetlerinin sevâbı gider) dediğini, kitâblar yazmakdadır.
Ebû Nasr-ı Debbûsî buyuruyor ki, kâdî Zahîreddîn-i Hârezmî buyurdu ki, (Bir şarkıcıdan veyâ başka bir yerden tegannî dinliyen veyâ başka, herhangi bir harâm işi gören kimse, harâm olduğuna inanarak veyâ inanmıyarak, bunlara, ne güzel dese, o anda îmânı gider.
Çünki Allahü teâlânın emrine ehemmiyyet vermemiş olur. İslâmiyyete kıymet vermiyen kimsenin, kâfir olacağını, bütün müctehidler, sözbirliği ile bildirmişdir. Böyle kimselerin ibâdetleri kabûl olunmaz. Önce kazanmış olduğu sevâblar yok edilir. Böyle felâketden Allahü teâlâya sığınırız!).
((((Mûsikînin harâm olduğunu bildiren, âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîfler ve fıkh âlimlerinin yazıları o kadar çokdur ki, saymak güçdür. Tegannînin câiz olduğunu gösteren, mensûh bir hadîs veyâ bir fetvâ görülürse, ehemmiyyet vermemelidir.
Çünki hiçbir âlim, hiçbir zemânda, tegannînin mubâh olduğuna fetvâ vermemiş, raks [dans] etmeğe izn verilmemişdir. İmâm-ı Zıyâeddîn-i Şâmî rahmetullahi aleyh, (Mültekıt) adındaki kitâbında böyle bildirmekdedir.)))))
İslâmiyyetden ve tarîkatden haberi olmıyan, ham sofular, pîrimiz böyle yapdı diye, behâne ederek, hayhuy etmeği, tegannî ve dans etmeği, din ve ibâdet hâline sokmuşlar. Bunlarla sevâb kazanıyoruz sanmışlar.
Enâm sûresinin yetmişinci ve Arâf sûresinin ellinci âyetinde meâlen, (Ey sevgili Peygamberim sallallahü aleyhi ve sellem! Dinlerini, ibâdetlerini, [şarkı ile, mûsikî ile] oyun ve eğlence hâline sokanlardan uzak ol! Onlar Cehenneme gideceklerdir) buyurulmuşdur.(Mektubat-266)
Hadîs-i şerifte de şöyle buyurulmuştur:
Devlet malı muayyen çevrelerin çıkarı yapıldığı,
Emânet ganîmet sayıldığı, zekât angarya kabul edildiği,
İlim, dinden başka bir gâye için tahsil edildiği,
Kişi karısına itâat edip annesine âsî olduğu,
Dostunu kendisine yaklaştırıp babasını uzaklaştırdığı,
Mescitlerde gürültüler başgösterdiği,
Fâsık kimsenin kabîlenin başına geçtiği,
Aşağılık adamın milletin lideri olduğu,
Şerrinden korkulduğu için kişiye ikrâmda bulunulduğu,
*****************************************
((((Şarkıcı kadınlar ve çalgı âletlerinin yayıldığı,))))
*****************************************
Sarhoşluk verici her türlü içkilerin içildiği,
Ümmetin sonu(nda gelenlerin) evvel gelenleri lânetlediği zaman...
İşte o zaman (insanlar); Kızıl bir rüzgâr, zelzele, yere batma, şekil değişimi, taşlanma ve ipi kopan bir tesbîhin tanelerinin birbiri ardınca gitmesi gibi birbirini tâkip eden belâları (kıyâmet alâmetlerini) beklesinler. (Tirmizî, Fiten, 58) |