İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
KAYIT OL
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > GENEL > Anketleriniz
Anketimiz: müslüman mücahidlerin gayrimüslim sivilleri hedef alan intihar saldirilarini tasvip e
EVET 6 40,00%
HAYIR 6 40,00%
HICBIR FIKRIM YOK 3 20,00%
Katılımcı sayısı: 15. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama

  #41
Alt 16.11.2005, 12:17
İSLAMCI GENÇ

 
"İslamcı Genç" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.11.2005
Mesajlar: 171
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Altıncı olarak:

Yahudilerin Filistin topraklarında mülk edinmelerinin tarihine bir bakalım: Filistin toprakları 28 milyon dönümdür. 1948'de İsrail işgal devleti kurulduğunda yahudilerin sahip oldukları arazi miktarı 2 milyon dönümdü. Yani tüm Filistin topraklarının % 7'si.

Bunun 650 bin dönümünü Osmanlı devleti döneminde mülk edinmişlerdir. O dönemde mülk edinmeleri ise ta Kanuni zamanında başlamıştır. Osmanlı devletinde ilk yahudi lobisini oluşturan Yusuf Nassi'nin Kanuni'yle iyi ilişkilerinden dolayı Kanuni ona Taberiye gölü civarında bazı arazileri bağışlamıştı. İşte bu olayla başlayan mülk edinme çabalarıyla 1917'de Filistin'in işgaline kadar ki süre içinde toplam 650 bin dönüm arazi edinmişlerdir.

300 bin dönümünü İngiliz işgalciler onlara bağışlamışlardır. Şöyle ki İngilizler, Filistinlilere ağır arazi vergileri uyguluyor, bu vergileri ödeyemediklerinde de mülklerine el koyuyor ve sonra buraları yahudi göçmenlere peşkeş çekiyorlardı.

200 bin dönümünü yine İngiliz işgalciler, yahudilere göstermelik bir şekilde parayla satmışlardır. Bu şekilde satılan arazilere de zikrettiğimiz vergi oyunuyla el konulmuştu ve satım işlemi de sembolik paralarla gerçekleşti.

600 bin dönümü de kendileri Filistin dışından olan, Lübnan ve Suriye'de ikamet edip Filistin'de mülk edinmiş bazı Arap kökenlilerden satın almışlardır.

Buraya kadar ki kısımda Filistinlilerin herhangi bir dahlinin olmadığını görüyoruz. Yani yahudilerin 1948'e kadar edindikleri arazilerin 8'de 7'sinde Filistinlilerin müdahalesi söz konusu değildir.

250 bin dönüm araziyi de Filistinlilerden satın almışlardır. Yani Filistinlilerden satın aldıkları toplam arazi miktarı Filistin topraklarının % 0,9'una (binde 9'una) tekabül ediyordu. Arazilerini satanlar da halktan çok şiddetli tepkilerle karşı karşıya kaldıklarından Filistin'i terk etmek zorunda kalmışlardı. Şimdi satılan arazilerin tüm topraklara oranıyla onları satanların genel nüfusa oranlarını denk kabul ederek düşünelim: Bir halk hakkında hüküm verirken % 0,9'un tavrına göre mi yoksa % 99,1'in tavrına göre mi hüküm verilir? Filistin halkının en az % 99'u göçmen yahudilere arazi satmama konusundaki kararlılıklarını korumuşlardır. Bu kararlılığa bağlı kalmayanları da içlerinde barındırmamışlardır. Her halkın içinde mutlaka o halkın genel tavrına muhalefet edenler, kararlılığa uymayanlar çıkar. Eğer yahudi göçmenlerin, yahudi göçünü teşvik eden örgütlerin bütün teşviklerine, cazibeli fiyat tekliflerine rağmen 30 yıl içinde satılan toplam arazi miktarı binde dokuzda kalmışsa bu, Filistin halkının bu konudaki dayanışmasını, kararlılığını ve üstün mücadele azmini gösterir. Ama ne yazık ki Filistin halkı bütün bu kararlılığına rağmen iftiraya uğramıştır. Bu tıpkı iffetini koruma konusunda oldukça dikkatli bir insana fuhuş iftirasında bulunulması gibidir.

Yahudi göçmenlerin 1948'den sonra gayri menkul edinmeleri tamamen işgal, gasp ve göçe zorlama yoluyla olmuştur. Göçe zorlanan Filistinlilerin arazilerine el koymak için de yukarıda zikrettiğimiz kanunu kullanmışlardır.










