İletişim
Yardım
Bugünki Mesajlar
Ajanda
Üye Listesi
Kayıt ol
Home

Navigation
Geri git   DelikanForum.NET > MESELELERİMİZ > Bilinmesi gerekenler
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler

  #1
Alt 02.03.2005, 19:46
Kusursuz dost arayan, dostsuz kalır.....
 
itimat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08.04.2004
Mesajlar: 16,855
Konulara Teşekkür etti: 6
329 Teşekkür aldı 191 Mesajlar için
Lightbulb Fıkıh Bilenle Bilmeyenİn Hali.....

Büyük fıkıh âlimi Abdullah bin Abbas namaz kılıyordu. Yanında ise tasavvuf âlimlerinden Tavus ile Atâ oturuyorlardı. Ansızın bir adam odaya girdi. Önce selâm verdi, hemen arkasından da sualini sordu:

— İçinizde fıkıh bilen kimdir? Ona bir sual soracağım.

Tavus ile Atâ, sualini sormasını istediler. Adam müşkülünü şöyle anlattı:

— Abdest aldıktan sonra, sık sık beyaz bir akıntı geliyor. Bundan dolayı huzursuz oluyor, üzülüyorum. Hattâ bu akıntı yüzünden gusletmem icabettiğini de zannediyorum. Ne dersiniz, idrar yolundan gelen bu akıntıdan sonra hemen gusül yapmam gerekir mi?

Atâ ile Tavus karşılıklı bakıştılar. Sonra durumu iyice anlamak için mukabil sual sordular:

— Geldiğini söylediğin akıntı, çocuğun ana rahmine düşmesine sebep olan akıntıdan mıdır?

— Evet, ta kendisi!

— Öyle ise, dediler, bu akıntı gelince sana gusül farz olur!

Adam bu cevaba çok üzüldü. Kederli şekilde kalkıp giderken ölenlerin arkasından okunan âyeti okuyordu: “İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râciûn!”
Bununla abdestten sonra sık sık gelen bu akıntı yüzünden üstüste gusletmesinin ne kadar zor olduğunu söylemek istiyor, hattâ bu kadar fazla guslün kendisine ölüm gibi geldiğini ima etmek istiyordu.

Tam bu sırada namazını bitiren Fıkıh âlimi Abdullah bin Abbas sordu:

— Sual sahibi nereye gitti?

— Şu tarafa doğru gitti. Hem de üzülerek, dediler.

— Hemen yetişin, onu bulup getirin, diyen Hazret-i İbn-i Abbas, dönerek Tavus ve Atâ Hazretleri’ne sordu:

— Siz bu adama abdest aldıktan sonra gelen (bahsettiği akıntıdan dolayı) gusül lâzım geleceğini hangi âyet ve hadîste gördünüz?

Cevap verdiler:

— Âyet ve hadîste bunun aynını görmedik. Ama çocuk doğmasına sebep olan akıntının gelmesiyle gusül lâzım geleceğini biliyoruz. Bu kesindir. İşte bu zattan da o akıntı gelmemiş midir?

— Hayır, gelmemiştir! Bu akıntı guslü gerektiren akıntıdan sayılmaz. Sorulması lâzım gelen başka hususlar vardı işin içinde. Onun aydınlanması lâzımdı ki doğru cevap verilsin.

Bu sırada yoldan çevrilen adam içeri girdi. Abdullah bin Abbas yeniden sordu:

— Abdest aldıktan sonra mesaneden geldiğini söylediğin o akıntı, sana lezzet vererek, şiddetle mi, yoksa zevk vermeden, yavaşça mı geliyor?

— Hiç zevk vermeden, hem de yavaşça, sızıntı halinde geliyor.
Bir sual daha sordu:

— Peki, bu akıntıdan sonra kendinde bir bitkinlik, yorgunluk hissediyor musun?

— Hayır, hiçbir bitkinlik ve yorgunluk hissetmiyorum!

Bu defa fıkıh âlimi kelimelere basa basa fetvasını verdi:

— Haydi git, bu akıntıdan dolayı sana gusül lâzım gelmez. Sadece
abdestin bozulmuş olur, o kadar. Zira bu, sıhhî rahatsızlıktan dolayı gelen özür akıntısıdır; guslü farz kılan zevk akıntısı değildir!
Böylece adamı büyük bir sıkıntı ile huzursuzluktan kurtaran Abdullah bin Abbas, Resûl-i Ekrem Hazretleri’nden işittiği bir hadîsi de şöyle anlattı:

— Fıkıh bilen bir kişi, bilmeyen bin kişiden daha kuvvetli karşı koyar şeytana.

