Tahkîkî iman Taklîdî iman
İman-ı taklîdî
Evet, inanmanın yollarından biri de taklittir. Bu şekilde inanmak için insan çevresini, atalarını, anne ve babasını gözetler ve onlar gibi davranır.
Müslüman bir anne-babanın çocuğu onları taklit ederek Müslüman olur. Mecusi bir ailede yetişen çocuk da ailesini taklit eder ve kuvvetli bir ihtimal ile Mecusi olur. Burada iman taklit etme yoluyla olur. İstisna olan iyi örnekler olsa bile bu şekildeki inanç Kur’an’da hep kötülenir. Cahiliye Araplarının ve peygamberlere inanmayan insanların en çok eleştirildikleri nokta budur: Körü körüne ataları taklit. Bir araştırma yapmadan, kafa ve kalp olarak kendini hazırlamadan aileden ve çevreden gördüğü şeylerle inan etmesine, iman-ı taklîdî denir. Bir de bunun karşısında olması gereken bir iman vardır. O da iman-ı tahkîkîdir.
İman-ı tahkîkî
Başlangıçta ailesinden ve çevresinden görerek inansa bile bir insan zamanla imanın esaslarını delilleriyle öğrenir, ibadetle bunları korumaya alır ve artık hiçbir güç bu insanın imanını sarsmaya yetmez hale gelirse bu imana da iman-ı tahkîkî diyoruz.
__________________
GELDİĞİN ZAMAN BOŞLUK DOLDURAN DEĞİL,
GİTTİĞİN ZAMAN YERİ DOLDURULAMAYAN OL
|