| Mevlam neyler, neylerse güzel eyler.. ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 26.11.2005 Yaş: 13
Mesajlar: 9.150
Teşekkür etti: 0
23 Teşekkür 7 Mesaja aldı
|
Amin ecmain ..
__________________ Mevlam neyler , neylerse güzel eyler... | |||||||||||||||
| | | |||||||||||||||
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 19.02.2006
Mesajlar: 2.212
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
|
Insani cehennemme götüren dilidir, dil dogru olursa azalarda dogru olur, kisi uydugunda tüm uzuvlar dile: "Sen dogru olursan biz de dogru oluruz" diye hitab ederler. Yine dilin diger uzuvlardan farki, kalbe tesir etmesidir, kisi hayir konusursa bu kalbe de tesir eder ve niyetlerde düzelir. Sanirim bu bilgileri Kimya-yi Saadet te okumustum. ALLAHÜ TEALA hayir konusmayi yda susmayi cümlemize nasib etsin, amin. Selametle...
__________________ İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. İmzada bulunan Resim ve Linkleri görebilmeniz için 0 Mesajınız olması gereklidir !.Sizin ise şuan 0 Mesajınız var. |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 23.02.2007
Mesajlar: 3.390
Teşekkür etti: 0
8 Teşekkür 7 Mesaja aldı
|
Ahmed bin Âsım Antâki hazretleri buyurdu ki: "İnsanın en kötü işlerinden birisi gıybet etmesidir. Bu yüzden, dünya ve ahirette zarara uğrar. Hatta o yüzden ona buğzedilir. Melekler ondan uzaklaşır. Şeytanlar sevinir. Gıybet, amelleri boşa çıkarır. Herkes yanında sevgisini kaybeder. Değeri kalmaz. Gıybet ile nemime, söz taşımak, birbirine yakındır. İkisi de aynı şeyden doğar. İkisi de taşkınlık ve azgınlıktır. Azgın olmayan kimse bunlarla uğraşmaz. Söz taşıyan, kâtil gibidir. Gıybet eden ise, leş yiyen gibidir. Azgın kimse kibirlidir. İnsan nefsini bu hastalıklara kaptırınca, iftirâ günahına da girer. Böylece gıybet, kişinin nefsini temize çıkarmak istemesinden ve kendisini beğenmesinden doğar. Gıybetten, en büyük beladan kaçar gibi kaçmak lazımdır. Çünkü o Kur'an-ı kerimde haram kılınmıştır." |
| | |
![]() Üyelik tarihi: 21.02.2007
Mesajlar: 1.653
Teşekkür etti: 5
94 Teşekkür 60 Mesaja aldı
| |
| | |
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 14.09.2005
Mesajlar: 1.287
Teşekkür etti: 0
1 Teşekkür 1 Mesaj için aldı
| 174, 1. Gıybetten sakının. Zira muhakkak ki gıybet, zinadan daha şiddetlidir. Adam zina eder ve tövbe eder de Allah onun tövbesini kabul eder. Gıybet sahibine gelince, gıybetini yaptığı kişi onu affetmedikçe, mağfiret olunmaz. Ravi: Hz. Câbir ve Ebu Said (r.a.) 339, 14. Gıybetin keffareti, gıybet ettiği kimse için (Kulağına gitmeden) mağfiret dilemektir. Ravi: Hz. Enes (r.a.) 407, 7. Bir kimsenin yanında din kardeşi gıybet edilir de, yardıma muktedirken ona yardım etmezse, Allah o kimseyi dünya ve ahirette hor eder. Ravi: Hz. Enes (r.a.) 418, 2. Bir kimse bir mü'mini onu gıybet eden münafıktan korursa, Allah kıyamet gününde onun etini Cehennem ateşinden koruyacak bir melek baas eder. Bir kimse de bir müslümanı kötülemek kasdiyle ona bir şey derse, Allah onu Cehennem köprüsü üzerinde söylediğinden kurtuluncaya kadar hapseder. Ravi: Hz. Sehl İbni Muaz (r.a.) 66, 9. Bir cemaat içinde bulunurken, bir kimse hakkında gıybet edildiğini görürsen o kimse için yardımcı ol. Ve cemaati de ondan men etmeye çalış veya oradan kalk, git. Ravi: Hz. Enes (r.a.) |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 23.03.2007