Yedinci olarak:

Filistinlilerin arazilerini sattıkları iddiasını bu halk aleyhine bir propaganda malzemesi olarak kullanmaya çalışanların da itiraf ettikleri gibi arazilerini satanlar Filistin topraklarını terk etmişlerdir. Yukarıda da zikrettiğimiz üzere Filistin halkının oldukça basit bir kısmını teşkil eden bu insanların, ya aldıkları paralarla başka yerlerde mülk edinmek amacıyla ya da şiddetli tepkilerle karşılaşmaları sebebiyle Filistin topraklarını terk ettikleri bir gerçektir. Yani bugün Filistin topraklarında yaşamaya devam edip de o toprakların İslami kimliğini savunanlar, her türlü zorluğa katlanarak, sürekli ölümü başlarının ucunda hissederek direnenler, toprak satanlar veya onların çocukları değildir. Bu durumda bu insanların başlarına gelenlerin, arazilerin yahudilere satılmasından kaynaklandığının iddia edilmesi Allah'ın adaletine bir iftira olmaz mı?











Sekizinci olarak:

Kur'an-ı Kerim'de iki önemli iftira olayı üzerinde durulmakta ve bu olaylarla ilgili ayetlerde Müslümanların iftira konusunda nasıl bir hassasiyet göstermeleri gerektiği hakkında çok önemli ölçüler verilmektedir. Bu iki iftira olayı Hz. Yusuf (a.s.)'a atılan iftira ile Hz. Aişe (r. anha)'ya atılan iftiradır. Her iki olayla ilgili ayetleri de dikkatlice ve üzerinde derinlemesine düşünerek okuyun. Göreceksiniz ki ispat edilmemiş bir iddiadan dolayı bir kimseyi suçlu görmek büyük bir sorumluluk ve vebal yüklemektedir. Şunu da unutmayın ki bir halka iftira atılmasının sorumluluğu bir ferde iftira atılmasının sorumluluğundan çok daha büyüktür. Çünkü bir halka iftira atıldığında binlerce bazen milyonlarca insan haksızlığa uğramaktadır.








Dokuzuncu olarak:

Aslında şu anda Filistin'de mücadele edenlerin ve mülteci kamplarında mağdur edilenlerin söz konusu iddiayla hiçbir ilgilerinin olmadığını yeterince ortaya koyan delilleri sıraladık. Zaten o insanların şu anki durumları da bu gerçeği ortaya koyan bir vakıadır. Fakat bir farz-ı muhal olarak öyle bir şey varsayılsa bile o insanların şu an işgale karşı tavır koymaları ve işgal altındaki vatanlarını kurtarmak için mücadele etmeleri hatalarından döndüklerini ve doğruyu seçtiklerini gösterir. Küfürden imana dönmüş bir insanın bile geçmişindeki küfürden dolayı suçlanması söz konusu değilken herhangi bir hatadan döndükten sonra hala ısrarla o hatadan dolayı suçlu gösterilmesi mantıklı bir şey olur mu? Kaldı ki biz bunu sadece Filistin halkının davasına ilgisiz kalınmasına gerekçe olarak kullanılan iddiaların her yönden tutarsız olduğunu ortaya koymak için bir farz-ı muhal olarak zikrediyoruz. Gerçekte bu davaya sahip çıkan direnişçilerin, büyük bir mücadele azmiyle vatanlarına sahip çıkan o insanların iddia edilenlerle hiçbir ilgilerinin olmadığını bir kez daha vurgulayalım.











Onuncu olarak:

Siyonistlerin söz konusu iddiaları ortaya atmalarının temel amacı Müslüman halkların Filistin davasına ilgilerini zayıflatmak ve Filistin halkının mağduriyetine bigane kalmalarına sebep olmaktır. Ne yazık ki bu konuda amaçlarını kısmen gerçekleştirdiklerini de görüyoruz. Çünkü Filistin davasına ilgisiz kalanlar genellikle "toprak sattılar" iddiasını kendilerine gerekçe gösteriyorlar. Oysa İslam tüm Müslümanları kardeş ilan etmiştir. Bir kimse kardeşini herhangi bir hatasından dolayı canavarın önüne atmaz. Siyonizmin Filistin halkına layık gördüğü zulüm bir canavarın yaptığından farksızdır. Bu durum karşısında o insanların mazlumiyetlerine ve mağduriyetlerine bigane kalmamıza, "toprak sattılar" iddiası gerekçe teşkil edebilir mi? Kaldı ki bu iddia, yukarıda ifade ettiğimiz üzere şu an Filistin topraklarında varlık mücadelesi verenleri ilgilendiren bir iddia olmadığı halde o insanlar üç ayrı zulme maruz kalıyorlar: Bir: Topraklarını gasp eden işgalcilerin zulmüne. İki: Kendilerinin işlemedikleri bir hatadan dolayı iftiraya maruz kalma zulmüne Üç: O hatayı işlemiş olanların zulmüne. Buna bir de Müslümanların o hatayı gerekçe göstererek davalarına bigane kalmalarını eklerseniz o insanların her yönden mağdur oldukları sonucuna varırsınız.










