| Kusursuz dost arayan, dostsuz kalır.....
Üyelik tarihi: 08.04.2004 Teşekkür etti: 11
741 Teşekkür 328 Mesaja aldı
| Susma SustukÇa Sira Sana Gelecek AZİZ KARDEŞLERİM, Bugün müslümanlar birlik ve beraberlik icinde hareket etmedikleri müddetce, birbirlerinin dertleriyle dertlenmedikleri müddetce, ümmet olma şuuruyla hareket etmedikleri müddetce, bana dokunmayan yılan kime dokunursa dokunsun felsefesiyle hareket ettikleri müddetce daha çok çekeceğiz demektir... Dünyanın neresinde olursa olsun, ırkı, dili, rengi ne olursa olsun, hangi ülkenin pasaportunu taşırsa taşısın. Inanan insanlar kardeştir. Şairin de dediği gibi: Bana ırkımı sormayın Kah beyazım kah siyah Bazen Türküm bazen Kürdüm Müslüman kardeşim yeter bana demedikce daha çok çekeceğiz demektir... İlk emri oku olan bir dinin mensupları olarak bizler okuma alışkanlığımız olmadığından dolayı öyle oyunlara geliyor ve getiriliyoruz ki, hayret etmemek mümkün değil.... Yıl 1961 Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bağımsızlığına henüz kavuşmuş bir Afrika ülkesinin devlet başkanı konuşuyor. Millet vekillerimiz dikkatle dinliyorlar. Fransızca konuşan Afrika ülkesinin devlet başkanı '' TÜRKIYE dedikce, yani konuşmasının arasında her '' TÜRKIYE '' geçişte vekillerimiz kendisini hararetle alkışlıyor. Sonradan konuşma tercüme edilince alkışlayanlar şoke oluyor. Çünkü içinde '' TÜRKIYE '' kelimesinin gectiği cümlenin anlamı şöyledir; ''- Biz fransızlara karşı bağımsızlık savaşı verirken, Türkiye maalesef bizi değil, düşmanlarımızı desteklemiştir. '' Evet gördüğünüz gibi alkışlayan niçin alkışladığnı, konuşan niçin konuştuğunu, yuhalayan niçin yuhaladığını bilemez bir hale getirildi... Düşüne biliyor musunuz? % 99 ' u müslüman olan ülkemde Amerikan vatandaşı müslüman bir bacımız yuhalanırken, vatan haini ilan edilirken.... Yine amerikan vatandaşı musevi asıllı bir kadın çiçeklerle karşılanıyor ve alkışlanıyor...müslüman bir ülke de müslümana taş atılırken yahudiye gül atılıyor... Bunlar yapılmadı mı ? Yapıldı.... Dikkat edin şimdi kimlik kontrolü yapıyorum. Kendi kimliğimizle onların kimliğini karşılaştırıyorum. Önce yuhaladığımıza, vatan haini ilan ettiğimize bakıyorum: Adı: Merve, benim adım : Sefa, onun adı Merve, benim adım: Hacer, Ismail, Ibrahim, Ahmed, Mahmud, Muhammed, Mustafa......hep aynı yerin isimleri. Dinine bakıyorum; İslam. Benim dinim de İslam. Kitabı Kur'an, benim kitabım da Kur'an. Onun lideri önderi Hz Muhammed, benim liderim-önderim de Hz Muhammed. Kıyafetine bakıyorum; Aynen anamın kıyafetinden, bacımın kıyafetinden, kardeşimin kıyafetinden, hanımımın kıyafetinden..... Bu kadar benzerliğimiz olmasına rağmen yine de ben Merve'yi yuhaladım ve vatan haini ilan ettim. Alkışladığımıza, çiçeklerle karşıladığımıza bakıyorum; Adı: Katerina. Benim adım; Osman. Onun adı Katerina. Benim adım Selahaddin, Fatih, Yavuz...Dinine bakıyorum; Onun dini Musevilik. Benim dinim İslam. Diğer bilgileri kontrol ediyorum. Hic mi hic benzerliğimiz yok. Böyle olmasına rağmen benim ülkem de müslüman Merve yuhalanmış, musevi Katerina alkışlanmıştır.... Şimdi bazı kardeşlerimin ben Merve'yi yuhalamadım. Katerina'yı da alkışlamadım dediğini duyar gibi oluyorum. Evet sizin Merve'yi yuhalamadığınızı, Katerina'yı da alkışlamadığınızı bende biliyorum. Fakat, eğer senin alkışladıkların Merve'yi yuhaladılar ise, sen de yuhaladın demektir. Senin alkışladık ların Katerina'yı alkışladılar ise, sen de alkışladın demektir.... Yine % 99 'u müslüman olan ülkem de bir spor müsabakasında hristiyan bir futbolcunun gol atınca, müsabakayı kazanınca veya şampıyonluk kutlamalarında hac çıkarması, şampanya patlatması suc sayılmazken müslüman bir sporcunun secde yapması, şükür namazı kılması şeriat provası sayılıyor.... Yine % 99 'u müslüman olan ülkem de inanan insanlara hep çifte standart uygulanmış ve uygulanmaya da devam ediliyor. Daha geçenlerde eski Alman devlet başkanlarından Helmut Kohl'ün oğlu bir Türk (1) kızı ile evlendi. Nikah kilise'de kıyıldı. Kilisedeki ayinden sonra resmi nikah yapıldı. Hiç kimse de ses yok... Fakat bunu müslüman bir kardeşimiz yapmış olsa idi, önce cami de sonra da belediye de nikah kıydırmış olsa idi hem cami de nikah kıyan hoca hem de belediye başkanı görevden alınırdı. Bu gün Yunanistan'da bile müftünün kıydığı nikah resmi nikah kabul edilirken benim ülkem de Allah'ın yetkisi muhtardan sonra geliyor. Önce muhtar, belediye başkanı nikah kıyacak sonra hoca.... Artık uyan kardeşim, uyanmaya mecbursun, uyan artık; Bak cehline kurban gidiyorsun İslamı'da batsın diye tutmuş yediyorsun Allah'tan utan, bırak bari dini elinden Gir leş gibi topraklara kendin gireceksen..... Can Kardeş, bana dokunmayan yılan binyıl yaşasın felsefesini artık bırak. Şöyle silkinde bir etrafına bak. O yılan bugün sana değmiyorsa, bugün sana dokunmuyorsa bu seni affettiği saf dışı bıraktığı için değil, unutma ki o yılan günden güne besleniyor, hem de senin mukaddesatını, dinini, iffetini, namusunu, faziletini, Allah muhabbetini, peygamber sevgisini, ana-baba sevgisini, vatan millet sevgisini kemirerek. Bu kadar kesif zevkler ve gıdalarla beslenen o yılan eline fırsat gectiği ilk anda senin servetini yutacak, senin ciğerini yiyecek. Hala ne uyuyorsun; Bir baksana gökler uyanık yer uyanıktır, Dünya uyanıkken uyumak maskaralıktır. Öyle ise kardeşim, niçin uyuyoruz? Yılanın soğuk soğuk boğazımızı sıvazlamasını, gırtlağımızdan çıkıp bizi öldürmesini mi bekliyoruz??? -------------------------------------------------------------------------------- Dipnot1: Müslüman bir kız müslüman olmayan bir erkekle evlenemez.
__________________ GELDİĞİN ZAMAN BOŞLUK DOLDURAN DEĞİL,
GİTTİĞİN ZAMAN YERİ DOLDURULAMAYAN OL
Konu itimat tarafından (21.06.2005 Saat 19:03 ) değiştirilmiştir.
|