Mesajlar: 2.036
Teşekkür etti: 0
4 Teşekkür 4 Mesaja aldı
| Allah Teâlâ Hz. Musa’ya (a.s) şöyle vahyetmiştir: “Kim gıybetten tövbe ederek ölürse, o cennete en son giren kimse olur. Kim de gıybette ısrar ederek ölürse, o cehenneme ilk önce giren kimse olur.” Avf demiştir ki: “İbn Sîrîn’in yanına gittim. Haccâc hakkında bir şeyler söylemeye çalıştım. İbn Sîrîn beni şöyle uyardı: ‘Şüphesiz Allah Teâlâ çok adaletli bir hakimdir. Halkın hakkını Haccâc’dan aldığı gibi, Haccâc’a haksızlık edenlerin hakkını da ona haksızlık edenlerden alır. Sen yarın aziz ve celil olan Allah’ın huzuruna çıktığın zaman, senin işlediğin en küçük günah, senin için Haccâc’ın yaptığı en büyük günahtan daha şiddetli olur.’” Allah Teâlâ bu konuda şöyle buyurmuştur: “Bir kısmınız diğerlerinin gıybetini yapmasın. Sizden biri, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Bundan tiksindiniz değil mi? Öyleyse Allah’tan korkun ve birbirinizi gıybet etmeyi (arkadan çekiştirmeyi) terkedin.” ( Hucurât 49/12. ) Hz. Ebû Hüreyre (r.a) anlatıyor: Bir adam Hz. Peygamber’in (s.a.v) yanında oturuyordu; Peygamber Efendimiz (s.a.v) ayağa kalktı, fakat adam kalkmakta zorlandı. Orada bulunanlardan bazıları, “Falanca ne kadar âciz bir kimse, oturduğu yerden kalkamıyor” dediler. Bunu işiten Hz. Peygamber (s.a.v), “Kardeşinizin etini yediniz ve onu gıybet ettiniz” diye onları uyardı.( Ebû Ya‘lâ, Müsned, nr. 6151; Beyhakî, Şuabü’l-İmân, nr. 6733; Heysemî, ez-Zevâid, 8/94; Süyûtî, ed-Dürrü’l-Mensûr, 7/574. ) Anlatıldığına göre İbrahim b. Edhem (rah) bir yemeğe davet edildi, o da davete katıldı. Meclistekiler, orada bulunmayan bir adamın gıybetini yaptılar. Bunu işiten İbrahim b. Edhem, “Bunu bana, insanların gıybet edildiği bir yerde bulunarak nefsim yaptı” diyerek oradan çıkıp gitti ve nefsine ceza olarak üç gün bir şey yemedi. Şöyle denilmiştir: İnsanların gıybetini yapan kimsenin misali; bir mancınık dikip onunla iyiliklerini doğuya batıya atan kimseye benzer. Bu kimse, bir Horasanlı’nın gıybetini yapar, bir Türk’ün gıybetini yapar, iyiliklerini sağa sola dağıtır; elinde hiçbir hayır kalmadan kalkar. Şöyle anlatılmıştır: Kula kıyamet günü amel defteri verilir; içinde hiçbir hayır göremez. Bunun üzerine, “Benim namazım, oru*****, taatim nerede?” diye sorar; kendisine şöyle denilir: “Yaptığın ameller, gıybetini yaptığın kimselere verildi.” Denilmiştir ki: Bir mümin gıybet edildiği zaman, Allah Teâlâ onun günahlarının yarısını affeder. Süfyân b. Hüseyin der ki: “İyâs b. Muâviye’nin yanında oturuyordum. Birinin gıybetini ettim. İyâs bana, ‘Bu sene hiç düşmanla savaş ettin mi?’ diye sordu; ben, ‘Hayır etmedim’ dedim. İyâs, ‘Din düşmanları senden yakasını kurtardı, fakat müslümanlar dilinden kurtulamadı’ dedi.” Denilmiştir ki: Âhirette bir kula amel defteri verilir; içinde hiç yapmadığı birçok iyilik görür; bunları yapmadığını söyleyince kendisine, “Bunlar, senin