On birinci olarak:

Filistin davası kuru bir toprak meselesi değildir ve sadece Filistinlilerin omuzlarında taşımaları gereken bir dava da değildir. Bu dava tüm ümmeti ilgilendiren ve inançla bağlantılı bir davadır. Bu konuda bizim "Filistin Davasının İslami Temelleri" başlıklı dosyamızı okuyabilirsiniz. Dolayısıyla Filistinlilerin tamamı bu davayla ilgilerini kesseler bile yine İslam ümmetinin Filistin davasına sahip çıkması ve siyonist işgale karşı mücadele etmesi gerekir.
__________________
Her eylem yeniden diriltir beni...

Nehirler düşlerim göl kenarında...
"İslamcı Genç" isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #42
Alt 16.11.2005, 12:22
İSLAMCI GENÇ

 
"İslamcı Genç" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.11.2005
Mesajlar: 171
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Filistinliler Osmanlı'ya İhanet Etmediler


Filistin halkına yapılan en büyük haksızlıklardan ve atılan en önemli iftiralardan biri de bu halkın Osmanlı'ya ihanet ettiği iddiasıdır. Burada Suud ailesinin öncülüğünde Hicaz bölgesinde çıkarılan Vehhabi isyanları, Mekke şerifi Hüseyin'in (bugünkü Ürdün kralının dedesinin dedesi) İngilizlerle işbirliği yaparak gerçekleştirdiği ihanet, Mısır valisi Mehmet Ali Paşa ile onun oğlu İbrahim Paşa'nın ihanetinden kaynaklanan gelişmeler, Yemen isyanları ve Arabistanlı Lawrance'ın kandırdığı birkaç kabilenin çıkardığı isyanlar hep birbirine karıştırılıp çorba yapılarak toptan Filistin halkının üzerine yükleniyor. Oysa bu ihanetlerle Filistin halkının hiçbir ilgisi yoktur ve tarihi incelerseniz Osmanlı'ya karşı bir Filistin isyanından söz edildiğini göremezsiniz. İngilizlerin Filistin topraklarını işgalinde de en büyük ihaneti yapan Mekke şerifi Hüseyin ile onun oğullarıdır ki bu aile Filistin halkına da en büyük ihaneti yapmıştır. Ne kadar ilginçtir ki Filistin halkına ihanet etmiş birinin yaptığı Filistin halkının ihaneti olarak takdim ediliyor. Atı çalınan kimse hakkında "at çaldı" denmesi gibi. Bunda da siyonistlerin çeşitli medya organları vasıtasıyla yürüttükleri manipülasyonun büyük rolü var. Osmanlıya en büyük ihaneti yapan Şerif Hüseyin ve oğulları siyonistlerle işbirliği yaptıklarından onların ihanetleri hep gizlenirken, İngilizlerin Filistin topraklarına girmelerine yardımcı olan bu ailenin yaptığı ihanet ne yazık ki Filistin halkının Osmanlı'ya ihaneti olarak takdim ediliyor. Çünkü siyonistler kendileriyle işbirliği yapanların kirli çamaşırlarını gizlerken, kendilerine karşı mücadele edenlere çamur atarak onları lekelemeye çalışıyorlar.

Artık lütfen zihnimizden, tarihin saptırılmasından kaynaklanan bu büyük yanlışlıkları silelim ve her yönden mağduriyete, haksızlığa duçar olmuş bir halkın haklı davasına sahip çıkalım. Bu halkın maruz kaldığı zulmün ortadan kalkması için hiçbir şey yapmazken bir de haklarındaki iftiraları onaylayarak biz de haksızlık edersek bunun vebali büyük olur.
__________________
Her eylem yeniden diriltir beni...