Anlaşılan, fıkhı tam bilmeyen bu muhterem zatlar, sual sahibini her defasında gusletmeye mecbur bırakacaklardı. Bunu yapmak ise kolay değildi. Bu fetva, onu vesveseye itmek, şeytana mağlûp etmekti.
Ama fıkıh ilmini tam bilen bir kişi ağır külfetten onu kurtarıp kolaya yöneltmiş, vesveseye fırsat bırakmamış. Şeytana karşı koydurmuştu.

Demek ki, fıkıh ilmi ihmal edilemez, basite alınıp da terkedilemez. Dinî hayatın kolaylığı ve doğruluğu ancak fıkıh ilmini bilmekle mümkündür.

Rabbimiz; bilmediğimizi öğrenirken, bildiğimizle de amel etmeyi nasip eylesin.

Dilerseniz mevzuumuzu bir diğer hadîs meâliyle bağlayalım:

— Allah kimin hayırlı kul olmasını dilerse onu dinde bilgi sahibi yapar!
__________________
GELDİĞİN ZAMAN BOŞLUK DOLDURAN DEĞİL,
GİTTİĞİN ZAMAN YERİ DOLDURULAMAYAN OL

Konu itimat tarafından (05.05.2005 Saat 18:34 ) değiştirilmiştir..
itimat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #2
Alt 04.03.2005, 11:09
Kusursuz dost arayan, dostsuz kalır.....
 
itimat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08.04.2004
Mesajlar: 16,855
Konulara Teşekkür etti: 6
329 Teşekkür aldı 191 Mesajlar için

İmam-ı Azam Hazretlerine göre fıkıh:
'' Kişinin kendi lehine ve aleyhine olan şeyi bilmesine denir..''
__________________
GELDİĞİN ZAMAN BOŞLUK DOLDURAN DEĞİL,
GİTTİĞİN ZAMAN YERİ DOLDURULAMAYAN OL
itimat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #3
Alt 05.05.2005, 10:13
İttihad-ı İslam
 
HayırLI - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 26.04.2005
Yaş: 42
Mesajlar: 1,343
Konulara Teşekkür etti: 290
34 Teşekkür aldı 11 Mesajlar için

Allah cc razı olsun.
HayırLI isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #4
Alt 05.05.2005, 18:35
Kusursuz dost arayan, dostsuz kalır.....
 
itimat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08.04.2004
Mesajlar: 16,855
Konulara Teşekkür etti: 6
329 Teşekkür aldı 191 Mesajlar için

Alıntı:
salihin_cy´isimli üyeden Alıntı
Allah cc razı olsun.
amin ecmeın...
__________________
GELDİĞİN ZAMAN BOŞLUK DOLDURAN DEĞİL,
GİTTİĞİN ZAMAN YERİ DOLDURULAMAYAN OL
itimat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #5
Alt 05.05.2005, 18:51
aşkı hapsetme zamana
 
dilemma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 20.02.2004
Mesajlar: 2,742
Konulara Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür aldı 0 Mesajlar için

Alıntı:
itimat´isimli üyeden Alıntı
İmam-ı Azam Hazretlerine göre fıkıh:
'' Kişinin kendi lehine ve aleyhine olan şeyi bilmesine denir..''
Bu leh ve aleyh bilgisi kişiye rahat hareket kabiliyeti verir, kişi fiillerini gonul rahatlıgıyla yapar
__________________
nasipse doner gelir yemenden , nasip degilse ne gelir elden?? :flower:
dilemma isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #6
Alt 19.06.2005, 17:14
Kusursuz dost arayan, dostsuz kalır.....
 
itimat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08.04.2004
Mesajlar: 16,855
Konulara Teşekkür etti: 6
329 Teşekkür aldı 191 Mesajlar için

Alıntı:
dilemma´isimli üyeden Alıntı
Bu leh ve aleyh bilgisi kişiye rahat hareket kabiliyeti verir, kişi fiillerini gonul rahatlıgıyla yapar
Aynen öyle...
__________________
GELDİĞİN ZAMAN BOŞLUK DOLDURAN DEĞİL,
GİTTİĞİN ZAMAN YERİ DOLDURULAMAYAN OL
itimat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #7
Alt 01.09.2005, 17:40
Kusursuz dost arayan, dostsuz kalır.....
 
itimat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08.04.2004
Mesajlar: 16,855
Konulara Teşekkür etti: 6
329 Teşekkür aldı 191 Mesajlar için

"FIKIH" Arapça "fe-ku-he" maddesinden gelir. Sözlük anlami ile "bir seyi iyi kavramak, anlayisli olmak, bilmek" demektir.