haberin yokken insanların senin hakkında yaptıkları gıybetin karşılığıdır” denilir. Süfyân-ı Sevrî’ye, Hz. Peygamber’in (s.a.v), “Şüphesiz Allah et düşkünü olan aileye gazap eder”( Beyhakî, Şuabü’l-İmân, nr. 5668. ) hadisi sorulduğunda, “Onlar, insanların gıybetini yaparak etlerini yiyenlerdir” demiştir. Abdullah b. Mübârek’in yanında birinin gıybeti yapıldı. Bunun üzerine Abdullah b. Mübârek şöyle dedi: “Eğer birinin gıybetini edeceksem anne babamın gıybetini yaparım, çünkü onlar benim iyiliklerimi almaya daha çok hak sahibidirler.” Yahya b. Muâz demiştir ki: “Bir mümin senin şu üç ahlâkından nasibini alsın: Ona bir fayda veremiyorsan zarar da verme. Onu sevindiremiyorsan üzüntüye de sokma. Kendisini övmüyorsan kimsenin yanında da kötüleme.” Şöyle anlatılır: Hasan-ı Basrî’ye (rah) biri gelerek, “Falan adam senin gıybetini yaptı” dedi. Bunun üzerine Hasan-ı Basrî, adama bir tabak tatlı göndererek ona, “Duyduğuma göre sen (gıybetimi yaparak) bana iyiliklerini hediye etmişsin; bu tatlıyı o hediyene karşılık olarak gönderiyorum” dedi. Enes b. Mâlik (r.a), Hz. Peygamber’in (s.a.v) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: “Üzerindeki hayâ perdesini atıp açıkça günah işleyenin kusurunu anlatmak gıybet değildir.”( Beyhakî, Şuabü’l-İmân, nr. 9664; Beyhakî, es-Sünenü’l-Kübrâ, 10/355; Kudâî, Müsnedü’ş-Şihâb, nr. 426; Süyûtî, es-Sagîr, nr. 8525. ) Cüneyd-i Bağdâdî şu hadiseyi anlatır: “Bağdat’ta Şûnîziyye Mescidi’nde oturuyordum. Bir cenaze namazı kılmak için bekliyordum. Bağdat halkı da derecelerine göre oturmuş cenazeyi bekliyorlardı. O sırada bir fakir gördüm, üzerinde ibadet ehlinin alâmeti vardı. İnsanlardan bir şeyler dileniyordu. İçimden kendi kendime, ‘Keşke şu adam kendisini dilenmekten kurtaracak bir iş yapsaydı onun için daha güzel olurdu’ diye düşündüm. İşim bitince evime döndüm. Gece namaz, ağlama ve başka şeylerden gecelik virdim vardı. Bütün virdlerim bana ağır geldi. Uykum kaçtı. Oturdum. Oturduğum yerde uyku bastı, uyumuşum. Rüyamda o fakir adamı gördüm. Onu bir tepsi içine uzatmışlar ve bana, ‘Onun etini ye, sen onun gıybetini yaptın’ denildi. Durumu anladım ve, ‘Ben dilimle onun gıybetini etmedim; sadece içimden geçirmiştim’ dedim. O zaman bana, ‘Sen, kalbinden geçirmek şeklinde de olsa, kendisinden bu tür bir işe razı olunmayacak kimselerdensin. Git adamdan helâllik iste’ denildi. Sabah olunca adamı aramaya başladım. Onu, yıkama esnasında su içine düşen sebze yapraklarını toplarken gördüm. Kendisine selâm verdim. Bana künyemle hitap ederek, ‘Ey Ebü’l-Kasım, bir daha böyle bir şey yapar mısın?’ diye sordu. Ben, ‘Hayır, yapmam’ dedim. Bunun üzerine derviş, ‘Allah bizi ve seni affetsin’ dedi.” Ebû Ca‘fer-i Belhî şöyle anlatmıştır: “Yanımızda Belh’ten bir genç vardı. Gayretli ve ibadet ehli biriydi, ancak sürekli insanları gıybet ediyordu. Falanca şöyle, filanca böyle deyip duruyordu. Bir gün onu muhannes (kadın huylu) çamaşırcıların yanında gördüm. Onların yanından çıkıp geldi. Ben kendisine, ‘Ey falanca, bu halin nedir?’ diye sordum, şöyle dedi: ‘Şu insanları gıybet etmem var ya, beni bu hale düşürdü; bu muhannes kimselerin içinde kalma musibetine uğradım. Ben bunlara şu gördüğün kimse için hizmet ediyorum. Bende gördüğün o eski hallerin hepsi gitti. Yüce Allah’a dua et de bana merhamet etsin.’” Konu musabbinumeyr tarafından (20.05.2007 Saat 22:46 ) değiştirilmiştir.. Sebep: fazlalık vardı |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 23.03.2007