Nehirler düşlerim göl kenarında...
"İslamcı Genç" isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #43
Alt 16.11.2005, 12:27
İSLAMCI GENÇ

 
"İslamcı Genç" - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 01.11.2005
Mesajlar: 171
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
Alıntı:
Kendimizi de Sorgulayalım




Osmanlı devletine ihanet konusu gündeme gelince hemen parmaklar Arap dünyasını gösterir. Oysa Osmanlı'ya en büyük ihaneti İttihat ve Terakki Cemiyeti, Jöntürkler gibi fitne odakları yapmıştır. Bunu söylerken, Arap dünyasından çıkıp da İngiliz sömürgecilerle işbirliği yapmış hainleri temize çıkarma gibi bir niyetimiz yok. Bununla şu hususa dikkat çekmek istiyoruz: Bizim içimizden çıkan İttihat ve Terakki Cemiyeti veya Jöntürkler sebebiyle bu halkı toptan mahkum etme hakkımız var mıdır? Eğer böyle bir şeyi makul görüyorsak o zaman önce kendimizi mahkum etmekle işe başlamamız gerekir. Kaldı ki Arap dünyasından çıkmış hainlerle Filistinlilerin, Arap ulusundan olma dışında zikre şayan bir ortak yanları bulunmamaktadır. Hele bugün Filistin'in özgürlüğü ve bağımsızlığı için mücadele edenler onlarla taban tabana zıt durumdadırlar.

Daha yakın zamanda Irak'ta bir halkı hedef alan iğrenç saldırıya halkımızın bütün kesimlerinin karşı çıktığı malumdur. Bu tepki çok farklı ideolojik anlayışlara sahip kitleleri birlikte hareket etmeye ve ortak eylemler düzenlemeye sevk etti. Böyle olmasına rağmen birilerinin üç beş kuruş dünyalık kazanabilmek için sömürgeci güçlere çeşitli imkanlar sağladıklarını da gördük. Bu durumda tepki gösterenlerle, ellerindeki dünyevi imkanları saldırganların hizmetine verenleri, aynı ülkenin insanları olmaları sebebiyle aynı kategoriye mi sokacağız?

Halkımızın topyekün mücadele verdiği İstiklal Savaşı döneminde bile içimizden ihanet edenler çıkmadı mı? Peki ihanet edenlerle İstiklal Savaşı'na katılanları ve destek verenleri aynı kategoriye mi sokacağız?

Bugün Filistin halkının, bağımsızlık ve hürriyet için sürdürdüğü mücadele bu ülke halkının geçmişte verdiği İstiklal Savaşı'nın aynısıdır. Bu mücadeleyi yürütenleri ihanet edenlerle aynı kategoriye sokanlar en başta kendi geçmişlerine haksızlık etmiş olurlar. Çünkü ihanet edenlerle, hakları ve hürriyetleri için direnenleri, zilleti kabul edenlerle başlarını dik tutanları aynı kategoriye sokma anlayışını makul ve kabule şayan bir anlayış olarak benimsemiş olurlar. Böyle bir anlayışı benimseyebilecek birine de bizim söyleyecek bir sözümüz yok.
__________________
Her eylem yeniden diriltir beni...

Nehirler düşlerim göl kenarında...
"İslamcı Genç" isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #44
Alt 17.11.2005, 14:23
Kayıt onayı eksik

 
Üyelik tarihi: 08.03.2003
Mesajlar: 1.684
Teşekkür etti: 0
5 Teşekkür 4 Mesaja aldı
Bismillah.....

tasvip etmek baskadır dogru olması baskadır...insandır duygularının yörüngesinde yanlısıda tasvip edebilir....amma ve lakin bir metro istasyonundaki insanları öldürmek...ya da bir plazadaki insanları öldürmek....yada sokaktan gecen insanları öldürmek....adına nasıl cihad denilecek...bunları öldürenlere nasıl mücahid....ve öldürürken ölenlere nasıl şehid???dediğiniz gibi bir tezat var....mücahid-intihar saldırısı.....mevcut saldırıların bir temeli olmadıgından mücahid terimini kullanmak yanlıs olur...

vesselam
Ninja_Kedi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #45
Alt 18.11.2005, 12:40
Mezhepli Üye

 
HayırLI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.04.2005
Yaş: 42
Mesajlar: 1.812
Teşekkür etti: 136
80 Teşekkür 53 Mesaja aldı
Filistinde bazı müslümanlar topraklarını sattı diye...tüm filistinliler hain olmaz...