Bu açidan "ilim"den biraz farklidir. "Ilim" nasil olursa olsun bilmek, "fikih" ise, isin esprisini kavramak, inceden inceye, bilmek, demektir.
__________________
GELDİĞİN ZAMAN BOŞLUK DOLDURAN DEĞİL,
GİTTİĞİN ZAMAN YERİ DOLDURULAMAYAN OL
itimat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #8
Alt 07.03.2007, 11:37
Alp
 
Alp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3,409
Konulara Teşekkür etti: 0
10 Teşekkür aldı 8 Mesajlar için

Hazreti Ömer halife olunca, Zeyd bin Sâbit’i, Medîne kâdılığına, hâkimliğine tâyin etmişti. Çünkü Peygamber efendimiz, “Fıkıh ilmini en iyi bilen, Sâbit’in oğlu Zeyd’dir” buyurmuşlardı.
Abdullah bin Abbas hazretleri, geniş bilgisine rağmen Zeyd bin Sâbit’in evine kadar gidip, ondan istifade ederdi. Bir defasında Zeyd bin Sâbit hazretleri hayvanına bineceği zaman, üzengisini tutmuştu. Zeyd bin Sâbit hazretleri, buna mâni olmak istediğinde, İbni Abbas hazretleri “Biz âlimlerimize böyle hürmet ederiz” demiştir. Bunun üzerine Hz. Zeyd de İbni Abbas’ın elini tutarak öpmüş ve, “Biz de Peygamber efendimizin Ehl-i beytine böyle hürmet etmekle emrolunduk” demiştir. Onun adâlet ve bilgisine; devrin halîfeleri bile, seve seve müracaat ettiler. Hükümlerine, rızâ gösterdiler...
Alp isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #9
Alt 02.04.2007, 19:08
 
Üyelik tarihi: 06.03.2007
Mesajlar: 206
Konulara Teşekkür etti: 0
0 Teşekkür aldı 0 Mesajlar için

Alıntı:
alpakino´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Hazreti Ömer halife olunca, Zeyd bin Sâbit’i, Medîne kâdılığına, hâkimliğine tâyin etmişti. Çünkü Peygamber efendimiz, “Fıkıh ilmini en iyi bilen, Sâbit’in oğlu Zeyd’dir” buyurmuşlardı.
Abdullah bin Abbas hazretleri, geniş bilgisine rağmen Zeyd bin Sâbit’in evine kadar gidip, ondan istifade ederdi. Bir defasında Zeyd bin Sâbit hazretleri hayvanına bineceği zaman, üzengisini tutmuştu. Zeyd bin Sâbit hazretleri, buna mâni olmak istediğinde, İbni Abbas hazretleri “Biz âlimlerimize böyle hürmet ederiz” demiştir. Bunun üzerine Hz. Zeyd de İbni Abbas’ın elini tutarak öpmüş ve, “Biz de Peygamber efendimizin Ehl-i beytine böyle hürmet etmekle emrolunduk” demiştir. Onun adâlet ve bilgisine; devrin halîfeleri bile, seve seve müracaat ettiler. Hükümlerine, rızâ gösterdiler...
yakup isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
  #10
Alt 25.02.2008, 17:20
Kusursuz dost arayan, dostsuz kalır.....
 
itimat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 08.04.2004
Mesajlar: 16,855
Konulara Teşekkür etti: 6
329 Teşekkür aldı 191 Mesajlar için

fıkhı sağlam kaynaklardan öğrenelim...
__________________
GELDİĞİN ZAMAN BOŞLUK DOLDURAN DEĞİL,
GİTTİĞİN ZAMAN YERİ DOLDURULAMAYAN OL
itimat isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar son Mesaj
Türk müslümanlığı , Fıkıh ve Tasavvuf... kılıçustası Dini Bilgi ve Eğitim 10 10.10.2007 17:12
fıkıh kavramını çarpıtan (bilerek) uveylimcik...cik..cik... kılıçustası Dini Bilgi ve Eğitim 17 28.09.2007 07:28
Müslümanlar için fıkıh ilminin lüzumu Alp Dini Bilgi ve Eğitim 7 03.04.2007 09:25
FİKİH ... HANİMLARLA ALAKALİ BAZİ meseleler ledunn Dini Bilgi ve Eğitim 2 11.11.2003 14:02


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:14 .
Powered by vBulletin Version 3.6.8
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Template-Modifikationen durch TMS Web Design by: vbdesigns.de

 
Anasayfa - Arşiv - Yukarı git