Mesajlar: 2.036
Teşekkür etti: 0
4 Teşekkür 4 Mesaja aldı
| Resulullah (sav) buyurdular ki: "Gıybetin ne olduğunu biliyor musunuz?" "Allah ve Resulü daha iyi bilir!" dediler. Bunun üzerine: "Birinizin, kardeşini hoşlanmayacağı şeyle anmasıdır!" açıklamasını yaptı. Orada bulunan bir adam: "Ya benim söylediğim onda varsa, (Bu da mı gıybettir?) dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Eğer söylediğin onda varsa gıybetini yapmış oldun. Eğer söylediğin onda yoksa bir de bühtanda (iftirada) bulundun demektir." Ravi:Ebu Hüreyre Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kim bir müslüman(ı gıybet ve şerefini payimal etmek) sebebiyle tek lokma dahi yese, Allah ona mutlaka onun mislini cehennemden tattıracaktır. Kime de müslüman bir kimse(ye yaptığı iftira, gıybet gibi bir) sebeple (mükafaat olarak) bir elbise giydirilse, Allah Teala Hazretleri mutlaka, onun bir mislini cehennemden ona giydirecektir. Kim de (malı, makamı olan büyüklerden) bir adam sebeiyle bir makam elde eder (orada salah ve takva sahibi bilinerek para ve makama konmak için riyakarlıklara girer)se Allah Teala Hazretleri Kıyamet günü onu mürdiler makamına oturtarak (rezil eder ve mürdilere münasib azabla azablandırır.)" Kaynak: Ebu Davud, Edeb 40, (4876) Resulullah (sav) buyurdular ki: "Ne fasık ne de mücahir (günahı açıktan işleyen) kimse için söylenen gıybet sayılmaz. Mücahir olan hariç, bütün ümmetim affa mazhar olmuştur." [Rezin ilavesidir. Buhari'de ikinci kısım mevcuttur. Edeb, 60] Kaynak: Müslim, Zühd 52, (2990) Resulullah (sav) buyurdular ki: "Mirac gecesinde, bakır tırnakları olan bir kavme uğradım. Bunlarla yüzlerini (ve göğüslerini) tırmalıyorlardı. "Ey Cebrail! Bunlar da kim?" diye sordum: "Bunlar," dedi, "insanların etlerini yiyenler ve ırzlarını (şereflerini) payimal edenlerdir." Kaynak: Ebu Davud, Edeb 40, (4878, 4879) "Gıybet edecek olursam, anamdan başkasının gıybetini etmem. Zira böylece sevaplarım anama yazılmış olur" (Şeyh Şadi) |
| | |
![]() ![]() ![]() Üyelik tarihi: 23.03.2007
Mesajlar: 2.036
Teşekkür etti: 0
4 Teşekkür 4 Mesaja aldı
| ek olarak çağımızın en büyük hastalıklarından biri Allah cümlemize bu hastalıktan kurtulmayı nasip etsin arkadaşlar Amin... |
| | |
![]() |
| Lesezeichen |
| Seçenekler | |
|
|
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| hayat nedir biliyor musunuz?? | merwe_merwe | Resim ve Karikatür | 1 | 31.03.2008 15:14 |
| Osmanlıca biliyor musunuz? | M. Ali Saral | Anketleriniz | 56 | 07.11.2007 21:52 |
| Bunlari Biliyor Musunuz? | Ben Topraktan Bir Ca | Soralım - Bulalım - Bilelim | 12 | 06.02.2007 15:23 |
| BiLiYOR MUSUNUZ? | ledunn | Özgün Yazılarınız | 4 | 25.04.2006 15:14 |
| Bunları biliyor musunuz? .. | GökdeniZ | Muhabbet Olsun | 3 | 15.02.2004 01:36 |