Irak'da amerikan işgaline bir kısım ıraklı destek verdi diye...tüm ıraklılar hain olmaz..

Afganistan'da Nato işgaline bir kısım afganlı destek verdi diye...tüm afganlılar hain olmaz...

Örnekler çoğaltılabilir...

Ülkemizde de... Rus muhipleri...İsrail muhipleri..İngiliz ve Amerikan muhipleri ...AB muhipleri olduğu gibi...Tüm halkımız hain olmaz...
__________________
Din ve siyaset baronlarından bıktık artık..!
Çekip gideyim diyorum,kal ve çek ! diyorlar.
HayırLI isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #46
Alt 19.11.2005, 09:57
Kayıt onayı eksik

 
ARMAGAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 10.09.2005
Mesajlar: 2.137
Teşekkür etti: 0
3 Teşekkür 3 Mesaja aldı
Kardeşlerim Hadislerde Hepsi Haber verilmiş ve Mütevatir ve Sahih Olarak İncelediğimiz Hadislerde Siyah Sancaklılar ve Kütübi Sitte deki hadiste Olduğu gibi HİÇ BİR KAVMİN ÖLDÜRMEDİĞİ ŞEKİLDE SİZİ ÖLDÜRECEK'' Hadisi yaşanmaktadır... Peygamberimiz Onlara Katılın buyurduğuna göre ki Gözleri de Dolmuştur... Evrensel Kavramlarla İslami Olguları Çatıştırmayalım... İnşaAllah.. İntihar Saldırıları Mecburi şekilde yapılmaktadır...


Kartel medyası Müslümanlara Bunu Düşünmeye İterken ! 2003 Yılında Fellucede 100.000 Kişi Ölmüştür Yüzde Doksanı Kadın ve Çoçuktan İbarettir... Kimyasal Silah, Kitlesel Silahlardan Misket Bombaları Atılarak Savaş Hukukuna Aykırı Davranan ve Hiç BİR kUTSALI Tanımayan Bu Evangelist Bush'a Allah c.c. Fil Suresi Uyarınca Siyah Sancaklıları(AL-QAİDE) Hadislerde Belirtildiği gibi çıkarmış ve İnşallah Hz. Mehdi a.s. Önderliğinde Bediüzzaman Hazretlerinin İşaretiyle Darmadağan Edecektir !!!
ARMAGAN isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #47
Alt 19.11.2005, 12:33
Mezhepli Üye

 
HayırLI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.04.2005
Yaş: 42
Mesajlar: 1.812
Teşekkür etti: 136
80 Teşekkür 53 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız ARMAGAN
Kartel medyası Müslümanlara Bunu Düşünmeye İterken ! 2003 Yılında Fellucede 100.000 Kişi Ölmüştür Yüzde Doksanı Kadın ve Çoçuktan İbarettir...
Asıl konuşmamız gereken konu bu....kafirlerin ölülerinden çok...müslümanları düşünsek...acaba mümkün mü?
__________________
Din ve siyaset baronlarından bıktık artık..!
Çekip gideyim diyorum,kal ve çek ! diyorlar.
HayırLI isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #48
Alt 20.11.2005, 13:09
Kayıt onayı eksik

 
Üyelik tarihi: 08.03.2003
Mesajlar: 1.684
Teşekkür etti: 0
5 Teşekkür 4 Mesaja aldı
Bismillah....

bu olayın...yani intihar saldırılarının iki perspektifi vardır....

1-)Filistin Irak gibi beldelerde gerceklestirilen ve HEDEFİ YÜZDE YÜZ ASKERİ KUVVETLER OLAN SALDIRILAR

2-)IRAK FİLİSTİN GİBİ YERLERDE SİVİLLERİ HEDEF ALAN SALDIRILAR İLE...TÜRKİYE ENDONEZYA MISIR ÜRDÜN AMERİKA İNGİLTERE GİBİ ÜLKELERDE SİVİLLERİ HEDEF ALAN SALDIRILAR....

