Aciklamasi en basit yasamasi en zor sey bu sizin bahsettiginiz..
Birakin ayri renk ve dillerdekine kardesim demeyi,icinin titremesini,ayni mahallade oturup ayni camide secdeye vardigimiz ,üstüne üstlük kardesim diye hitap ettiklerimize bile etmedigimizi koymuyoruz...!
Ama bilmeliyiz ki bu bir sürectir toplum olarak,toplumlar olarak...
Zamam kapitalizmin carkinin döndügü zaman, düzenek öyle bir isleme sokulmus ki, sendeleyen o dönen dislilerin arasinda ezilip-büzülüp gidiyor, O vahsi dislerden pay almamak ISIRILMAMAK icinde malasef zamanin ve zeminin kurallarina uymak zorunda kaliyoruz...Böyle yapincada günlük ibadetlerimizden ileri gidemiyoruz.Maneviyatimizi arttiracak,daha dogrusu var olan maneviyatimiza heyecan katacak,enerji yükleyecek etkinliklerden,yakinlasmalardan uzak kaliyoruz...
Uhuvet meselesi; biraz daha irdeler isek, iman denen sehre götüren yollardan biridir de diyebiliriz.
Cennet bizler icin inancin yasantinin ve sevdanin sonucudur.(
Allah (cc) diledigini cennetine koyar .bunuda dip not olarak yazayimda )
iman etmedikce bu sonuca ulasamayacagimizi biliyoruz.Birbirimizi sevmedikce iman etmis te sayilmayacagimiza göre ; Uhuveti terk edenin ,hüsrani alenidir diyebilirmiyiz..?
SIK ca burada dile getirmeye calistigim bir mesele var,gerci bircok kardesimiz de ayni seyi vurguluyor ama malesef zaman zaman hepimiz uyardigimiz,dikkat cekmeye calistigimiz noktaya düsüyoruz...
Konu hele siyaset ve islami yorumlamalarimiza gelince. ; Istiyoruz ki muhatabimiz yada muhataplarimiz, zikren ve fikren tipa-tip bizim bir kopyamiz olsun...
Biz ne dersek tamam desin,haklisin desin...böyle olmadigi zaman ilk yaptigimiz ve en kolay yaptigimiz TEKFiR ediyoruz...
tekfirin SIKCA yapildigi ortamlarda,SIKCA yapan yüreklerde uhuvet nasil yer bulur...?