öncelikle....doğrudur diyen kardeşimiz veya bu çizgi üzerinde düşünen kardeşlerimiz neden doğru oldugu üzerine bir izahatları olmadıgı gibi....doğrudur demelerinin ve tasvip etmelerinin nedeni de Filistin Irak gibi ülkelerin bulundugu acziyet durumudur....

yukarıdaki iki perspektiften birincisinin doğrulugu tartışılabilir...münazarası yapılabilir....amma ve lakin ikincisininin YANLIŞLIGI HİÇBİR ŞEKİLDE TARTIŞILAMAZ....

birinci tür saldırılara gelince....bu konuyu analiz etmek için şer'i delillerin yanında insan psikolojisinide göz önünde bulundurmak gerekir....öncelikle yıllardan beri Filistin civarında "Başka çaremiz yok" yalanıyla insanlar yeis bataklıgına sürüklenmiş.....OYSA Kİ DAHA YAKIN TARİHİN KAYDETTİGİ YOKLUKTAN VARLIK DOGURAN NİCE OLAYLAR SÖZ KONUSUDUR......BUGUN "BASKA CARELERİ YOK." veya "BASKA CAREMIZ YOK" diyenlere en güzel örnek verdiğimiz istiklal mücadelesidir....evet yakın tarihte hiçbir devlet bizim kadar toplu bir işgale uğramamıştır...ve dahi güç dengeside bizim yaşadıgımız savaslardaki kadar hiçbir savasta bu kadar dengesiz olmamıstır....amma ve lakin....bu millet "zilletle yaşamaktansa izzetle ölmeyi" tercih etmiş ve TOPYEKUN KIYAMA KALKMISTIR.....KADIN ERKEK COLUK COCUK ALİM CAHİL GENC YASLI DEMEDEN.....İŞTE BÖYLE BİR İNANC VE İMAN DUVARINA CARPAN DÜŞMANIN O DEHSETLİ SİLAHLARI TARUMAR OLMUSTUR....

kısacası....eğer bir çaresizlikten bahsedilecekse....Filistinde Irakta bizim bir zamanlar bulundugumuz halden cok ama cok iyi durumdadırlar.....tarihe baktıgımızda o zor durumlarda dahi muvazene korunmustur...

o halde sorun nedir???sorun "ya devlet başa ya kuzgun leşe" denilip topyekun kıyama kalkılmamasıdır.....ve dahi bu zor ortamda dahi aralarında birlik olmamasıdır......bakıyorsunuz Irakta direnenlerde onlara karsı koyanlarda aynı.....Filistin deseniz yine öyle.....ÖNCELİKLE FİLİSTİNDE OLSUN IRAKTA OLSUN MÜSLÜMANLARIN BULUNDUKLARI ÜMİDSİZLİKTEN KURTARILMALARI GEREKMEKTEDİR.....İŞTE İNSANLARDA ÜMİD TOMURCUKLARI FİLİZLENDİMİ O VAKİT NE İSRAİL NE AMERİKA MEVCUT YERLERDE TUTUNAMAZ.....TIPKI BİZİM TOPRAKLARIMIZDA OLDUGU GİBİ....

evet....bu ümidsizlik bu yeis tohumları bir zamanlar bizim içimizede hemde bizim alimlerimiz tarafından atılıyordu.....zaman ahir zaman durum dahada kötüleşecek denilip insanlar ümidsizlik batagına itiliyordu....işte bu vakit "ÜMİTVAR OLUNUZ! ŞU İSTİKBAL İNKİLABATI İÇERİSİNDE EN YÜKSEK GÜR SADA İSLAMIN SADASI OLACAKTIR" diyip insanlara sözleriyle değil halleriylede ümid aşılayan biri çıkıyor...ve insanların içlerinde kök salmaya baslayan yeis tohumlarını söküp...ümid tohumları ekiyor...ve yeşertiyordu....ve işte bu vatan içindeki ümidle şahlanıp Azraile gülümseyen bir milletin kıyamı ile kurtuldu....

O YERLERDE DE İNSANLAR ÜMİDSİZLİK BATAGINDAN KURTARILSA...İNTİHAR SALDIRILARININ BİR ÇÖZÜM OLMADIGI GÖRÜLECEK....VE İNSANLAR İZZETLE ÖLMEYİ TERCİH EDİP TOPYEKUN KIYAMA KALKACAKTIR....

toparlanırsa...birinci türden saldırılar dogru olabilir...ikincinin ise yanlıslıgı tartısılamaz..

vesselam

Konu Ninja_Kedi tarafından (20.11.2005 Saat 17:52 ) değiştirilmiştir..
Ninja_Kedi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #49
Alt 21.11.2005, 14:12

 
toprak_21 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.08.2005
Mesajlar: 804
Teşekkür etti: 3
14 Teşekkür 13 Mesaja aldı
VAR EDENİN ADIYLA

Şimdi ve daha önce yazdıklarınızdan anlaşılan ne birinci türden saldırılara nede ikinci türden saldırıları tasvip etmediğiniz ve bu tür eylemleri yeri geldiği zaman yerdiğinizdir.

Salih (a s ) hikayesi bilinen bir hikayedir.

Malumunuz ibret alınır ve gerçek sevgiliye dönülür diye Salih peygambere bir deve verildi.

İnkarcılar inkarları üzerinde ısrar ettiler ve daha ileri giderek Salih peygamberin devesini katlettiler bunun üzerine azap gecikmedi.

Salih peygamberinin devesini katleden bir gurup insan olmasına rağmen azap bütün kavmeydi.

Varın gayrı bundan böyle hesabı siz yapın.

Tüm kavim niye helak edildi.

.................ZALİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM....................
toprak_21 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #50
Alt 21.11.2005, 14:25
Kayıt onayı eksik

 
Üyelik tarihi: 08.03.2003
Mesajlar: 1.684
Teşekkür etti: 0
5 Teşekkür 4 Mesaja aldı
Bismillah....

tasvip etmek baskadır....dogru olması baskadır....bu saldırıları velev ki birincisi dahi olsa tasvip etmiyoruz....bu sekil saldırılar çözüm değildir...çözüm toplu olarak hareket etmektir....yani topyekun kıyama kalkmaktır....

yukarıda ise tasvip edilip edilmemesinden ziyade dogru olup olmadıgı irdelenmiştir.....ikincisinin YANLIŞLIGI TARTIŞILMAZ BİLE....birincisinin ise dogru olup olmadııg fıkhi açıdan münazara edilebilir....bu tür askeri hedeflere olan saldırılar az olmakla birlikte .... doğru olsa bile yukarıda izah edildiği gibi çözüm değildir.....ya istiklal ya ölüm anlayışına sahip olunup bu çizgide topyekun mucadeleye kalkılmalıdır...

vesselam
Ninja_Kedi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #51
Alt 21.11.2005, 14:41

 
toprak_21 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 03.08.2005
Mesajlar: 804
Teşekkür etti: 3
14 Teşekkür 13 Mesaja aldı
VAR EDENİN ADIYLA

Yukarıda sorulmuş bir sual var .

Topyekün savaşlar için açılmış iki cephe mevcut olması gerekmektedir.

Ve bunun için şavaşan gurupların tek elden yönetimi şartı vardır.

Henüz bu birlik konjuktur gereği sağlanamamıştır.

Sizin bir aralar sıkça bahsettiğiniz gibi vucudun her bir azası ayrı yerden vurmaktadır.

Yalnışınız var ırakın işgaline kadar askeri hedeflere olan saldırı sayısı misli misli sivil ( ! ) hedeflere yapılan saldırıdan fazladır.

..............ZALİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM..................
toprak_21 isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
  #52
Alt 22.11.2005, 07:01
Mezhepli Üye

 
HayırLI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.04.2005
Yaş: 42
Mesajlar: 1.812
Teşekkür etti: 136
80 Teşekkür 53 Mesaja aldı
Alıntı: Mesajı yazan Arkadaşımız Tamay
Bismillah....

ya istiklal ya ölüm anlayışına sahip olunup bu çizgide topyekun mucadeleye kalkılmalıdır...

vesselam
İşte bu ...Allah cc razı olsun....
__________________
Din ve siyaset baronlarından bıktık artık..!
Çekip gideyim diyorum,kal ve çek ! diyorlar.
HayırLI isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Lesezeichen

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kamusal alan yasağından... Kumsal alan yasağına! Muttaki Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 5 01.09.2008 00:13
Müslüman bir cenaze gayrimüslim mezarlığına defnedilir mi? itimat İbadet Hayatımız 0 24.12.2006 22:57
Gayrimüslim bir cenaze Müslüman mezarlığına defnedilir mi? itimat Bilinmesi gerekenler 0 24.12.2006 22:56
Van'da şüpheli intihar...Aşkın'ın sağ kolu intihar etti! SUBAT_SOGUGU Haberler - Siyaset konusu soru ve cevaplar 0 13.11.2005 17:30


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:33 .
Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de
İletişim - Anasayfa - Arşiv - Disclaimer - Yukarı git

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50